objektif - Turco Inglés Diccionario

objektif

Significados de "objektif" en diccionario inglés turco : 22 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
objektif lens n.
The invention of the lens made cameras and microscopes possible.
Objektifin icadı fotoğraf makinelerini ve mikroskopları mümkün kılmıştır.

More Sentences
objektif objective adj.
Proper, objective information for citizens is a necessity.
Vatandaşlar için doğru ve objektif bilgi bir gerekliliktir.

More Sentences
Trade/Economic
objektif objective adj.
Proper, objective information for citizens is a necessity.
Vatandaşlar için doğru ve objektif bilgi bir gerekliliktir.

More Sentences
Technical
objektif objective adj.
Proper, objective information for citizens is a necessity.
Vatandaşlar için doğru ve objektif bilgi bir gerekliliktir.

More Sentences
Photography
objektif lens n.
The invention of the lens made cameras and microscopes possible.
Objektifin icadı fotoğraf makinelerini ve mikroskopları mümkün kılmıştır.

More Sentences
objektif objective adj.
Proper, objective information for citizens is a necessity.
Vatandaşlar için doğru ve objektif bilgi bir gerekliliktir.

More Sentences
General
objektif objective glass n.
objektif object glass n.
objektif gap n.
objektif disinterested adj.
objektif clinical adj.
objektif practical adj.
objektif detached adj.
objektif even-handed adj.
objektif nonnormative adj.
objektif unblinking adj.
objektif dispassionate adj.
objektif dispassioned adj.
objektif respectless adj.
Trade/Economic
objektif impartial adj.
Philosophy
objektif intersubjective adj.
Photography
objektif object-glass n.

Significados de "objektif" con otros términos en diccionario inglés turco: 84 resultado(s)

Turco Inglés
General
objektif realite objective reality n.
objektif mercek objective lens n.
ağsı objektif reticule n.
objektif kapağı shutter n.
balıkgözü objektif fish-eye lens n.
göz merceği, objektif ve diğer çıkarılabilir optik parçaların dışında kalan gereç microscope stand n.
objektif değerlendirmeyi engelleyen önyargı one-sidedness n.
objektif kimse impartialist n.
net ve objektif görüş dry light n.
objektif veri anketi panel n.
objektif yorum exegesis n.
objektif karşısına geçmek pose for a camera v.
objektif olmayan unobjective adj.
net ve objektif olan dry adj.
objektif olarak disinterestedly adv.
objektif olarak objectively adv.
objektif bir biçimde detachedly adv.
Proverb
dışarıdan bakan bir göz duruma daha objektif yaklaşır onlookers see most of the game
dışarıdan bakan bir göz daha objektif bir görüşe/anlayışa sahiptir onlookers see most of the game
Colloquial
objektif ol get serious v.
objektif olmak get serious v.
Idioms
objektif olmak have a hard head v.
Trade/Economic
objektif değer objective value n.
objektif fonksiyon objective function n.
objektif vergi objective tax n.
objektif vergi yükü objective tax burden n.
objektif mülakat objective interview n.
objektif görüşme objective interview n.
objektif sorumluluk objective liability n.
Law
objektif hukuk law n.
objektif kanıt objective evidence n.
objektif delil objective evidence n.
objektif iyi niyet objective good faith n.
Technical
objektif hızı speed of lenses n.
objektif çapı aperture of objective n.
ek objektif auxiliary lens n.
kaplanmış objektif bloomed lens n.
sabit odaklı objektif fixed focus objective n.
uzun odaklı objektif long focus lens n.
foküsü değişebilen objektif variable focus lens n.
renksemez objektif achromatic objective n.
yağlı objektif oil-immersion lens n.
bakışımsız objektif asymmetric objective lens n.
monokromatik objektif monochromatic objective n.
Computer
objektif hızı shutter speed n.
Informatics
geniş açılı objektif wide-angle viewer n.
Optics
anastigmat objektif field flattener n.
perspektif düzelten objektif tilt-shift lens n.
tilt-shift objektif tilt-shift lens n.
Physics
objektif gürültü ölçme aygıtı objective noise meter n.
objektif mercek objective lens n.
Marine Biology
objektif analiz objective analysis n.
Social Sciences
objektif yanıt oranı objective response rate n.
Linguistics
dilsel olayları gözlemlenebilir biçimlere dayanarak kaydetme ve sınıflandırma şeklinde objektif bir metodoloji izleyen yaklaşım mechanism n.
Philosophy
şansı objektif gerçeklik olarak ele alma tychism n.
toplumun saf objektif mekanik terimli analizlere karşı hassasiyeti bulunduğu ve sosyal değerler ve normatif standartların yalnızca epifenomen olduğuna ilişkin teori positivism n.
Meteorology
objektif analiz objective analysis n.
objektif tahmin objective forecast n.
Military
dürbün objektif kapağı blind n.
insan sağlığı ve çevrenin korunması için savunma bakanlığınca geliştirilen objektif kriter dizisi ve yönetim uygulamaları overseas environmental baseline guidance document n.
Art
gerçekçi veya objektif müzik kompozisyonu stili verism n.
gerçekçi veya objektif resim stili verism n.
Photography
değişken odak uzunluklu objektif variable focus lens n.
geniş açı objektif wide angle lens n.
anamorfik objektif anamorphic lens n.
tırnaklı objektif bağlantısı bayonet mount n.
vidalı objektif bağlantısı screw mount n.
objektif kavrama gücü lens covering power n.
objektif kaplaması lens coating n.
zoom objektif zoom lens n.
aynalı objektif mirror lens n.
bileşik objektif compound lens n.
objektif ayar büyüteci focusing magnifier n.
objektif ayarı bileziği focusing ring n.
balık gözü objektif fish-eye lens n.
geniş açılı objektif wide angle lens n.
dar açılı objektif narrow-angle lens n.
objektif vasıtasıyla resimleri görüntülemeye yarayan bir araç alethoscope n.
bir çeşit geniş açılı objektif fish eye n.
balık gözü objektif fish eye n.
objektif ile fotoğraf makinesinin gövdesi arasında bulunan ışık geçirmez bir parça bellows n.
nesnelerin çok yakından ve detaylı olarak çekildiği fotoğrafçılıkta kullanılan bir objektif macro lens n.
makro objektif macro n.
çok katmanlı antirefle kaplaması olan (objektif) multicoated adj.