odds - Turco Inglés Diccionario

odds

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "odds" en diccionario turco inglés : 37 resultado(s)

Inglés Turco
General
odds n. ihtimal
The odds are in Tom's favor.
İhtimaller Tom'un lehine.

More Sentences
odds n. avantaj
The odds are in his favor.
Avantajlar ondan yana.

More Sentences
odds n. şans
Your best odds for success may come from repeated treatment cycles.
Başarı için en iyi şansınız tekrarlanan tedavi döngülerinden gelebilir.

More Sentences
odds n. olasılık
What are the odds of the candidate member states actually complying with the EU's acquis communautaire?
Aday üye ülkelerin AB müktesebatına gerçekten uyma olasılığı nedir?

More Sentences
odds n. fark
odds n. kavga
odds n. anlaşmazlık
odds n. üstünlük
odds n. eşitsizlik
odds n. (bahiste) ikramiye oranı
odds n. bir olayın gerçekleşme olasılığının gerçekleşmeme olasılığına oranı
odds n. bir şeyin diğerini geçme miktarı
odds n. bir şeyin diğerini geçme derecesi
odds n. bir şeyin diğerinden az olma miktarı
odds n. bir şeyin diğerinden az olma derecesi
odds n. bir yarışmacının diğerine göre sahip olduğuna karar verilen avantaj
odds n. önem
odds n. kar
odds n. kazanç
odds n. yüzde
odds n. kullanım
odds n. bozuşma
odds n. çekişme
odds n. çelişki
odds n. uyuşmazlık
odds n. lütuf
odds n. iyilik
odds n. özel muamele
odds n. özel ilgi
odds n. özel sevgi
Medical
odds n. olupolmamasılık
Psychology
odds n. bahis oranı
Sport
odds n. yarışmadaki tüm yarışmacıların şansını eşitlemek için daha zayıf olana önceden verilen belirli sayıdaki puan
odds n. yarışmadaki tüm yarışmacıların şansını eşitlemek için daha zayıf olana önceden verilen puan avantajı
Wagering
odds n. bookmakerlerin bahisçilere sunduğu oranlar
Archaic
odds n. avantajlı durumda olma
odds n. avantajlı konumda olma

Significados de "odds" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
odds and ends n. ufak tefek şey
odds and ends n. ıvır zıvır
odds and ends n. ufak tefek şeyler
odds and ends n. öteberi
odds-maker n. bahis oynatan kimse
odds-maker n. ganyancı
odds-maker n. bahisçi
odds [obsolete] n. benzememe derecesi
odds and ends n. ilgilenilecek çeşitli küçük meseleler
odds [obsolete] n. benzemezlik derecesi
odds-on n. avantajlı üstünlük
odds [uk] n. önemli fark
slim odds n. düşük ihtimal
slim odds n. az olasılık
be at odds v. aralarında anlaşmazlık olmak
be at odds v. araları açık olmak (birilerinin)
be at odds with v. aykırı olmak
set at odds v. ara bozmak
be a odds with v. araları bozulmak
be a odds with v. araları açılmak
take odds v. avans sayı almak
set at odds v. birbirine düşürmek
odds [dialect] [uk] v. (değiştirerek) bazı ayarlamalar yapmak
overthe odds adj. genel fiyatından fazla
at odds adj. araları açık
at odds with adj. ile anlaşmazlık içinde
odds-on adj. kazanma olasılığı eşit olan
odds-on adj. oldukça güvenli
odds-on adj. kazanma olasılığı az olan
odds-on adj. az riskli
odds-on adj. iyice
odds-on adj. oldukça emin
despite overwhelming odds against adv. -e karşı yoğun engellere rağmen
at odds adv. kavgalı
odds are adv. büyük ihtimalle
odds are adv. kuvvetle muhtemel
Phrases
by all odds [us] adv. kuşku/şüphe/su götürmez bir şekilde
by all odds [us] adv. yüzde yüz
by all odds [us] adv. ziyadesiyle
by all odds [us] adv. belirgin bir farkla
by all odds [us] adv. katiyetle
by all odds [us] adv. mutlak surette
by all odds [us] adv. kati surette
by all odds [us] adv. kayıtsız şartsız
by all odds [us] adv. açık ara
by all odds [us] adv. kesinlikle
by all odds [us] adv. her hâlde
by all odds [us] adv. koşulsuz olarak
by all odds [us] adv. banko
by all odds [us] adv. kat kat
by all odds [us] adv. hiç kuşkusuz/şüphesiz/tartışmasız
by all odds [us] adv. her açıdan/koşulda
by all odds [us] adv. her halükarda
by all odds [us] adv. her bakımdan/yönden
by all odds [us] adv. kesin/belirgin/inkar edilemez bir şekilde
by all odds [us] adv. kesinkes
by all odds [us] adv. fersah fersah
by all odds [us] adv. katbekat
the odds are that expr. ihtimali var ki
may the odds be ever in your favor (hunger games quote) expr. şans sonsuza dek sizinle olsun
(the) odds are (that) expr. muhtemelen
(the) odds are against (something) expr. (bir şey) için pek şans yok
(the) odds are (that) expr. yüksek ihtimalle
(the) odds are against (something) expr. (bir şey) pek olası değil
(the) odds are (that) expr. büyük olasılıkla
(the) odds are (that) expr. büyük ihtimalle
(the) odds are against (something) expr. (bir şey) uzak ihtimal
(the) odds are against (something) expr. (bir şey) pek mümkün değil
(the) odds are against (something) expr. her şey (bir şeyin) karşısında
in spite of all odds expr. tüm zorluklara rağmen
Colloquial
odds and ends n. ıvır zıvır
odds and ends n. ufak tefek şeyler
odds and ends n. döküntüler
long odds n. gerçekleşmesi olanaksız şey
odds and sods n. ıvır zıvır
odds and sods [uk] n. sıradan insanlar
odds and sods [uk] n. sıradan kimseler
be at odds v. biriyle anlaşmazlığa düşmek
be at odds v. araları bozulmak
be at odds v. arası bozulmak
set at odds v. birbirlerine düşürmek
beat the odds v. üstesinden gelmek
set at odds v. aralarını bozmak
set at odds v. birbirine düşürmek
beat the odds v. bir zorluğu aşmak
beat the odds v. zoru başarmak
beat the odds v. bir güçlüğü aşmak
take odds v. kazanma şansı az olana oynamak
take odds v. kazanma şansı az olana bahse girmek
lay odds v. bahse girmek
give odds v. bahse girmek
give odds v. bahse tutuşmak
lay odds v. bahse tutuşmak
odds-on adj. kazanması muhtemel olan
odds-on adj. yüksek başarı şansına sahip olan
odds-on adj. kazanma olasılığı diğerlerinden yüksek olan
over the odds expr. çok yüksek (fiyat)
over the odds expr. astronomik (fiyat)
over the odds expr. fahiş
over the odds expr. normalin üzerinde (fiyat)
over the odds expr. beklenenin üzerinde (fiyat)
over the odds expr. çok pahalı
at odds expr. anlaşmazlık içinde
odds and sods expr. ufak tefek önemsiz
at odds expr. arası bozuk
at odds expr. karşıt görüşte
what are the odds expr. vay be şansa bak! şansa bak! kör talih!
what are the odds expr. olasılığı/ihtimali ne/kaç?
odds bodkins expr. olamaz
odds bodkins expr. hadi canım
odds bodkins expr. yapma be
odds bodkins expr. daha da neler
odds bodkins expr. vay canına
odds bodkins expr. şu işe bak
give odds that expr. kalıbımı basarım ki
give odds that expr. bahse girerim ki
Idioms
odds-on favorite n. kazanma ihtimali rakiplerinden fazla olan
odds-on favorite n. altılıda/bahiste tek
odds-on favorite n. favori
odds-on favorite n. yarışı kazanacağına kesin gözüyle bakılan
odds-on favorite n. tek favori
odds-on favorite n. bahisçilerin tek favorisi
be at odds with someone v. araları açılmak
be at odds with someone v. araları bozulmak
stack the odds against v. engellemek
be at odds v. anlaşmazlığa düşmek
be at odds with something v. -ile çelişmek
be at odds with something v. -den farklı olmak
be at odds v. ihtilafa düşmek
pay over the odds v. bir servet ödemek
pay over the odds v. ederinden daha fazla ödemek
pay over the odds v. değerinden fazla para ödemek
ask no odds v. hiçbir şey istememek
stack the odds in the favor of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) daha avantajlı kılmak
stack the odds in (someone's or something's) favor v. (başka birinin/bir şeyin) kazanması için/kazanacağı şekilde ayarlamak
stack the odds in the favor of (someone or something) v. durumu sadece (birine/bir şeye) göre olacak şekilde ayarlamak
stack the odds in (someone's or something's) favor v. durumu (başka birinin/bir şeyin) lehine çevirmek
stack the odds in (someone's or something's) favor v. (birine/bir şeye) haksız kazanç sağlatmak
stack the odds in the favor of (someone or something) v. durumu (başka birinin/bir şeyin) lehine olacak şekilde düzenlemek
stack the odds in the favor of (someone or something) v. hileyle (başka birinin/bir şeyin) lehine çevirmek
stack the odds in (someone's or something's) favor v. kartları (birine/bir şeye) göre dağıtmak
stack the odds in the favor of (someone or something) v. (başka birinin/bir şeyin) kazanması için/kazanacağı şekilde ayarlamak
stack the odds in the favor of (someone or something) v. durumu (başka birinin/bir şeyin) lehine çevirmek
stack the odds in the favor of (someone or something) v. sadece (birinin/bir şeyin) yararına yapmak/çevirmek
stack the odds in (someone's or something's) favor v. (birinin/bir şeyin) hak etmediği şekilde avantajlı olmasını sağlamak
stack the odds in (someone's or something's) favor v. durumu (başka birinin/bir şeyin) lehine olacak şekilde düzenlemek
stack the odds in the favor of (someone or something) v. (birine/bir şeye) haksız kazanç sağlatmak
stack the odds in (someone's or something's) favor v. durumu (başka birinin/bir şeyin) yararına olacak şekilde düzenlemek
stack the odds in the favor of (someone or something) v. durumu (başka birinden/bir şeyden) yana ayarlamak
stack the odds in the favor of (someone or something) v. kartları (birine/bir şeye) göre dağıtmak