of an - Turco Inglés Diccionario

of an

Significados de "of an" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
taking advantage of an opportunity n. fırsattan istifade
vitality of an institution n. bir kurumun canlılığı
a matter of life an death n. ölüm kalım meselesi
uterus of an animal n. kulunluk
violation of an oath n. bir yeminin bozulması
premises of an airport n. havaalanı binası
an insect pest of cereals n. kımıl
an immortal person believed to come in time of need n. hızır
kernel of an integral equation n. entegral denklemi çekirdeği
breach of an oath n. yeminini bozma
the inside of an affair n. işin iç yüzü
skin of an onion n. soğan zarı
founder of an order n. pir
the white of an egg n. yumurta akı
blink of an eye n. göz kırpma
duties of an undersecretary n. müsteşarlık
report of an informer n. curnal
rank of an undersecretary n. müsteşarlık
report of an informer n. jurnal
kernel of an almond n. badem içi
bay of an arch n. kemer gözü
work of an educator n. eğitmenlik
the twinkling of an eye n. göz açıp kapayıncaya kadar
end of an era n. bir devrin sonu
set form of an oath n. bir yeminin belirlenmiş biçimi
role of an older sister n. ablalık
member of an association n. dernek üyesi
an ejaculation of surprise n. şaşırma nidası
the white of an egg n. yumurtanın beyazı
evacuation (of people, an area) n. bir bölgenin tahliye edilmesi
an attribute of land n. arsa vasfı
the epicentre of an earthquake n. depremin merkez üssü
fall of an empire n. bir imparatorluğun çöküşü
decline of an empire n. bir imparatorluğun çöküşü
violation of terms and conditions (of an agreement) n. sözleşme hükümlerine aykırılık
expression of an opinion n. bir fikrin ifadesi
an alliance of values n. değerler bütünü
expected life of an item n. kullanım ömrü
image of an aggressive fellow countryman n. agresif memleket delikanlısı imajı
the chance of an asteroid hitting the earth n. bir asteroitin dünya'ya çarpma olasılığı
an angel of death n. bir ölüm meleği
an icon of justice n. adalet idolü
an inseparable part of the education n. eğitimin ayrılmaz bir parçası
an army of bodyguards n. koruma ordusu
victim of an accident n. kazazede
list of countries where english is an official language n. ingilizcenin resmi olduğu ülkeler listesi
list of countries where english is an official language n. İingilizcenin resmî dil olduğu ülkelerin listesi
an object of ridicule n. alay konusu
an arm of flesh n. insan gücü
an ounce of decency n. bir parça nezaket
blink of an eye n. göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre
blink of an eye n. bir an
fall into the hands of an expert v. adamına düşmek
render an account of v. hesap vermek
give an account of oneself v. kendisi hakkında hesap vermek
form an estimate of v. değerlendirmek
be quick to take advantage of an opportunity v. açıkgözlük etmek
become an object of derision v. alay konusu olmak
keep an account of v. kaydını tutmak
make an idol of v. tapmak
take advantage of an opportunity v. fırsattan yararlanmak
make an enemy of somebody v. düşman etmek
become a part of an activity v. devreye girmek
keep an account of v. not etmek
make an end of v. bitirmek
get an inkling of v. kokusunu almak
make an exhibition of oneself v. elaleme maskara olmak
make use of an advantage v. avantajdan faydalanmak
get an eyeful of v. kaçırmamak
give an account of v. hesap vermek
make an example of v. ibret olsun diye cezalandırmak
keep an account of v. kaydetmek
make use of an opportunity v. değerlendirmek (bir fırsatı vb)
have an air of v. benzemek
make an end of v. sona erdirmek
make an end of v. son vermek
pay an amount of money advanced v. avans ödemek
make an april fool of somebody v. bir nisan şakası yapmak
make an example of someone v. birini ibret olsun diye cezalandırmak
come within an inch of v. kıl payı kalmak
put an animal out of its misery v. hayvanı öldürerek acılarına son vermek
be left only with the shame of an intended misdeed v. ettiğiyle kalmak
be of an age to marry v. evlenecek yaşta olmak
relieve oneself of an obligation v. yükümlülükten kurtulmak
make an idol of v. gözünde büyütmek
do an impression of somebody v. taklit etmek
issue an invoice on behalf of v. adına fatura düzenlemek
become part of an activity or effort v. devreye girmek
make (someone) a personal visit (as an act of deference) v. ayağına gelmek
happen in the blinking of an eye v. göz açıp kapayıncaya kadar olmak
undergo an experience of v. deneyim almak
give someone a cheque for (an amount of money) v. çek kesmek
be an exact copy of the original v. aslının aynısı olmak
(for an artist) to produce a work of art v. icra-i sanat etmek
have an attack of nerves v. sinir krizi geçirmek
become more of an issue v. önem kazanmak
become more of an issue v. önem arz etmek
give an outline of v. hakkında genel bilgi vermek
make use of an opportunity v. fırsatı değerlendirmek
make use of an opportunity v. fırsat değerlendirmek
be the subject of an investigation v. soruşturmaya konu olmak
make the most of an opportunity v. durumdan faydalanmak
make the most of an opportunity v. durumdan istifade etmek
create an environment of mutual trust v. karşılıklı güven ortamı yaratmak
create an athmosphere of mutual trust v. karşılıklı güven ortamı yaratmak
establish an environment of mutual trust v. karşılıklı güven ortamı yaratmak
create an environment of mutual trust v. karşılıklı güven ortamı oluşturmak
establish an environment of mutual trust v. karşılıklı güven ortamı oluşturmak
create an athmosphere of mutual trust v. karşılıklı güven ortamı oluşturmak
draw up the statement of an average v. dispeçi tespit etmek
come out of an affair v. bir işten kurtulmak
be an integral part of something v. bir bütünün parçasını oluşturmak
make use of an offer v. tekliften yararlanmak
have an exchange of ideas v. fikir alışverişinde bulunmak
be deemed worthy of an award v. ödüle layık görülmek
be an integral part of v. ayrılmaz parçası olmak
be an inseparable part of v. ayrılmaz parçası olmak
be an indivisible part of v. ayrılmaz parçası olmak
give an impression that it is an act of terror/terrorism v. terör süsü vermek
make it look like an act of terror/terrorism v. terör süsü vermek
grant an extension of time v. ek süre vermek/tanımak
grant an extension of time v. ilave mühlet tahsis etmek
jump out of an airplane with a parachute v. bir uçaktan paraşütle atlamak
make an enemy of someone v. birini düşman etmek
issue an invoice in the name of v. adına fatura düzenlemek
be an expert of something v. bir işin erbabı olmak
be an expert of something v. bir işin uzmanı olmak
be an expert of v. uzmanı olmak
select an area of interest v. bir ilgi alanı seçmek
be charged with leaving the scene of an accident v. kaza mahallini terk etmek ile suçlanmak
become an ally of v. -nın müttefiki olmak
become an ally of v. -ile müttefik olmak
accuse someone of being an international criminal v. birini uluslararası suçlu olmakla suçlamak
have an air of confidence v. kendinden emin bir havası olmak
get an idea of something v. bir şey hakkında fikir sahibi olmak
make an animal out of paper v. kağıttan hayvan yapmak
be an issue of debate v. tartışma konusu olmak
an array of adj. bir dizi
for an indefinite period of time adv. süresiz
from an objective (point of) view adv. dışarıdan bakınca
on suspicion of driving while intoxicated and on causing an accident adv. alkollü araç kullanma ve kazaya neden olma şüphesiyle
within an ace of prep. neredeyse
more of an prep. daha ziyade
within an ace of prep. az kalsın
within an ace of prep. eli kulağında
within an ace of prep. kılpayı
as an example of prep. örneği olarak
as an example of prep. örnek olarak
Phrasals
cut an animal out of a herd v. bir hayvanı sürüden koparmak
put (someone or an animal) out of something v. dışarıya çıkarmak/atmak