one way - Turco Inglés Diccionario

one way

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "one way" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
General
one way adj. tek yönlü
one way adj. tek yön
Technical
one way n. tek yönlü seyahat
one way adj. tek yön

Significados de "one way" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
one-way ticket n. gidiş bileti
one-way slope n. tek yönlü eğim
one-way traffic n. tek yönlü trafik
one-way rental n. tek yönlü kiralama
one-way street n. tekyönlü yol
one-way ticket n. dönüş bileti
one-way ticket n. tek gidiş bileti
one-way street n. tek taraflı etkileşim
one-way ticket n. yapıldıktan sonra geri dönüşü olmayan hareket
lose one's way v. yolunu kaybetmek
pay one's way v. kendi masraflarını kendi ödemek
make one's way v. ileri gitmek
get one's way v. istediğini yaptırmak
go one's way v. kendi yoluna gitmek
pick one's way through v. arasından dikkatle ve yavaş yavaş ilerlemek
go one's way v. bildiğini okumak
feel one's way v. çok ihtiyatlı davranmak
go one's way v. kafasının dikine gitmek
take one's own way v. bildiğini okumak
make one's way v. ilerlemek
go one's own way v. bildiğini okumak
get one's way v. kendi istediğini yaptırmak
lose one's way v. yolunu şaşırmak
have one's own way v. kendi bildiğini okumak
wend one's way v. gitmek
go one's own way v. bildiğinden şaşmamak
work one's way up v. terfi etmek
wend one's way v. yol almak
proceed on one's way v. yoluna devam etmek
work one’s way up v. düzenlemek
fight one's way v. çırpınıp durmak
make one's way v. başarılı olmak
work one’s way up v. ıslah etmek
wend one's way v. yönelmek
lie one's way out of something v. yalan söyleyerek bir işten sıyrılıvermek
have one's way v. kendi istediğini yaptırmak
get one's way v. istediğini elde etmek
work one's way v. çalışarak ücretlerini karşılamak (öğrenci okul/üniversite)
feel one's way v. el yordamıyla ilerlemek
be on one's way out v. çıkmak
lose one's way v. şaşmak
see one's way v. çaresini bulmak
wheedle one's way into v. yaltaklanarak bir yere girmek
get one's own way v. kendi bildiğini okumak
make one's way v. yolunu tutmak
worm one's way through v. kıvrıla kıvrıla biryerden geçmek
take one's way v. gitmek
push one's way into v. araya sıkışmak
worm one's way v. hile ile sokulmak
worm one's way v. kendine yol açmak
worm one's way v. sokulmak
stand in one's way v. gölge etmek
take the chance that comes one's way v. fırsat ayağına gelmek
take one's way v. yola koyulmak
wend one's way v. yola koyulmak
have one's way v. istediğini yapmak
have one's way v. kafasına göre takılmak
have one's way v. aklına eseni yapmak
have one's way v. başına buyruk olmak
worm one's way into v. -e sinsice girmek
worm one's way into v. -e kurnazlıkla girmek
get out of one's way v. (birinin) yolundan çekilmek
get out of one's way v. yolunu kapatmamak
get out of one's way v. yolunun üzerinde durmamak
have one's head screwed on the right way v. aklı başında biri olmak
work one's way up v. çalışmalarıyla kendini ispatlayarak derece derece terfi etmek
work one's way into v. yavaş yavaş bir yere girmek
(one's) knees give way v. dizleri çözülmek
fight one's way through the crowd v. kalabalıkta zorlukla hareket etmek
fight one's way through the crowd v. itiş kakış ilerlemek
fight one's way through the crowd v. kalabalığı yararak ilerlemek
push one's way through v. kalabalığı yararak ilerlemek
worm one's way into v. sinsice girmeye çalışmak
worm one's way into v. sinsice tavlamaya çalışmak
worm one's way into v. sinsice sızmaya çalışmak
worm one's way into v. sinsice gözüne girmeye çalışmak
be on one's way v. yolu üzerinde bulunmak
argue one's way out of something v. tartışarak kendini aklamak
argue one's way out of something v. sorunu tartışarak çözmek
argue one's way out v. sorunu tartışarak çözmek
argue one's way out v. tartışarak kendini aklamak
hack one's way through something v. (ormandan) (ağaçları vb keserek) ilerlemek
make a decision one way or the other v. öyle ya da böyle bir karara varmak
be on one's way home from one's shift v. vardiyasından evine dönüyor olmak
set in one's way v. bir düzen kurmak
bring one on one's way v. eşlik etmek
put out of one's way v. huzurunu kaçırmak
put out of one's way v. başını belaya sokmak
bring one on one's way v. katılmak
bring one on one's way v. yol göstermek
find one's way into v. -e girmek
find one's way into v. '-e dahil olmak
one-way adj. tekyönlü
one-way adj. tek yönlü
one-way adj. taraflı
one-way adj. (bilet) gidiş
one-way adj. ısrarcı
one-way adj. tekyön (bilet) gidiş
one-way adj. tek yollu
out of one's way adj. dikkat çekici
out of one's way adj. hatalı
out of one's way adj. sıra dışı
out of one's way adj. ezilmemek için bir şeyin yolundan çekilmiş
out of one's way adj. uzakta
out of one's way adj. tehlikeden uzakta
out of one's way [obsolete] adj. kayıp
out of one's way adj. gizli
out of one's way adj. yanlış
out of one's way [obsolete] adj. her zamankinden farklı bir yerde
out of one's way [obsolete] adj. yolunun dışında
out of one's way adj. rota dışı
out of one's way adj. ters
out of one's way adj. tamamlanmış bir şekilde
out of one's way adj. engellemeyecek bir yerde
out of one's way adj. alışılmadık
out of one's way adj. yolunun dışında
out of one's way [obsolete] adj. kayıp
out of one's way [brit] adj. bir kimsenin faaliyet veya ilgi alanı dışında
out of one's way adj. alışılmışın dışında
out of one's way [obsolete] adj. yanlış yerde
out of one's way adj. uygunsuz
out of one's way [obsolete] adj. unutulmuş
out of one's way adj. yersiz
out of one's way adj. halledilmiş bir şekilde
out of one's way adj. saklı
one-way adj. tek tarafı aynalı (cam)
one-way adj. trafiğinin akışı tek yönlü olan
one-way adj. yalnızca bir tarafta bulunan
one-way adj. mümkün olan iki veya daha fazla yöntemden yalnızca biri işe yarayan
one-way adj. bir taraftan bakılınca ayna, tersinden bakılınca pencere işlevi gören (cam)
one-way adj. tek taraflı
one-way adj. tek yüzlü
one-way adj. tek yüzeyli
one-way adj. karşılıksız
in one way adv. bir bakıma
on one's way out adv. yolda
in one way or another adv. bir türlü
in one way or another adv. o ya da bu şekilde
in one's way [obsolete] adv. yoldayken
in one's way adv. engelleyecek şekilde
in one's way [obsolete] adv. seyahat esnasında
in one's way [obsolete] adv. ilerlerken
in one's way [obsolete] adv. seyahat ederken
in one's way adv. engel teşkil edecek şekilde
in one's way adv. biriyle karşılaşabilecek konumda
in one's way adv. yolu üstünde
on one's way adv. ilerlerken
on one's way adv. yolunda ilerlerken
on one's way adv. gelirken
in one's way [brit] adv. mevcut