opposed - Turco Inglés Diccionario

opposed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

opposed — Definition

Significado:
karşı
Pronunciación (IPA):
(AmE /əˈpoʊzd/ – BrE /əˈpəʊzd/)
Categoría gramatical:
Sıfat

Significados de "opposed" en diccionario turco inglés : 12 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
opposed adj. karşıt
Much has been made of two opposing views of globalisation, which supposedly characterise these two fora.
Bu iki forumu karakterize ettiği varsayılan iki karşıt küreselleşme görüşünden çok bahsedildi.

More Sentences
opposed adj. aleyhtar
General
opposed adj. zıt
His way of thinking is wholly opposed to his wife.
Onun düşünce tarzı karısıyla tamamen zıttır.

More Sentences
opposed adj. karşı çıkan
They opposed the Soviets during the Soviet-Afghan war but relations have improved.
Sovyet-Afgan savaşı sırasında Sovyetlere karşı çıktılar ancak ilişkiler gelişti.

More Sentences
opposed adj. karşı
In this, the south and the north are quite clearly opposed.
Bu konuda, güney ve kuzey oldukça açık bir şekilde karşı karşıya gelmektedir.

More Sentences
opposed adj. aksi
Let us also, therefore, discuss women for a change, as opposed to farmers, employers, trade unions, and the like.
Bu nedenle çiftçiler, işverenler, sendikalar ve benzerlerinin aksine, bir değişiklik için kadınları da tartışalım.

More Sentences
opposed adj. karşılıklı
opposed adj. çelişken
Mechanic
opposed adj. karşılıklı yer alan (iki motor silindiri)
opposed adj. krank milinin zıt taraflarına yerleştirilmiş (iki motor silindiri)
opposed adj. silindirleri karşılıklı yer alan (motor)
opposed adj. karşıt silindirli (motor)

Significados de "opposed" con otros términos en diccionario inglés turco: 37 resultado(s)

Inglés Turco
General
opposed cylinder engine n. boksermotor
be opposed to v. karşı olmak
be opposed to something v. bir şeye karşı olmak
be opposed to something v. bir şeyin aleyhinde olmak
form a group opposed to v. cephe almak
be opposed to each other v. karşıtlaşmak
be opposed to v. aleyhinde olmak
diametrically opposed adj. taban tabana zıt
opposed to prep. aleyhtar
as opposed to prep. -e karşı olarak
as opposed to prep. -in aksine olarak
opposed to prep. aleyh
as opposed to prep. -e karşılık
Phrases
as opposed to popular belief expr. inanılanın aksine
as opposed to popular belief expr. sanılanın aksine
Idioms
opposed to (someone or something) adj. (birinin/bir şeyin) karşısında
opposed to (someone or something) adj. (birine/bir şeye) karşı cephe almış
opposed to (someone or something) adj. (birine/bir şeye) karşı
Technical
opposed blade damper n. karşıt levhalı damper
spring opposed bellow n. yaylı körük
diametrically opposed points n. çapraz noktalar
opposed piston engine n. karşıt pistonlu makine
opposed piston engine n. makus pistonlu makine
Computer
spring-opposed bellow n. yaylı körük
Informatics
spring-opposed bellow n. yaylı körük
Mechanic
opposed-cylinder n. merkezdeki ateşleme odasının iki tarafına yatay olarak karşılıklı yerleştirilmiş iki pistonu bulunan bir motor silindiri türü
opposed-cylinder adj. silindirleri krank milinin zıt taraflarına yerleştirilmiş olan (içten yanmalı motor)
Automotive
opposed cylinder engine n. karşıt silindirli motor
opposed cylinder engine n. boksör motor
opposed cylinder engine n. boksermotor
opposed cylinder engine n. düz motor
opposed piston motor n. karşılıklı pistonlu motor
horizontal-opposed engine n. yatay karşı silindirli boksör motor
horizontally opposed engine n. yatay karşı silindirli motor
horizontally opposed engine n. boksör tipi motor
Aeronautic
opposed airscrew n. ters dönen pervane
Botanic
opposed leaves n. karşılıklı yapraklar