oriented - Turco Inglés Diccionario

oriented

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

oriented — Definition

Significado:
yönelimli
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈɔːrɪəntɪd/ – BrE /ˈɔːrɪəntɪd/)
Categoría gramatical:
Sıfat

Significados de "oriented" en diccionario turco inglés : 12 resultado(s)

Inglés Turco
General
oriented adj. yönelik
Production standards are now oriented towards ensuring the traceability of production from stable to table.
Üretim standartları artık üretimin ahırdan sofraya kadar izlenebilirliğini sağlamaya yöneliktir.

More Sentences
oriented adj. … odaklı
The school is very discipline-oriented.
Okul çok disiplin odaklıdır.

More Sentences
Technical
oriented adj. yönelik
Production standards are now oriented towards ensuring the traceability of production from stable to table.
Üretim standartları artık üretimin ahırdan sofraya kadar izlenebilirliğini sağlamaya yöneliktir.

More Sentences
General
oriented adj. yöneltilmiş
oriented adj. yönlendirilmiş
oriented adj. yönlü
oriented adj. ... odaklı
oriented adj. yönelimli
Trade/Economic
oriented adj. yönlendirilmiş
Technical
oriented adj. konumlandırılmış
Computer
oriented adj. yönlü
Linguistics
oriented adj. yöneltimli

Significados de "oriented" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
machine oriented language n. makine yönelimli dil
business oriented language n. işe yönelik dil
application-oriented information n. uygulamaya dönük bilgi
application-oriented information n. uygulamaya yönelik bilgi
object-oriented databases n. nesneye dayalı veri tabanları
target-oriented theory n. erek-odaklı kuram
source-oriented theory n. kaynak-odaklı kuram
community-oriented philosophy n. toplum odaklı felsefe
goal-oriented behavior n. amaca yönelik davranış
goal-oriented behaviour n. amaca yönelik davranış
solution-oriented thinking n. çözüm odaklı düşünme
mission-oriented items n. toplamda imha edilmesi gereken hedeflere ilişkin görevde gerekli görülen maddeler
be oriented towards v. yönelmiş olmak
be result-oriented v. sonuç odaklı olmak
get oriented v. alışmak (çevreye vb)
research oriented adj. araştırmaya dayalı
table oriented adj. tabloya yönelik
result oriented adj. sonuç odaklılık
self oriented adj. kendini düşünen
target oriented adj. hedef odaklı
people oriented adj. insan yönelimli
people oriented adj. insan odaklı
solution oriented adj. çözüm odaklı
behavior oriented adj. davranışa yönelik
behavior oriented adj. davranış odaklı
fashion-oriented adj. moda içerikli
fashion-oriented adj. moda yönelimli
goal-oriented adj. amaca yönelik
inward-oriented adj. içe dönük
inward-oriented adj. içe yönelik
goal-oriented adj. amaca dönük
result-oriented adj. sonuç eğilimli
task-oriented adj. görev yönelimli
self-oriented adj. tutuculuk
result-oriented adj. sonuca odaklı
result-oriented adj. netice eğilimli
target-oriented adj. erek odaklı
success-oriented adj. başarı odaklı
self-oriented adj. kendini düşünen
community oriented adj. toplum yanlı
community oriented adj. toplum eğilimli
community oriented adj. topluma yönelik
task oriented adj. görev yönelimli
sex-oriented adj. cinsiyet yönelimli
sex-oriented adj. cinsiyetçi
skill-oriented adj. beceriye dayalı
family-oriented adj. aile odaklı
family-oriented adj. aile yönelimli
project-oriented adj. proje odaklı
result oriented adj. sonuca yönelik
future-oriented adj. gelecek odaklı
detail-oriented adj. detaylara önem veren
result-oriented adj. sonuç odaklı
solution-oriented adj. çözüme yönelik
outcome-oriented adj. sonuç odaklı
left-oriented adj. sol görüşlü
left-oriented adj. sol eğilimli
target-oriented adj. hedef odaklı
performance-oriented adj. performans odaklı
self-oriented adj. öz yönelimli
album-oriented adj. albüm odaklı
album-oriented adj. albüme yönelik
analysis-oriented adj. analiz odaklı
money-oriented adj. para odaklı
-oriented suf. tarafından hareket ettirilmiş anlamı veren son ek
-oriented suf. '-e yönlendirilmiş anlamı veren son ek
-oriented suf. için tasarlanmış anlamı veren son ek
-oriented suf. '-e doğru anlamı veren son ek
-oriented suf. ile ilgili anlamı veren son ek
Trade/Economic
export oriented growth; export led growth n. ihracata yönelik büyüme
competitive oriented pricing n. rekabete yönelik fiyatlandırma
business oriented language n. işe yönelik dil
export oriented growth n. ihracata yönelik büyüme
impact oriented data n. etki odaklı veri
cost oriented method n. maliyete dayalı yöntem
supply oriented goods n. kaynaklara yönelimli mallar
export-oriented industrialization n. ihracata yönelik sanayileşme
market-oriented industries n. piyasaya yönelimli endüstri
inward-oriented industrialization model n. içe dönük (ithal-ikameci) sanayileşme modeli
competence-oriented integrated management approach n. yetkinlik odaklı bütünleşik yönetim yaklaşımı
outward-oriented growth n. dışa açık kalkınma
prevention of benefit-oriented criminal organizations law n. çıkar amaçlı suç örgütleriyle mücadele kanunu
resource-oriented industries n. kaynağa yönelimli endüstriler
reminder-oriented advertising n. hatırlatmaya yönelik reklam
outward-oriented growth n. dışa dönük büyüme
market oriented economies n. pazara yönelik ekonomiler
market oriented goods n. piyasa yönelik mallar
market oriented nations n. pazara yönelik ülkeler
women-oriented production n. kadın eksenli üretim
common business oriented language n. cobol
process oriented roles n. sürece ilişkin roller
position oriented roles n. göreve ilişkin roller
customer-oriented management n. müşteri odaklı yönetim
consumer oriented system n. müşteri odaklı sistem
export-oriented growth n. ihracata dayalı büyüme
customer-oriented production n. müşteri eksenli üretim
capital protection oriented fund n. ana para koruma amaçlı fon
price stability-oriented monetary policy n. fiyat istikrarına odaklı para politikası
value-oriented business management n. değer yönelimli işletme yönetimi
export oriented industrialisation n. ihracata dayalı sanayileşme
outward oriented growth n. dışa açık büyüme
customer-oriented adj. müşteri odaklı
market-oriented adj. piyasa odaklı
market-oriented adj. piyasa eksenli
customer-oriented adj. müşteriye yönelik
producer-oriented adj. üreticiye dayalı
market oriented adj. pazara dönük
cost-oriented adj. maliyet odaklı
cost-oriented adj. maliyet ağırlıklı
product-oriented adj. ürün bazlı
work-oriented adj. iş odaklı
market-oriented adj. pazara yönelik
market-oriented adj. pazar yönelimli
profit-oriented adj. kara yönelik
profit-oriented adj. kar odaklı
profit-oriented adj. kar amaçlı
profit-oriented adj. kar amacı güden
task-oriented adj. görev odaklı
task-oriented adj. görev odaklı
task-oriented adj. görev odaklı
Politics
action oriented mapping n. eylem odaklı haritalama
western-oriented policy n. batı merkezli politika
market-oriented exchange rate n. piyasa odaklı döviz kuru
Media
adult-oriented adj. yetişkinlere yönelik
Technical
machine oriented language n. makineye yönelik dil
time oriented trace n. zamana yönelik izleme
device oriented error n. aygıta yönelik hata
job oriented terminal n. işe yönelik terminal
flag oriented problem n. bayrağa yönelik sorun
labor oriented n. emeğe yönelik
grain oriented sheet steel n. tane konumlu sac çelik
grain oriented sheet steel n. gren oryantasyonlu sac çelik
application-oriented language n. uygulamaya yönelik dil
byte-oriented protocol n. bayta yönelik protokol
byte-oriented memory n. bay tabanlı bellek
problem-oriented language n. soruna yönelik dil
object-oriented testing n. nesne yönelimli sınama
non-oriented sheet steel n. oryantasyonsuz sac çelik
object-oriented analysis n. nesne yönelimli çözümleme
procedure-oriented language n. prosedüre yönelik dil
problem-oriented language n. probleme yönelik dil
non-oriented sheet steel n. konumsuz sac çelik
oriented structure n. yönlendirilmiş yapı
non-oriented graph n. yönsüz çizge
object oriented programming n. nesneye yönelik program
object oriented design n. nesneye dayalı tasarım
object oriented analysis n. nesneye dayalı çözümleme
oriented graph n. yönlü çizge
register oriented architecture n. yazmaca dayalı mimari
horizontally oriented specimen n. yatay konumdaki numune