... odaklı - Turco Inglés Diccionario

... odaklı

Significados de "... odaklı" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
... odaklı oriented adj.

Significados de "... odaklı" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
çift odaklı gözlük camı bifocal n.
uzun odaklı mercek long focus lens n.
elektrik odaklı kablolarla yapılan taşıma telferage n.
kaynak-odaklı kuram source-oriented theory n.
okur odaklı eleştiri reader-response criticism n.
erek-odaklı kuram target-oriented theory n.
çift odaklı gözlük bifocals n.
insan odaklı tasarım ergonomic design n.
toplum odaklı felsefe community-oriented philosophy n.
duygu odaklı/yüklü dil/konuşma loaded language n.
duygu odaklı/yüklü dil/konuşma emotive language n.
duygu odaklı/yüklü dil/konuşma high-inference language n.
efor odaklı faaliyet effort-driven activity n.
çaba odaklı faaliyet effort-driven activity n.
çözüm odaklı düşünme solution-oriented thinking n.
tasarım odaklı düşünme design thinking n.
erek dilin kaynak dil üzerindeki politik, ideolojik ve ekonomik etkisini hiçe sayıp, tamamen kaynak dil odaklı yapılan çeviri translatese n.
başarmaya odaklı kimse hacker n.
ürün yelpazesindeki ucuz ürünleri satmaya odaklı şirket broadline n.
iktidar ve denetim odaklı örgütlenme politburo n.
dünyevi hususlara odaklı kimse fleshworm [obsolete] n.
sonuç odaklı olmak be result-oriented v.
değer odaklı value driven adj.
hedef odaklı target oriented adj.
insan odaklı people oriented adj.
çözüm odaklı solution oriented adj.
davranış odaklı behavior oriented adj.
duygu odaklı emotion-focused adj.
başarı odaklı success-oriented adj.
erek odaklı target-oriented adj.
problem odaklı problem-focused adj.
değer odaklı value-driven adj.
değer odaklı value-focused adj.
sonuca odaklı result-oriented adj.
para odaklı money-minded adj.
paylaşım odaklı share-based adj.
kariyer odaklı career-wise adj.
aile odaklı family-oriented adj.
kaynak odaklı source-based adj.
bağlam/içerik odaklı context-driven adj.
proje odaklı project-oriented adj.
verimliliğe odaklı efficiency-fixated adj.
sonuç odaklı result-based adj.
ihtiyaçlar odaklı requirements-driven adj.
içerik odaklı content-specific adj.
gelecek odaklı future-oriented adj.
soru odaklı question driven adj.
kar odaklı profit-driven adj.
hedef odaklı objective-driven adj.
risk odaklı risk-driven adj.
sonuç odaklı result-oriented adj.
süreç odaklı process-driven adj.
kimlik odaklı identity-driven adj.
sonuç odaklı outcome-oriented adj.
gösteriş odaklı vanity-driven adj.
çaba odaklı effort-driven adj.
efor odaklı effort-driven adj.
hedef odaklı target-oriented adj.
kullanıcı-odaklı user-driven adj.
büyüme odaklı growth-based adj.
hedefe odaklı goal-driven adj.
hedef odaklı goal-driven adj.
gelir odaklı income driven adj.
tasarım odaklı design-driven adj.
performans odaklı performance-oriented adj.
teknoloji odaklı technology-driven adj.
emniyet odaklı security-driven adj.
güvenlik odaklı security-driven adj.
albüm odaklı album-oriented adj.
pazarlama odaklı marketized adj.
pazarlama odaklı marketised adj.
analiz odaklı analysis-oriented adj.
hedef odaklı goal-directed adj.
tek duruma odaklı one-note adj.
para odaklı money-oriented adj.
incil odaklı gospel adj.
amerikan odaklı americancentric adj.
cinsellik ve şiddet odaklı pulpy adj.
topluluk odaklı community-minded adj.
odaklı centred adj.
… odaklı oriented adj.
baba odaklı patrifocal adj.
kademeli odak uzunluğu geçişleri olan (çok odaklı mercek) progressive adj.
amaç odaklı purpose-driven adj.
kâr odaklı profit-driven adj.
hedef odaklı aspirational adj.
sonuç odaklı pragmatic adj.
aynı odaklı olarak confocally adv.
-merkezli, -eksenli, -odaklı anlamını veren son ek -centric suf.
etkinlik (sonuç odaklı) effectiveness N.
Proverb
başta hazırlıklı ve odaklı olmak çoğu zaman başarı getirir a good beginning makes a good ending
Colloquial
nota odaklı grade-grubbing adj.
not odaklı grade-grubbing adj.
Idioms
para odaklı dollars-and-cents adj.
Trade/Economic
kaliteye odaklı müşteriler quality sensitive customers n.
etki odaklı veri impact oriented data n.
fiyata odaklı müşteriler price sensitive customers n.
mükellef odaklı hizmet ilkesi taxpayer focused service principle n.
yetkinlik odaklı bütünleşik yönetim yaklaşımı competence-oriented integrated management approach n.
bireye odaklı mülakat focused interview n.
stil odaklı tüketiciler style conscious consumers n.
risk odaklı denetim risk based auditing n.
müşteri odaklı yönetim customer-oriented management n.
müşteri odaklı sistem consumer oriented system n.
müşteri odaklı pazarlama consumer-generated marketing n.
faktör odaklı ekonomi factor-driven economy n.
fiyat istikrarına odaklı para politikası price stability-oriented monetary policy n.
müşteri odaklı pazarlama customer driven marketing n.
kullanıcı odaklı tasarım user-centered design n.
müşteri odaklı customer-oriented adj.
müşteri odaklı customer-focused adj.
piyasa odaklı market-oriented adj.
müşteri odaklı customer-driven adj.
müşteri odaklı shopper-driven adj.
tüketici odaklı consumer-wise adj.
kar odaklı profit-minded adj.
maliyet odaklı cost-oriented adj.
iş odaklı work-oriented adj.
müşteriye odaklı customer-based adj.
müşteriye odaklı customer-driven adj.
kar odaklı profit-oriented adj.
müşteri odaklı customer-centric adj.
piyasa odaklı market-driven adj.
pazar odaklı market-driven adj.
fiyat odaklı pricewise adj.
görev odaklı task-oriented adj.
görev odaklı task-oriented adj.
görev odaklı task-oriented adj.
tüketici odaklı consumer-led adj.
pazar odaklı market-led adj.
piyasa odaklı quote-driven adj.
kar odaklı commercial adj.
fiyat odaklı price-sensitive adj.
Politics
eylem odaklı haritalama action oriented mapping n.
ihracat odaklı ekonomi export-led economy n.
ihracat odaklı büyüme export-focused growth n.
piyasa odaklı döviz kuru market-oriented exchange rate n.
devlet odaklı state-led adj.
hükümet odaklı government-led adj.
Media
rakip derginin satışlarını düşürme odaklı çıkarılan dergi spoiler n.
Technical
odaklı alıcılık focused receptivity n.
değişir odaklı mercek zoom lens n.
yumuşak odaklı mercek diffusing lens n.
yumuşak odaklı mercek diffuser lens n.
çift odaklı tüp double focus tube n.
sabit odaklı objektif fixed focus objective n.
ürün odaklı pazar vertical market n.
müşteri odaklı pazar vertical market n.
uzun odaklı mercek long focus lens n.
uzun odaklı objektif long focus lens n.