pragmatic - Turco Inglés Diccionario

pragmatic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pragmatic — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /præɡˈmætɪk/ – BrE /præɡˈmætɪk/)
Categoría gramatical:
Sıfat: pragmatic
Sinónimo:
practical, realistic
Antónimos:
idealistic

Significados de "pragmatic" en diccionario turco inglés : 27 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pragmatic adj. pragmatik
The Legal Affairs Committee has come up with a pragmatic solution.
Hukuk İşleri Komitesi pragmatik bir çözüm önerdi.

More Sentences
General
pragmatic adj. faydacı
Mr. Howard is always after pragmatic solutions for his workers.
Bay Howard her zaman işçileri için faydacı çözümler arar.

More Sentences
Technical
pragmatic adj. pragmatik
The Legal Affairs Committee has come up with a pragmatic solution.
Hukuk İşleri Komitesi pragmatik bir çözüm önerdi.

More Sentences
Psychology
pragmatic adj. pragmatik
The Legal Affairs Committee has come up with a pragmatic solution.
Hukuk İşleri Komitesi pragmatik bir çözüm önerdi.

More Sentences
General
pragmatic n. idealistten ziyade pratik yaklaşan kimse
pragmatic adj. uygulamacı
pragmatic adj. bilgiçlik taslayan
pragmatic adj. eğitici
pragmatic adj. pragmacı
pragmatic adj. öğretici
pragmatic adj. her şeye karışan
pragmatic adj. dogmacı
pragmatic adj. işgüzar
pragmatic adj. pratik
pragmatic adj. sonuç odaklı
pragmatic adj. gerçekçi
Social Sciences
pragmatic adj. topluluk veya devlet işleriyle ilgili
pragmatic adj. tarihsel olayları birbiriyle bağlantılı ele alan
Linguistics
pragmatic edimsel
Philosophy
pragmatic adj. felsefi pragmatizme ait veya ilişkin
Archaic
pragmatic n. pragmatik müeyyide
pragmatic n. işinde yetenekli kimse
pragmatic n. durumdan vazife çıkaran kimse
pragmatic adj. işinde aktif
pragmatic adj. meşgul
pragmatic adj. işgüzar
pragmatic adj. başkasının işine burnunu sokan

Significados de "pragmatic" con otros términos en diccionario inglés turco: 23 resultado(s)

Inglés Turco
General
pragmatic text n. kullanmalık metin
pragmatic values n. pragmatik değerler
pragmatic historiography n. yararcı tarihçilik
historico-pragmatic n. tarihsel şartlara göre (düşünme vb.)
pragmatic translation n. edimsel çeviri
pseudo-pragmatic adj. sözde pragmatik
non-pragmatic adj. pragmatik olmayan
Politics
pragmatic sanction n. bizans imparatorluğu'nun kamu işleriyle ilgili talebine yanıt verilen imparatorluk anayasası
pragmatic sanction n. devlet başkanı tarafından çıkarılan temel kanun hükmünde kararname
Psychology
semantic pragmatic disorder n. anlamsal pragmatik rahatsızlık
pragmatic activity n. pragmatik faaliyet
Literature
pragmatic signs n. pragmatik işaretler
Linguistics
pragmatic competence n. kullanım edinci
pragmatic translation n. kullanımsal çeviri
pragmatic component n. edimsel bileşen
pragmatic test n. edim sınavı
pragmatic competence n. edimsel edinç
pragmatic competence n. edimbilim yetisi
History
pragmatic sanction n. maria theresa'nın egemenliğini miras aldığı imparatorluk kararnamesi
pragmatic sanction n. papalığın güç ve ayrıcalıklarını sınırlayan hükümdarlık kararnamesi
Philosophy
pragmatic atheism n. pragmatik ateizm
pragmatic atheism n. tanrıumursamazlık
pragmatic atheism n. pratik ateizm