| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | oriented s. | yönelik | ||
|
Production standards are now oriented towards ensuring the traceability of production from stable to table. Üretim standartları artık üretimin ahırdan sofraya kadar izlenebilirliğini sağlamaya yöneliktir. More Sentences |
||||
| Genel | oriented s. | … odaklı | ||
|
The school is very discipline-oriented. Okul çok disiplin odaklıdır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | oriented s. | yönelik | ||
|
Production standards are now oriented towards ensuring the traceability of production from stable to table. Üretim standartları artık üretimin ahırdan sofraya kadar izlenebilirliğini sağlamaya yöneliktir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | oriented s. | yöneltilmiş | ||
| Genel | oriented s. | yönlendirilmiş | ||
| Genel | oriented s. | yönlü | ||
| Genel | oriented s. | ... odaklı | ||
| Genel | oriented s. | yönelimli | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | oriented s. | yönlendirilmiş | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | oriented s. | konumlandırılmış | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | oriented s. | yönlü | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | oriented s. | yöneltimli | ||