originates - Turco Inglés Diccionario

originates

originates — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /əˈrɪdʒəneɪt/ – BrE /əˈrɪdʒɪneɪt/)
Categoría gramatical:
Fiil: originate (originates – originated – originating)

Significados de "originates" en diccionario turco inglés : 24 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
originate v. kaynaklanmak
I would say to him that we still do not know where this outbreak originated.
Kendisine bu salgının nereden kaynaklandığını hala bilmediğimizi söylemek isterim.

More Sentences
General
originate v. başlatmak
The dramatic technique of "poetic realism" was originated by Tennessee Williams.
Şiirsel gerçekçilik dramatik tekniği Tennessee Williams tarafından başlatılmıştır.

More Sentences
originate v. gelmek
Our nation originates from the ancient folks who immigrated to these lands.
Milletimiz, bu topraklara göç eden kadim uluslardan geliyor.

More Sentences
originate v. çıkmak
CRISPR originated as a robust and efficient gene editing technology.
CRISPR, sağlam ve etkili bir gen düzenleme teknolojisi olarak ortaya çıkmıştır.

More Sentences
originate v. başlamak
Where did the Olympic Games originate?
Olimpiyat Oyunları nerede başladı?

More Sentences
Technical
originate v. çıkmak
CRISPR originated as a robust and efficient gene editing technology.
CRISPR, sağlam ve etkili bir gen düzenleme teknolojisi olarak ortaya çıkmıştır.

More Sentences
General
originate v. neden olmak
originate v. meydana gelmek
originate v. icat etmek
originate v. oluşmak
originate v. örnek alınmak
originate v. esinlenmek
originate v. yaratmak
originate v. meydana getirmek
originate v. çıkarmak
originate v. vücuda gelmek
originate v. oluşturmak
originate v. vücuda getirmek
originate v. ortaya çıkmak
Trade/Economic
originate v. doğmak
originate v. hasıl olmak
Law
originate v. doğmak
originate v. hakkı doğmak
originate v. meydana getirmek

Significados de "originates" con otros términos en diccionario inglés turco: 31 resultado(s)

Inglés Turco
General
originate from v. çıkmak
originate in v. -den kaynaklanmak
originate in v. -den meydana gelmek
originate in v. -den çıkmak
originate in v. -den başlamak
originate from v. kaynaklanmak
originate [us/canada] v. (otobüs, tren) belirli bir noktadan kalkmak
Phrasals
originate with someone v. bir kimse ile birlikte başlatılmış olmak/başlamak
originate from (some place or something) v. (bir yerden/bir şeyden) gelmek
originate in (some place or something) v. kökeni (bir yer/bir şey) olmak
originate in (some place or something) v. (bir yerden/bir şeyden) başlamak
originate in (some place or something) v. (başlangıcı/kökeni) (bir yere/bir şeye) dayanmak
originate with v. tarafından başlatılmış olmak
originate with v. ile birlikte başlatılmış olmak/başlamak
originate in (some place or something) v. (bir yerden/bir şeyden) çıkmak
originate with v. '-den çıkmak
originate with v. ile başlamış/ortaya çıkmış olmak
originate from (some place or something) v. (bir yerden/bir şeyden) kaynaklanmak
originate in (some place or something) v. (bir yerden/bir şeyden) kaynaklanmak
originate with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) başlamış/ortaya çıkmış olmak
originate with (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) çıkmak
originate with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) birlikte başlatılmış olmak/başlamak
originate from (some place or something) v. kökeni (bir yer/bir şey) olmak
originate with (someone or something) v. (biri/bir şey) tarafından başlatılmış olmak
originate with (someone or something) v. kökeni/başlangıcı (birine/bir şeye) dayanmak
Trade/Economic
originate-and-distribute model n. yarat-dağıt modeli
originate-to-distribute model n. kredi aç ve dağıt
originate-to-distribute model n. bankaların kredilerini bir paket haline getirip yatırımcılara satması modeli
Technical
originate a call v. çağrı başlatmak
Telecom
originate frequency n. asıl frekans
originate a call v. çağrıyı başlatmak