oy! - Turco Inglés Diccionario

oy!

Significados de "oy!" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
oy! oy interj.
Oy, why do you hit me?
Oy, neden bana vuruyorsun?

More Sentences
oy! oh interj.
oy! oi interj.
oy! oy vey interj.

Significados de "oy!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
çekimser oy abstention n.
oy vote n.
oy pusulası ballot n.
oy verme voting n.
oy kullanma voting n.
oy vermek vote v.
oy vermek ballot v.
oy kullanmak vote v.
General
oy suffrage n.
oy verme voting n.
posta yoluyla verilen oy absentee ballot n.
iki kez oy veren kimse repeater n.
lehte oy kullananlar content n.
açık oy open vote n.
oy verme hakkı franchise n.
olumsuz oy no n.
oy poll n.
posta yoluyla oy veren seçmen absentee voter n.
oy sayısı ballot n.
olumsuz oy veren kimse nay n.
oy clan n.
kırmızı oy negative vote n.
aleyhte oy negative vote n.
oy plumper n.
olumsuz oy veren kimse no n.
aleyhte oy no n.
oy hakkı franchise n.
oy hakkı verme enfranchisement n.
oy ballot vote n.
oy hakkı the vote n.
oy hakkı ballot n.
olumlu oy miktarı content n.
açık oyalamada lehte oy verme acclaim n.
oy vermeme abstention n.
oy opinion n.
aleyhte verilen oy negative vote n.
aleyhte oy con n.
oy sandığı ballot box n.
oy hakkı vote n.
oy hakkına sahip tröstler voting trusts n.
oy hakkı the franchise n.
yabancı oy absentee ballot n.
çekimser oy abstaining vote n.
olumsuz oy nay n.
adaylar arasında en fazla oy alma plurality n.
oy verme the polls n.
oy vote n.
oy vermeyen biri abstainer n.
oy verilen yer the polls n.
oy eşitliği tie n.
olumlu oy yes n.
gizli oy secret vote n.
oy verme polling n.
seçimi kazanan kimsenin ikinci gelen kişiden fazla olarak aldığı oy sayısı plurality n.
oy toplama canvass n.
oy hakkı suffrage n.
geçerli oy valid vote n.
aleyhte oy defeat n.
oy pusulası voting paper n.
oy verme balloting n.
oy çoğunluğu majority n.
oy option n.
oy hakkı right to vote n.
kapı kapı dolaşarak oy toplama canvass door to door n.
oy sayım memuru scrutineer n.
oy sayan kişi scrutineer n.
oy verme hakkı voting right n.
oy hakkı voting power n.
oy kullanma voting n.
oy sayısı poll n.
oy verme hakkı enfranchisement n.
oy sayımı poll n.
oy kaybı loss of votes n.
beyaz oy positive vote n.
oy hakkı olmayan kişi nonvoter n.
oy kullanmayan kişi nonvoter n.
oy kullanma yaşı voting age n.
oy potansiyeli yüksek seçmen grubu swing voter n.
oy potansiyeli yüksek seçmen grubu floating voter n.
seçimin kaderini etkileyecek derecede potansiyele sahip oy swing vote n.
oy hakkını alma disenfranchizing n.
oy hakkını alma disenfranchising n.
vekaleten oy kullanma voting by proxy n.
çekimser oy abstain from voting n.
oy toplayıcı vote collector n.
oy birliği unanimity n.
oy kullanma hakkına sahip kişiler electorate n.
beraberliği bozan oy tie-breaking vote n.
eşitliği bozan oy tie-breaking vote n.
oy pusulası ballot n.
oy birliği consensus n.
oy kullanan kişiler electorate n.
beyaz oy positive ballot n.
oy verme hakkı right of voting n.
oy avcılığı yapma canvassing n.
oy verme poll n.
oy sayıcı teller n.
oy verme karşıtlığı abstentionism n.
seçimlerde ezici oy üstünlüğü landslide victory n.
oy kullanmama tutumu abstentionism n.
gıyabında oy kullanma absentee voting n.
kanuna aykırı oy kullanan kimse floater n.
oy kullanma yeri/noktası polling place n.
oy verilerek seçilen electee n.
toplu oy block vote n.
blok oy block vote n.
oy avcılığı yapma canvasing n.
oy kullanmayan kişi non-voter n.
oy hakkı olmayan kişi non-voter n.
oy kullanma yeri polling station n.
oy kullanma yeri/noktası polling station n.
oy kullanma yeri polling place n.
oy çizelgesi tabulation of ballots n.
toplam oy ballot n.
oy sistemi ballot n.
toplam oy sayısı ballot n.
oy toplamı ballot n.
oy pusulasıyla oy kullanan kimse balloter n.
oy kullanma balloting n.
oy veren kimse balloter n.
oy hakkı verme affranchisement n.
oy verme hakkı affranchisement n.
olumlu oy affirmative vote n.
olumsuz yönde oy kullanma naysaying n.
olumlu oy verenler yeas n.
oy hakkı veren kimse enfranchiser n.
oy hakkı olmama voicelessness n.
oy pusulası vote n.
oy toplamı vote n.
oy pusulasına takılı kalmış karton parçası hanging chad n.
lehte oy veren kimse yes n.
bir kurumun yönetim kurulunun verdiği teklif, karar veya oy grace n.
siyaset ve ekonomi açısından önemli bir grubu oluşturan ve bağımsız bir oy kaynağı teşkil eden kırsal bölge halkı grass roots n.
oy verme hakkını elinden alma disenfranchisement n.
oy verme hakkını elinden alma disenfranchisement n.
yalnızca oy kullanan firma yönetim kurulu üyesi corporate member n.
önce oy kullanma hakkı prerogative n.
bir veya daha fazla aday isminin çizildiği oy pusulası scratched ticket n.
oy pusulası scrutiny n.
oy pusulası proxy [dialect] n.
oy pusulası prox [dialect] n.
kadınların oy mücadelesine verilen destek suffragism n.
verilen oy suffrage n.
oy kullanan kimse suffragator n.
(bağırarak) oy birliği acclamation n.
oy kullanma hakkı franchise n.
başkasını taklit ederek oy kullanma personation [uk] n.
geçersiz oy pusulası spoiled ballot n.
ortak oy kullanmama kararı pair n.
oy kullanmak go to polls v.