content - Turco Inglés Diccionario

content

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

content — Definition

Significado:
içerik, memnun
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkɑːntɛnt/ – BrE /ˈkɒntɛnt/)
Categoría gramatical:
İsim: content (uncountable); Sıfat: content
Sinónimo:
substance, satisfied
Antónimos:
emptiness, discontent

Significados de "content" en diccionario turco inglés : 51 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
content n. içerik
The content of the interview didn't involve personal questions.
Görüşmenin içeriğinde kişisel sorular yer almadı.

More Sentences
General
content n. muhteva
The content of the website is beautiful for young women.
İnternet sitesinin muhtevası genç kadınlar için çok güzel.

More Sentences
content n. miktar
Sugar content in orange juice is too high for a diabetic patient.
Portakal suyundaki şeker miktarı, diyabetik bir hasta için çok yüksektir.

More Sentences
content n. memnuniyet
You could tell his content with his assistance from his face.
Onun yardımından duyduğu memnuniyet, yüzünden okunuyordu.

More Sentences
content n. içerik miktarı
In some rare instances, the amount of unwanted content could cause your web browser to crash.
Bazı nadir durumlarda, istenmeyen içerik miktarı web tarayıcınızın çökmesine neden olabilir.

More Sentences
content n. içerik
The content of the interview didn't involve personal questions.
Görüşmenin içeriğinde kişisel sorular yer almadı.

More Sentences
content v. hoşnut etmek
The boss knew how to content his new clients.
Patron, yeni müşterilerini nasıl hoşnut edeceğini biliyordu.

More Sentences
content adj. hoşnut
Tom looks very content.
Tom çok hoşnut görünüyor.

More Sentences
content adj. memnun
She is very content with her achievements.
Kendi başarılarından çok memnun.

More Sentences
Telecom
content n. içerik
The content of the interview didn't involve personal questions.
Görüşmenin içeriğinde kişisel sorular yer almadı.

More Sentences
Automotive
content n. içerik
The content of the interview didn't involve personal questions.
Görüşmenin içeriğinde kişisel sorular yer almadı.

More Sentences
Math
content n. içerik
The content of the interview didn't involve personal questions.
Görüşmenin içeriğinde kişisel sorular yer almadı.

More Sentences
Linguistics
content n. içerik
The content of the interview didn't involve personal questions.
Görüşmenin içeriğinde kişisel sorular yer almadı.

More Sentences
General
content n. doyum
content n. hacim
content n. kapasite
content n. içindekiler
content n. kapsam
content n. lehte oy kullananlar
content n. öz
content n. hoşnutluk
content n. hazır
content n. esas
content n. tatmin
content n. olumlu oy miktarı
content n. (kıymetli madende) ayar
content n. rahatlık
content n. anlam
content n. muhteviyat
content v. mutlu etmek
content v. memnun etmek
content v. tatmin etmek
content v. memnun kılmak
content adj. doygun
content adj. rahat
content adj. razı
content adj. (lordlar kamarası'ndaki oylamalarda) kabul eden
Law
content n. münderecat
Politics
content n. (birleşik krallık'ta) lordlar kamarası'nın bir önergeyi veya kanun teklifini onayladığını belirten ifade
content n. kabul oyu vermiş lordlar kamarası mensubu
Technical
content n. katkı oranı
Math
content n. bir polinomun tüm katsayılarının en büyük ortak böleni
content n. uzun, alan veya hacim kavramlarının soyutlaması
Linguistics
content n. düşünüm
Art
content n. mana
Archaic
content n. boyut
content n. ebat
content n. belirli sınırlara sığdırılmış hacim, alan veya uzunluk
content adj. hevesli
content adj. gönüllü
content adj. razı olan

Significados de "content" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
eat to your heart's content expr. tıka basa yiyin
General
heat content n. ısı miktarı
social content n. sosyal içerik
being content with what one has n. kanaatkarlık
critical moisture content n. değişim nem içeriği
suspended solid content n. askıda madde
mercury content n. cıva hacmi
content analysis n. içerik çözümlemesi
cubic content n. küp hacmi
table of content n. içindekiler
content integrity n. anlam bütünlüğü
content management n. içerik yönetimi
content meter n. içerikölçer
fat content n. yağ miktarı
information content n. bilgi içeriği
rich content n. zengin içerik
salt content n. tuz muhtevası
salt content n. tuz içeriği
content development n. içerik geliştirme
content validity n. kapsam geçerliliği
entire content n. tüm içerik
entire content n. içeriğin tamamı
content analysis n. içerik analizi
accuracy of content n. içeriğin doğruluğu
content of the message n. mesajın içeriği
content of the message n. mesaj içeriği
content word n. içerik sözcüğü
valuable content n. değerli içerik
determination of acid content n. asit muhtevasının tayini
liquid water content n. sıvı su içeriği
fake content n. sahte içerik
content list n. içerik listesi
factual content n. olgusal içerik
sexual content n. cinsel içerik
explicit content n. sakıncalı içerik
steam content n. buhar içeriği
impressive content n. etkileyici içerik
content marketing n. içerik pazarlama
content producer n. içerik üreticisi
content [obsolete] n. irdelemeden kabul etme
content [obsolete] n. memnun eden şey
self-content n. öz tatmin
self-content n. kendi kendini memnun etme
self-content n. kişisel tatmin
content oversaturation n. aşırı içerik fazlalığı
content theft n. içerik hırsızlığı
content oneself v. azla yetinmek
content oneself v. idare etmek
content oneself with something v. iktifa etmek
content oneself with v. ile yetinmek
be content v. hoşnut olmak
content oneself with v. azla yetinmek
content oneself with v. ile iktifa etmek
be content v. memnun olmak
content oneself v. yetinmek
content oneself with v. yetinmek
make content v. hoşnut kılmak
be content with what you have v. elindekiyle yetinmek
be not content with v. yetinmemek
be content with v. halinden memnun olmak
be content with one's situation v. halinden memnun olmak
be content v. hayatından memnun olmak
be content with one's life v. hayatından memnun olmak
content oneself with v. ile doyuma ulaşmak
content oneself with v. aza kanaat etmek
enrich the content v. içeriği zenginleştirmek
delete site content v. site içeriğini silmek
buy content v. içerik satın almak
without content adj. içeriksiz
content with adj. ile yetinen
(with) artistic content adj. sanatsal içerikli
content-related adj. içerikle ilgili
content-specific adj. içerik odaklı
self-content adj. kendi kendine yeten
self-content adj. kendinden tatmin olmuş
self-content adj. kendini seven
self-content adj. halinden memnun
Phrasals
content oneself with v. ile yetinmek
content (oneself) with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) yetinmek
content (oneself) with (someone or something) v. (birine/bir şeye) kanaat etmek
Colloquial
married and content adj. evli ve mutlu
Idioms
to one's heart's content n. doya doya
talk to one's heart's content v. (dilediğince/gönlünce) konuşmak
rest content with v. yetinmek
to one's heart's content expr. kana kana
to one's heart's content expr. doyasıya
to one's heart's content expr. ne kadar isterse
to one's heart's content expr. istediği kadar
to one's heart's content expr. paşa gönlünün istediği kadar
to one's heart's content expr. gönlünün çektiği kadar
to one's heart's content expr. canının istediği kadar
to one's heart's content expr. dilediğince
to heart's content expr. dilediği kadar
to your heart's content expr. dilediğince
to your heart's content expr. doya doya
to your heart's content expr. istediği kadar
to your heart's content expr. ne kadar isterse
to your heart's content expr. canının istediği kadar
to your heart's content expr. paşa gönlünün istediği kadar
to your heart's content expr. gönlünün çektiği kadar
to your heart's content expr. doyasıya
Trade/Economic
product content management n. ürün içerik yönetimi
job content n. iş kapsamı
local content law n. yerel katkı zorunluluğu
job content n. işin dışsal çevre ortamı yerine doğrudan doğruya işin kendisine ve işçinin o işi yerine getirmesine ait koşullar
product content n. ürün içeriği
domestic content rules n. yurt içi katkı kuralı
content of normative documents n. normatif (hüküm ifade eden) dokümanların içeriği
content of the guarantee n. garantinin içeriği
content standard n. içerik standardı
standard content n. standart içeriği
local content rate n. yerli katkı oranı
local content rate n. yerel katkı oranı
mobile content business n. mobil içerik sektörü
factor content n. faktör içeriği
factor content n. faktör yoğunluğu
content marketing n. içerik pazarlaması
import content of exports n. ihracatta ithal girdilerin payı
chief content officer n. baş içerik sorumlusu/görevlisi
Law
content and the summary of the subject n. mevzuun mahiyeti ve hülasası
content of a right n. hakkın içeriği
content acquisition n. içerik edinme
content provider n. içerik sağlayıcı
scientific content analysis n. polise verilen ifadelerin detaylı incelenmesi
Politics
committee for the implementation of the directive on sulphur content in marine fuels n. deniz yakıtlarının kükürt içeriği direktifinin uygulanması komitesi
Institutes
department for educational publications and content management n. eğitim yayınlan ve içerik yönetimi daire başkanlığı
Tourism
travel content n. gezi içeriği
Media
content analysis n. kapsam analizi
entertainment content n. eğlence içeriği (film
oc (original content) n. orijinal içerik
entertainment content n. dizi
entertainment content n. video oyunu vb
Advertising
content network n. içerik ağı
content provider n. içerik sağlayıcı
mobile content n. mobil içerik
user-generated content n. kullanıcı katkılı içerik
Technical
harmonic content n. harmonik içeriği
sand content n. kum muhtevası
optimum water content n. optimum su muhtevası
sulfur content n. sulfur içerik
heat content n. entalpi
minimum content n. minimum miktar
acidic content n. asit muhtevası
enhanced content networking n. gelismis içerik ağı
binder content n. bağlayıcı miktarı
content delivery networking n. içerik dağıtım ağı
unit water content n. birim su içeriği
pore water content n. boşluk suyu muhtevası
silt content n. silt muhtevası
mica content n. mika muhtevası