yetinmek - Turco Inglés Diccionario

yetinmek

Significados de "yetinmek" en diccionario inglés turco : 10 resultado(s)

Turco Inglés
General
yetinmek do with v.
The poor population has to make do with emergency humanitarian aid.
Yoksul nüfus acil insani yardımlarla yetinmek zorundadır.

More Sentences
yetinmek be contented with v.
Let's be content with what we have.
Sahip olduklarımızla yetinelim.

More Sentences
yetinmek settle v.
But Piref Ökkeş, didn't settle with this.
Ancak Piref Ökkeş bununla yetinmedi.

More Sentences
Phrasals
yetinmek settle for v.
Every day, innocent people die, and all we do is settle for declarations and meetings.
Her gün masum insanlar ölüyor ve bizim tek yaptığımız açıklama ve toplantılarla yetinmek.

More Sentences
General
yetinmek make do v.
yetinmek content oneself with v.
yetinmek confine oneself to v.
yetinmek content oneself v.
Colloquial
yetinmek make shift v.
Idioms
yetinmek rest content with v.

Significados de "yetinmek" con otros términos en diccionario inglés turco: 34 resultado(s)

Turco Inglés
General
misafirlerin yiyecek ve içeceklerin yalnızca kokularıyla yetinmek zorunda kaldığı ziyafet smell-feast n.
azla yetinmek content oneself with v.
azla yetinmek content oneself v.
azla yetinmek do with less v.
ile yetinmek make do with v.
ile yetinmek content oneself with v.
kazanılan şöhretle yetinmek rest on one's laurels v.
olanla yetinmek let well enough alone v.
elindekiyle yetinmek be content with what you have v.
kazandıklarıyla yetinmek rest on one's laurels v.
ile yetinmek do with v.
var olanla yetinmek make do v.
(belirli miktarda bir yiyecek ile) yetinmek ration v.
Phrasals
ile yetinmek content oneself with v.
(biriyle/bir şeyle) yetinmek content (oneself) with (someone or something) v.
(biriyle/bir şeyle) yetinmek settle for (someone or something) v.
Colloquial
küçük şeylere yetinmek be thankful for small mercies v.
elindekilerle yetinmek make shift v.
elde olanlarla yetinmek make shift v.
biriyle/bir şeyle yetinmek do with someone or something v.
(bir şeyle) yetinmek do with (something) v.
Idioms
uyarmakla yetinmek let off with a warning v.
olanla/verilenle yetinmek take pot luck v.
azla yetinmek settle for less v.
bir şeyin kalanıyla yetinmek zorunda olmak suck hind tit v.
kazandığıyla/elindekiyle yetinmek take the money and run v.
küçük şeylerle yetinmek be grateful for small mercies v.
küçük şeylerle yetinmek be thankful for small mercies v.
kazandıklarıyla yetinmek rest on your oars v.
kazanılan şöhretle yetinmek rest on your laurels v.
kazanılan şöhretle yetinmek lean on your oars [old-fashioned] [uk] v.
kazandıklarıyla yetinmek rest on your laurels v.
kazandıklarıyla yetinmek lean on your oars [old-fashioned] [uk] v.
kazanılan şöhretle yetinmek rest on your oars v.