kapasite - Turco Inglés Diccionario

kapasite

Significados de "kapasite" en diccionario inglés turco : 23 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kapasite capacity n.
The bottle has a capacity of 5 litres.
Şişenin kapasitesi 5 litredir.

More Sentences
General
kapasite calibre n.
She has proven her calibre as a leader.
Bir lider olarak kapasitesini kanıtlamıştır.

More Sentences
kapasite capacity n.
The bottle has a capacity of 5 litres.
Şişenin kapasitesi 5 litredir.

More Sentences
kapasite strength n.
Since a few team members are on leave, they'll be working at half strength.
Ekip üyelerinden birkaçı izinli olduğu için yarı kapasiteyle çalışacaklar.

More Sentences
Technical
kapasite effective capacity n.
It is important to ensure that these authorities have the effective capacity and independence to carry out their tasks.
Bu makamların, görevlerini yerine getirmek için etkili kapasiteye ve bağımsızlığa sahip olmalarını sağlamak önemlidir.

More Sentences
kapasite capability n.
Russia's nuclear capability frightens the nearby countries.
Rusya'nın nükleer kapasitesi komşu ülkelerin gözünü korkutuyor.

More Sentences
kapasite capacitance n.
How does one calculate the capacitance of a capacitor?
Biri bir kondansatörün kapasitesini nasıl hesaplar?

More Sentences
Informatics
kapasite capacitance n.
How does one calculate the capacitance of a capacitor?
Biri bir kondansatörün kapasitesini nasıl hesaplar?

More Sentences
Automotive
kapasite capacity n.
The bottle has a capacity of 5 litres.
Şişenin kapasitesi 5 litredir.

More Sentences
Food Engineering
kapasite capacity n.
The bottle has a capacity of 5 litres.
Şişenin kapasitesi 5 litredir.

More Sentences
kapasite capacitance n.
How does one calculate the capacitance of a capacitor?
Biri bir kondansatörün kapasitesini nasıl hesaplar?

More Sentences
General
kapasite content n.
kapasite caliber n.
kapasite duty n.
kapasite blast n.
kapasite clay n.
kapasite continent [obsolete] n.
kapasite room n.
kapasite ability N.
kapasite bandwidth N.
Colloquial
kapasite horsepower n.
Trade/Economic
kapasite volume n.
Sport
kapasite vital capacity (vc) n.

Significados de "kapasite" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
endüstriyel kapasite industrial capacity n.
manyetik kapasite magnetic capacity n.
özgül kapasite specific capacity n.
atıl kapasite unutilised capacity n.
mali kapasite denkleştirmesi fiscal capacity equalization n.
aşırı kapasite excess capacity n.
kapasite geliştirme planı capacity enhancement plan n.
kapasite katsayısı capacitance coefficient n.
kapasite geliştirme capacity building n.
kapasite indirimi capacity decrease n.
teorik kapasite theoretical capacity n.
yıllık kapasite annual capacity n.
kapasite azaltma capacity reduction n.
kapasite azaltımı capacity reduction n.
kullanılabilir kapasite available capacity n.
net kapasite net capacity n.
yedek kapasite reserve capacity n.
günlük kapasite daily output n.
net kapasite effective capacity n.
fazla kapasite over-capacity n.
uygun kapasite appropriate capacity n.
kapasite yetersizliği capacity insufficiency n.
kapasite yetersizliği lack of capacity n.
kapasite eksikliği lack of capacity n.
zihinsel kapasite intellectual capacity n.
metakognitif kapasite metacognitive capacity n.
boş kapasite vacant capacity n.
sanatsal kapasite artistic capacity n.
kapasite ölçü birimi volume unit n.
tam kapasite brim n.
entelektüel kapasite brow n.
idari kapasite direction [obsolete] n.
kapasite düşüklüğü incapaciousness n.
sınırsız kapasite infinity n.
arttırılmış kapasite second wind n.
bir kapasite ölçüm birimi fou [scotland] n.
(güç, kaynak) kapasite firepower n.
tam kapasite full-blast n.
tam kapasite full swing n.
kapasite attırmak expand the capacity v.
kapasite kullanmak use capacity v.
kapasite artırmak increase the capacity v.
tam kapasite ile çalışmak work in full capacity v.
tam kapasite ile çalışmak run in full capacity v.
tam kapasite ile çalışmak operate in full capacity v.
tam kapasite doldurmak pang [scotland] v.
tam kapasite dolu jam-full adj.
tam kapasite çalışan onstream adj.
tam kapasite dolan stiff adj.
tam kapasite çalışan full-throated adj.
kapasite ifade eden son ek -ibility suf.
Phrasals
tam kapasite doldurmak chock up v.
Phrases
tam kapasite full steam ahead expr.
tam kapasite full speed ahead expr.
Idioms
tam kapasite full whack n.
maksimum kapasite full whack n.
tam kapasite çalışmak work on all cylinders v.
tam kapasite çalışmak hit on all six v.
tam kapasite olmak be at full strength v.
tam kapasite olmamak be below full strength v.
tam kapasite altında olmak be at full strength v.
tam kapasite çalışmak be firing on all cylinders v.
tam kapasite çalışmak be hitting on all cylinders v.
tam kapasite işlemek/çalışmak fire on all cylinders v.
tam kapasite işlemek/çalışmak fire on all four cylinders v.
tam kapasite full-tilt boogie adv.
tam kapasite firing/working on all cylinders expr.
tam kapasite at full throttle expr.
tam kapasite at full stretch expr.
azami kapasite at full throttle expr.
azami kapasite at full strength expr.
tam kapasite at full strength expr.
tam kapasite full throttle expr.
azami kapasite at full stretch expr.
azami kapasite full throttle expr.
tam kapasite in overdrive expr.
Trade/Economic
kapasite kullanımı capacity utilization n.
genel üretim giderleri kapasite farkları capacity differences of general production expenses n.
teorik kapasite ideal capacity n.
kapasite maliyeti volume cost n.
kullanılmayan kapasite unutilized capacity n.
eksik kapasite kullanımı subnormal capacity usage n.
kapasite kullanım oranı activity ratio n.
eksik kapasite undercapacity n.
kapasite sapması capacity variance n.
ömür ya da kapasite artırıcı masraflar leasehold improvements n.
tam kapasite üretimi capacity output n.
kapasite kullanım oranı capacity ratio n.
kapasite kullanımı capacity utilisation n.
kapasite sapması volume variance n.
kullanılmayan kapasite kısmı idle capacity n.
yetersiz kapasite veya kullanımdan doğan masraf veya zarar inadequacy n.
atıl kapasite idle capacity n.
kapasite kullanım oranı utilization ratio n.
kapasite sapması denominator variance n.
kapasite kullanım oranı rate of capacity utilisation n.
olumsuz kapasite farkı negative volume variance n.
kapasite yönetimi capacity management n.
aşırı kapasite sorunu excess capacity problem n.
tam kapasite maliyeti capacity cost n.
atıl kapasite unutilized capacity n.
kapasite sapması utilization variance n.
ekonomik kapasite economic capacity n.
yedek kapasite spare capacity n.
boş kapasite idle capacity n.
aylak kapasite idle capacity n.
finansal kapasite viability n.
ideal kapasite ideal capacity n.
kapasite nispeti capacity ratio n.
kapasite fazlası surplus capacity n.
kapasite planı capacity plan n.
kuramsal kapasite ideal capacity n.
normal kapasite ordinary ability n.
normal kapasite ordinary capacity n.
pratik kapasite practical capacity n.
ölçek kapasite scale capacity n.
vergilenebilir kapasite taxable capacity n.
üretken kapasite productive capacity n.
tam kapasite üretimi full-capacity output level n.
düşük kapasite marginal capacity n.
tek kapasite single capacity n.
mali kapasite fiscal capacity n.
ithalat kapasite indeksi import capacity index n.
çift kapasite double capacity n.
aşırı kapasite excess capacity n.
kapasite faktörü capacity factor n.
kapasite kaybı capacity loss n.
kapasite oranı capacity ratio n.
kazanç kapasite değeri earning capacity value n.
net kapasite net capacity n.
kapasite artışı capacity increase n.
kapasite artışı increase of capacity n.
yüksek kapasite high capacity n.
kapasite raporu capacity report n.
kaba kapasite planlama rough cut capacity planning n.
kapasite ihtiyaç planlama capacity requirements planning n.
kapasite gereksinim planlaması capacity requirements planning n.
kaba kapasite planlaması rough cut capacity planning n.
kapasite oranı capacity rate n.
kurulu kapasite installed capacity n.
kapasite kullanım oranı capacity usage (ratio) n.
kapasite kullanım oranı capacity usage (rate) n.
kapasite gelişimi capacity increase n.
kapasite gelişimi capacity enhancement n.
kapasite gelişimi capacity development n.
uzun vadeli kapasite maliyetleri long-term n.
uzun vadeli kapasite maliyetleri long-term capacity costs n.
kapasite kullanım oranı capacity use rate n.
borç çevirme kapasite oranı debt service coverage ratio n.
kapasite planlaması capacity planning n.