capacity - Turco Inglés Diccionario

capacity

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

capacity — Definition

Significado:
kapasite, sığa, yeti
Pronunciación (IPA):
(AmE /kəˈpæsəti/ – BrE /kəˈpæsɪti/)
Categoría gramatical:
İsim: capacity (capacities)

Significados de "capacity" en diccionario turco inglés : 51 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
capacity n. kapasite
Our studio is working in full capacity to finish the job in time.
Stüdyomuz işi zamanında bitirmek için tam kapasite çalışıyor.

More Sentences
General
capacity n. kabiliyet
This job is far beyond his capacity.
Bu iş onun kabiliyetinin çok ötesinde.

More Sentences
capacity n. kapasite
Our studio is working in full capacity to finish the job in time.
Stüdyomuz işi zamanında bitirmek için tam kapasite çalışıyor.

More Sentences
capacity n. sıfat
Mark attended the conference in his capacity as manager of the company.
Mark konferansa şirket müdürü sıfatıyla katıldı.

More Sentences
capacity n. güç
The fuel consumption is directly related to the engine capacity.
Yakıt tüketimi doğrudan motor gücüyle ilgilidir.

More Sentences
Trade/Economic
capacity n. güç
The fuel consumption is directly related to the engine capacity.
Yakıt tüketimi doğrudan motor gücüyle ilgilidir.

More Sentences
capacity n. sıfat
Mark attended the conference in his capacity as manager of the company.
Mark konferansa şirket müdürü sıfatıyla katıldı.

More Sentences
Automotive
capacity n. kapasite
Our studio is working in full capacity to finish the job in time.
Stüdyomuz işi zamanında bitirmek için tam kapasite çalışıyor.

More Sentences
Food Engineering
capacity n. kapasite
Our studio is working in full capacity to finish the job in time.
Stüdyomuz işi zamanında bitirmek için tam kapasite çalışıyor.

More Sentences
General
capacity n. mevki
capacity n. liyakat
capacity n. ehliyet
capacity n. içe alma sınırı
capacity n. azami
capacity n. mecazi anlamda kavrama yeteneği
capacity n. debi
capacity n. iktidar
capacity n. hacim
capacity n. alım
capacity n. bir taşıtın azami yük taşıma kabiliyeti
capacity n. görev
capacity n. kapsama gücü
capacity n. verim
capacity n. oylum
capacity n. dirayet
capacity n. yetki
capacity n. yeterlik
capacity n. kudret
capacity n. sığdırma sınırı
capacity n. istiap haddi
capacity n. yetenek
capacity n. sığa
capacity n. durum
capacity n. mevkii
capacity n. yeti
capacity adj. üst sınıra ulaşmış
capacity adj. kapasitesini doldurmuş
capacity adj. tıka basa
Trade/Economic
capacity n. ehliyet
capacity n. yasal ehliyet
capacity n. yetenek
Law
capacity n. ehliyet
Politics
capacity n. yetki
Technical
capacity n. alınabilir güç
Computer
capacity n. hafıza
capacity n. depolama aygıtında saklanabilecek kelime veya karakter sayısı
capacity n. sığım
capacity n. sığa
Informatics
capacity n. sığa
Automotive
capacity n. uygulama veya tutma yeteneği
Biochemistry
capacity n. yeti

Significados de "capacity" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
capacity decrease n. kapasite indirimi
distribution capacity n. dağıtım kapasitesi
small capacity public service vehicles n. küçük kapasiteli genel servis taşıtları
breaking capacity n. kesme gücü
industrial capacity n. endüstriyel kapasite
fiscal capacity equalization n. mali kapasite denkleştirmesi
capacity building n. kapasite geliştirme
criminal capacity n. cezai ehliyet
mental capacity n. zihin gücü
legal capacity n. kanuni ehliyet
lifting capacity n. kaldırma kapasitesi
uplift capacity n. bir teleferiğin ya da bir tesisteki teleferiklerin tümünün bir saatte yokuş yukarı taşıyabileceği kapasitesi
at full capacity n. tam kapasitede
capacity building n. kabiliyet geliştirme
capacity and disability n. hukuki ehliyet ve ehliyetsizlik
bearing capacity n. taşıma kapasitesi
carrying capacity n. yük kapasitesi
loading capacity n. yükleme kapasitesi
specific capacity n. özgül kapasite
accommodation capacity n. konaklama kapasitesi
telephone switchboard capacity n. telefon santralı kapasitesi
computer capacity n. bilgisayar kapasitesi
the loss of the earning capacity in the profession n. meslekte kazanma gücü kaybı
the loss of the earning capacity in the profession n. meslek ifa edememe
british capacity unit n. ingiliz hacim birimi
unutilised capacity n. atıl kapasite
capacity enhancement plan n. kapasite geliştirme planı
weighing capacity n. çeker
load capacity n. yük kapasitesi
magnetic capacity n. manyetik kapasite
uplift capacity n. teleferik kapasitesi
excess capacity n. aşırı kapasite
volumetric evaporative capacity n. oylumsal buharlaşma sığası
theoretical capacity n. teorik kapasite
cubic capacity n. silindir hacmi
contractual capacity n. medeni hakları kullanabilme
unit capacity n. adet kapasitesi
manufacturing capacity n. imalat kapasitesi
vital capacity n. nefes gücü
annual capacity n. yıllık kapasite
absorbing capacity n. emicilik
accommodation capacity n. ağırlama kapasitesi
absorbing capacity n. emicilik gücü
absorbing capacity n. emme gücü
capacity reduction n. kapasite azaltma
capacity reduction n. kapasite azaltımı
capacity reduction n. kapasitenin azaltılması
capacity reduction n. kapasitenin düşürülmesi
seating capacity n. oturma kapasitesi
barrel capacity n. fıçı kapasitesi
available capacity n. kullanılabilir kapasite
net capacity n. net kapasite
reserve capacity n. yedek kapasite
effective capacity n. net kapasite
effective capacity n. net güç
sexual characteristic-capacity n. cinsel sıfat
over-capacity n. fazla kapasite
legal capacity n. hukuki ehliyet
appropriate capacity n. uygun kapasite
road capacity n. yol kapasitesi
route capacity n. yol kapasitesi
highway capacity n. yol kapasitesi
seating capacity n. koltuk kapasitesi
seating capacity n. koltuk sayısı
lack of capacity n. kapasite eksikliği
lack of capacity n. kapasite yetersizliği
capacity insufficiency n. kapasite yetersizliği
lack of capacity n. kapasitesizlik
hearing capacity n. duyma/işitme kapasitesi
intellectual capacity n. zihinsel kapasite
metacognitive capacity n. metakognitif kapasite
capacity for empathy n. empati yeteneği
vacant capacity n. boş kapasite
artistic capacity n. sanatsal kapasite
capacity audience n. kapalı gişe oynama
capacity audience n. tüm seyirci koltuklarının dolu olması
capacity audience n. tıklım tıklım izleyici
imperial capacity unit n. emperyal hacim birimi
overstrain one's capacity v. şartlarını zorlamak
work at peak capacity v. tam kapasiteyle çalışmak
exceed capacity v. kapasiteyi aşmak
have the capacity for v. ... yapacak kapasiteye sahip olmak
have the capacity v. kapasiteye sahip olmak
lose one's capacity to cope v. mücadele yeteneğini kaybetmek
expand the capacity v. kapasiteyi yükseltmek
increase the capacity v. kapasiteyi arttırmak
expand the capacity v. kapasite attırmak
increase the capacity v. kapasiteyi yükseltmek
use capacity v. kapasite kullanmak
expand the capacity v. kapasiteyi arttırmak
increase the capacity v. kapasite artırmak
run in full capacity v. tam kapasite ile çalışmak
work in full capacity v. tam kapasiteyle çalışmak
operate in full capacity v. tam kapasite ile çalışmak
run in full capacity v. tam kapasiteyle çalışmak
work in full capacity v. tam kapasite ile çalışmak
operate in full capacity v. tam kapasiteyle çalışmak
- person capacity adj. kişi kapasiteli
with person capacity adj. kişi kapasiteli
in an advisory capacity adv. danışman olarak
in one's capacity adv. sıfatıyla
in one's capacity adv. yetkisiyle
in the capacity of prep. sıfatıyla
in her/his capacity as prep. sıfatı ile
in her/his capacity as prep. sıfatıyla
Phrases
acting in the capacity of expr. ... sıfatıyla hareket ederek
acting in the capacity of expr. ... sıfatıyla hareket eden
acting in the capacity of expr. imzalayanın sıfatı
acting in its capacity as expr. ... sıfatıyla hareket ederek
acting in its capacity as expr. ... sıfatıyla hareket eden
in my capacity as chairman expr. yönetim kurulu başkanı ünvanımla/sıfatımla
Proverb
genius is an infinite capacity for taking pains deha ile huzur bir araya gelmez
Speaking
it's not within her capacity expr. kapasitesi ona yetmez
Trade/Economic
capacity ratio n. kapasite kullanım oranı
service capacity n. üretim kapasitesi
capacity variance n. kapasite sapması
idle production capacity n. boş üretim kapasitesi
unutilized capacity n. kullanılmayan kapasite
capacity utilization n. kapasite kullanımı
production capacity surplus n. üretim kapasitesi fazlalığı
capacity utilisation n. kapasite kullanımı
deadweight capacity n. bir geminin taşıyabileceği yük kapasitesi
absorptive capacity n. kalkınmakta olan bir ülkenin yabancı kamu veya özel mali yardımları etkin biçimde massedebilme
capacity ratio n. fiili üretimin maksimum üretime oranı
idle capacity n. kullanılmayan kapasite kısmı
competitive capacity n. rekabet gücü
capacity differences of general production expenses n. genel üretim giderleri kapasite farkları
deadweight capacity n. geminin taşıyabileceği yük kapasitesi
service capacity n. çalışma süresi
idle capacity n. atıl kapasite
excess capacity problem n. aşırı kapasite sorunu
earning capacity value n. sermayenin gelir sağlayabilme rolü
earning capacity n. bir kişinin kazanma gücü
productive capacity of an economy n. ekonominin üretim kapasitesi
ideal capacity n. teorik kapasite
capacity cost n. tam kapasite maliyeti
capacity output n. tam kapasite üretimi
economic capacity n. ekonomik kapasite
production capacity n. üretim kapasitesi
subnormal capacity usage n. eksik kapasite kullanımı
idle capacity expenses and losses n. çalışmayan kısım gider ve zararları
plant capacity n. bir fabrikanın en yüksek üretim kapasitesi
normal capacity of production facilities n. üretim tesislerinin normal kapasitesi
service capacity n. hizmet kapasitesi
service capacity n. iş görme gücü
unutilized capacity n. atıl kapasite
absorptive capacity n. massetme kapasitesi
rate of capacity utilisation n. kapasite kullanım oranı
capacity management n. kapasite yönetimi
spare capacity n. yedek kapasite