anlam - Turco Inglés Diccionario

anlam

Significados de "anlam" en diccionario inglés turco : 40 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
anlam sense n.
Smartphones, in a sense, brought the world to your fingertips.
Akıllı telefonlar bir anlamda dünyayı parmaklarınızın ucuna getirdi.

More Sentences
anlam meaning adj.
Don't you know the meaning of 'stop?'
“Dur” kelimesinin anlamını bilmiyor musun?

More Sentences
General
anlam point n.
What’s the point of going to the beach if you don’t want to swim?
Yüzmek istemiyorsan plaja gitmenin anlamı ne?

More Sentences
anlam significance n.
The Union only has significance for the citizens by means of the implementation of its policies.
Birlik, vatandaşlar için ancak politikalarının uygulanması yoluyla bir anlam ifade eder.

More Sentences
anlam semantics n.
Can you describe the semantics of this expression?
Bu ifadenin anlamını açıklayabilir misiniz?

More Sentences
anlam meaning n.
Don't you know the meaning of 'stop?'
“Dur” kelimesinin anlamını bilmiyor musun?

More Sentences
anlam implication n.
Even though I did not intend it, everyone thought that my resignation speech had a political implication.
Niyetim bu olmasa da herkes istifa konuşmamın siyasi bir anlamı olduğunu düşündü.

More Sentences
Trade/Economic
anlam point n.
What’s the point of going to the beach if you don’t want to swim?
Yüzmek istemiyorsan plaja gitmenin anlamı ne?

More Sentences
Technical
anlam sense n.
Smartphones, in a sense, brought the world to your fingertips.
Akıllı telefonlar bir anlamda dünyayı parmaklarınızın ucuna getirdi.

More Sentences
anlam signification n.
He has a study on the signification and usage of English words.
İngilizce kelimelerin anlamları ve kullanımları üzerine bir çalışması var.

More Sentences
Linguistics
anlam signification n.
He has a study on the signification and usage of English words.
İngilizce kelimelerin anlamları ve kullanımları üzerine bir çalışması var.

More Sentences
anlam significance n.
The Union only has significance for the citizens by means of the implementation of its policies.
Birlik, vatandaşlar için ancak politikalarının uygulanması yoluyla bir anlam ifade eder.

More Sentences
anlam meaning n.
Don't you know the meaning of 'stop?'
“Dur” kelimesinin anlamını bilmiyor musun?

More Sentences
anlam sense n.
Smartphones, in a sense, brought the world to your fingertips.
Akıllı telefonlar bir anlamda dünyayı parmaklarınızın ucuna getirdi.

More Sentences
General
anlam tenor n.
anlam intention n.
anlam significancy n.
anlam drift n.
anlam inference n.
anlam strain n.
anlam denotation n.
anlam import n.
anlam explanation n.
anlam acceptation n.
anlam hang n.
anlam sound n.
anlam content n.
anlam purport n.
anlam effect n.
anlam construction n.
anlam purview n.
anlam reference n.
anlam effect n.
anlam message n.
anlam freight n.
Law
anlam conception n.
Logic
anlam designation n.
Linguistics
anlam acception n.
anlam purport n.
Archaic
anlam jet n.

Significados de "anlam" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
saklı olan anlam implication n.
General
gerçek anlam value n.
eş anlam synonym n.
kızlara özel olan ve genellikle erkeklerin anlam veremediği durum girl thing n.
belirtilmek istenen anlam purport n.
ardında yatan anlam overtone n.
asıl anlam substance n.
genel anlam tenor n.
çağrıştırdığı anlam connotation n.
anlam belirsizliği ambiguity n.
anlam yoluyla terapi logotherapy n.
anlam bulanıklığı ambiguity n.
anlam yükleme meaning attribution n.
esas anlam gist n.
saklı olan anlam (bir şeyin içinde) implication n.
anlam çıkartma educing n.
anlam değişmesi semantic change n.
çift anlam equivoke n.
çift anlam equivoque n.
gerçek anlam spirit n.
gerçek anlam real meaning n.
yeni anlam veya kelimeler bulan veya kullanan kimse neologist n.
gizli anlam hidden meaning n.
çifte anlam double meaning n.
anlam karmaşası ambiguity n.
anlam çıkarma inferring n.
geniş anlam broad meaning n.
anlam bütünlüğü content integrity n.
anlam bütünlüğü cohesion n.
aynı anlam same meaning n.
yan anlam connotation n.
anlam kaybı loss in meaning n.
anlam kaybı meaning loss n.
biri uygunsuz iki farklı anlam taşıyan söz double-entendre n.
anlam çıkarma inference n.
anlam kaybı semantic loss n.
anlam bozukluğu incomprehensibility n.
ardında yatan anlam underlying meaning n.
anlam bozukluğu incoherency n.
yanlış anlam wrong meaning n.
ana anlam core meaning n.
öz anlam self-significance n.
altında yatan anlam core meaning n.
temel anlam core meaning n.
anlam kaybı loss of meaning n.
dar anlam narrow sense n.
zıt anlam opposite meaning n.
yüzündeki anlam his/her countenance n.
anlam yaratma meaning making n.
temel anlam basic meaning n.
anlam verme sense-making n.
anlam kargaşası ambiguity n.
evrensel anlam universal meaning n.
anlam ve anlatım meaning and expression n.
saklı anlam secret meaning n.
gizli anlam secret meaning n.
örtülü anlam implicit meaning n.
zıt anlam kullanma antiphrasis n.
diğer anlam connotation n.
müziksel anlam musical meaning n.
anlam dünyası semantic world n.
zıt anlam antonym n.
alt anlam sub-meaning n.
anlam bütünlüğünü bozan cümleler irrelevant sentences n.
yakın anlam close meaning n.
anlamı olmayan veya anlam taşımayan sözcük nonword n.
gölge anlam shadow meaning n.
olumsuz anlam negative meaning n.
gerçek anlam literal meaning n.
bir ismin başına gelip anlam değişikliğine neden olan adherent n.
ilave anlam adsignification n.
düz anlam reference n.
anlam, fikir veya tutumdaki ince fark refinement n.
anlam, fikir veya tutumdaki ince fark refinedness n.
gizli anlam undersong n.
anlam bilimci semantician n.
anlam çıkarma educement n.
anlam çıkaran kimse eductor n.
anlam bulanıklığından ari olma unequivocalness n.
anlam bulanıklığından ari olma unambiguity n.
örtük anlam undercurrent n.
ima edilen anlam undermeaning n.
ardında yatan anlam undersense n.
altında yatan anlam undermeaning n.
sezilen anlam undersong n.
ardında yatan anlam undersong n.
incelikli anlam undersong n.
anlam birliği univocation [obsolete] n.
esas anlam upshot n.
kesin anlam value n.
doğru anlam value n.
kelimenin veya ifadenin mantıksal olarak çağrıştırdığı anlam meaning in intension n.
yanlış anlam yükleyen kimse misinterpreter n.
yanlış anlam missense n.
anlam çarpıtan kimse depraver n.
anlam bulanıklığı opacity n.
anlam belirsizliğinden kaynaklı anlaşılmazlık opaqueness n.
anlam çıkarma illation n.
gizli anlam deuteroscopy n.
bağlamsal anlam consignification n.
çağrımsal anlam consignification n.
ortak anlam consignification n.
eş anlam consignification n.
esas anlam core n.
asıl anlam core n.
temel anlam core n.
bütün ve parçaları arasındaki anlam ilişkisi part to whole relation n.
anlam ifade eden faktör veya terim significative n.
esas anlam strength n.
saklı anlam subintellection n.
saklı anlam subintelligence n.
saklı anlam subintelligitur n.
bir terimin çağrıştırdığı anlam supposition n.
anlam ifade etme resonance n.
anlam ifade etme resonance n.
kesin anlam propriety [obsolete] n.
düz anlam propriety [obsolete] n.
teknik anlam technical sense n.
teknik anlam technical meaning n.
hayal gücünü kullanarak bir şeye başka bir anlam yüklemeye kalkmamak interpret something strictly v.
anlam olarak almak have as a meaning v.
ayrıca bir anlam taşımak connote v.
anlam değiştirmek change its meaning v.
anlam çıkarmak judge v.
anlam ifade etmemek not to have a meaning v.
anlam yüklemek attribute a meaning to v.
anlam ifade etmek make sense v.
anlam çıkarmak make out v.
anlam çıkarmak make v.
anlam vermek understand v.
anlam yüklemek ascribe a meaning to v.
ters anlam vermek twist v.
anlam kazandırmak give new meaning to v.
anlam kazandırmak add meaning v.
anlam yitirmek become meaningless v.
anlam vermek construe v.
anlam kazanmak have a meaning v.
anlam verememek make nothing of v.
anlam çıkarmak make sense out of v.
anlam taşımak make sense v.
anlam verememek be unable to understand v.
başka anlam vermek distort v.
anlam çıkarmak make something of v.
anlam çıkarmak infer v.
anlam vermek make of v.
anlam kazanmak make sense v.
anlam ifade etmek make a sense v.
anlam ifade etmemek be meaningless v.
anlam katmak give meaning to (someone) v.
anlam taşımak carry meaning v.