opinion - Turco Inglés Diccionario

opinion

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

opinion — Definition

Significado:
görüş, kanaat
Pronunciación (IPA):
(AmE /əˈpɪnjən/ – BrE /əˈpɪnjən/)
Categoría gramatical:
İsim: opinion (opinions)

Significados de "opinion" en diccionario turco inglés : 41 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
opinion n. fikir
The way to address the democratic deficit is to give people a chance to express their opinions.
Demokratik açığı gidermenin yolu, insanlara fikirlerini ifade etme şansı vermektir.

More Sentences
opinion n. düşünce
Believe in yourself and your rights and opinions.
Kendinize, haklarınıza ve düşüncelerinize inanın.

More Sentences
opinion n. görüş
They said it was benign, but I want a second opinion.
İyi huylu olduğunu söylediler ama ikinci bir görüş daha almak istiyorum.

More Sentences
opinion n. kanaat
We are of the opinion that the targeted American reprisals are legitimate under Security Council Resolution 1368.
Hedef alınan Amerikan misillemelerinin 1368 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı kapsamında meşru olduğu kanaatindeyiz.

More Sentences
General
opinion n. takdir
In its opinion, the Committee on Constitutional Affairs said YES to the establishment of a European Prosecutor.
Anayasal İşler Komitesi, bir Avrupa Savcılığının kurulmasına kendi takdirinde EVET demiştir.

More Sentences
opinion n. fikir
The way to address the democratic deficit is to give people a chance to express their opinions.
Demokratik açığı gidermenin yolu, insanlara fikirlerini ifade etme şansı vermektir.

More Sentences
opinion n. düşünce
Believe in yourself and your rights and opinions.
Kendinize, haklarınıza ve düşüncelerinize inanın.

More Sentences
opinion n. görüş
They said it was benign, but I want a second opinion.
İyi huylu olduğunu söylediler ama ikinci bir görüş daha almak istiyorum.

More Sentences
opinion n. saygı
Tom has a high opinion of Mary.
Tom'un Mary'ye derin bir saygısı var.

More Sentences
Law
opinion n. düşünce
Believe in yourself and your rights and opinions.
Kendinize, haklarınıza ve düşüncelerinize inanın.

More Sentences
opinion n. fikir
The way to address the democratic deficit is to give people a chance to express their opinions.
Demokratik açığı gidermenin yolu, insanlara fikirlerini ifade etme şansı vermektir.

More Sentences
Politics
opinion n. görüş
They said it was benign, but I want a second opinion.
İyi huylu olduğunu söylediler ama ikinci bir görüş daha almak istiyorum.

More Sentences
opinion n. kamuoyu
Recently, international opinion was once again startled by the report of a massacre of 200 people in Kisangani.
Geçtiğimiz günlerde Kisangani'de 200 kişinin katledildiği haberi uluslararası kamuoyunu bir kez daha dehşete düşürdü.

More Sentences
Technical
opinion n. düşünce
Believe in yourself and your rights and opinions.
Kendinize, haklarınıza ve düşüncelerinize inanın.

More Sentences
opinion n. fikir
The way to address the democratic deficit is to give people a chance to express their opinions.
Demokratik açığı gidermenin yolu, insanlara fikirlerini ifade etme şansı vermektir.

More Sentences
opinion n. görüş
They said it was benign, but I want a second opinion.
İyi huylu olduğunu söylediler ama ikinci bir görüş daha almak istiyorum.

More Sentences
General
opinion n. nazar
opinion n. rey
opinion n. akıl
opinion n. zan
opinion n. oy
opinion n. önemseme
opinion n. kanı
opinion n. tahmin
opinion n. inanç
opinion n. teşhis
opinion n. kanı
opinion n. (kişilere dair) olumlu izlenim
opinion n. (kişilere dair) olumlu değerlendirme
opinion n. tasvip
opinion n. itibar
Law
opinion n. mütalaa
opinion n. dava vekilinin özel bir durum için yasaların nasıl uygulanması gerektiği konusunda verdiği resmi ve genellikle yazılı olan değerlendirme
opinion n. sıradan bir kişinin verdiği, bilirkişininkinin aksine genellikle kabul edilebilir olmayan ifade
opinion n. mahkeme kararı gerekçesi
opinion v. (avrupa birliği hukuku'nda) hukuk sözcüsü'nün avrupa adalet divanı'na mahkemenin yetkisi altında bulunan davalara yönelik hukuki çözümler sunduğu içtihat
Politics
opinion n. halk oyu
opinion n. içtihat
opinion n. içtihad
Philosophy
opinion n. (platonculukta) deneyim ve algıya dayalı fikir veya inanç
Ottoman Turkish
opinion n. mütalaa

Significados de "opinion" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
public opinion n. kamuoyu
public opinion n. kamu görüşü
General
difference of opinion n. fikir ayrılığı
expert opinion n. bilirkişi raporu
authority opinion n. yetkili görüşü
occidental foreign public opinion n. batıya ait dış kamuoyu
foreign public opinion n. dış kamu oyu
difference of opinion n. görüş ayrılığı
expert opinion n. ekspertiz
mass media and public opinion n. kitle iletişim araçları ve kamuoyu
popular opinion n. popüler fikir
public opinion polls n. kamuoyu yoklamaları
public opinion n. amme reyi
a matter of opinion n. herkesin değişik düşündüğü bir konu
legal opinion n. hukuki mütalaa
split in opinion n. görüş ayrılığı
statement of opinion n. görüş bildirisi
political opinion n. siyasi fikir
auditor's opinion n. denetçi kanaati
public opinion n. halkoyu
scientific opinion n. bilimsel görüş
public opinion n. imge
preconceived opinion n. önyargı
preconceived opinion n. peşin hüküm
public opinion n. imaj
public opinion n. kamu
molding public opinion n. kamuoyu oluşturma
general opinion n. genel kanı
minority opinion n. azınlığın fikri
opinion research n. kamuoyu araştırması
good opinion n. olumlu kanaat
good opinion n. iyi düşünce
good opinion n. iyi görüş
good opinion n. iyi fikir
differences of opinion n. fikir ayrılıkları
opinion leaders n. kanaat önderleri
legal opinion n. hukuki görüş
opinion leader n. fikir öncüsü
political opinion n. siyasi düşünce
religious opinion n. dini görüş
expressing opinion n. mütalaa bildirme
opinion leader n. kanaat önderi
public opinion survey n. kamuoyu yoklaması
extreme opinion n. uç fikir
good opinion of someone or something n. hüsn-ü zan
public opinion n. efkar-ı umumiye
opinion leader n. kanaat lideri
reversal of opinion n. fikrin değişmesi
general opinion n. ortak kanı
common opinion n. ortak kanı
opinion research n. kamuoyu yoklaması
personal opinion n. kişisel görüş
public opinion poll n. kamuoyu yoklaması
personal opinion n. şahsi fikir
personal opinion n. şahsi düşünce
golden opinion n. saygı
golden opinion n. hürmet
expression of an opinion n. bir fikrin ifadesi
general opinion n. genel fikir
annoying opinion n. rahatsız edici düşünce
technical opinion n. teknik fikir/görüş
opinion and suggestion n. görüş ve öneri
difference of opinion n. fikir farklılığı
difference of opinion n. görüş farklılığı
expert opinion n. uzman görüşü
opinion survey n. kamuoyu anketi
survey of opinion n. kamuoyu anketi
opinion letter n. görüş yazısı
letter of opinion n. görüş yazısı
similar opinion n. benzer görüş
political opinion n. politik görüş
qualified opinion n. şartlı görüş
opinion [obsolete] n. kendini beğenmişlik
opinion [obsolete] n. kişinin diğer insanların gözündeki değeri
opinion [obsolete] n. olumlu itibar
opinion [obsolete] n. beklenti
opinion [obsolete] n. umma
opinion [obsolete] n. öz güven
self-opinion n. kendini beğenmişlik
self-opinion n. burnu havadalık
self-opinion n. kibirli olma
unpopular opinion n. popüler olmayan fikir
be of the opinion v. fikrinde olmak
form public opinion v. kamuoyu oluşturmak
be of the opinion that v. kanısında olmak
receive opinion v. görüş almak
have a different opinion v. ayrı fikirde olmamak
change one's opinion v. fikrini değiştirmek
form an opinion about v. fikir edinmek
state one's opinion v. fikrini söylemek
form an opinion v. fikir edinmek
get one's opinion v. fikir almak
have a different opinion v. aynı görüşte olmamak
set forth one's final opinion in scathing terms v. rest çekmek
have a low opinion of v. önemsememek
have a high opinion of v. önemsemek
have a high opinion of v. değer vermek
come down in one's opinion v. birini eskisi kadar saymamak
offer an opinion v. arz etmek
express one's opinion v. fikir vermek
be of opinion that v. kanısında olmak
of the opinion that v. kanısında olmak
have a high opinion of oneself v. fasulye gibi kendini nimetten saymak
ask somebody's opinion v. fikrini almak
reach an opinion v. düşünceye varmak
defend opinion v. fikir savunmak
form public opinion v. kamuoyu yaratmak
form an opinion v. bir fikir edinmek
ask one's opinion v. görüşüne başvurmak
be of the same opinion v. aynı kafada olmak
hold opinion with v. biriyle aynı fikirde olmak
be in the opinion of v. düşüncesinde olmak
take one's opinion v. görüş almak
take one's opinion v. görüşünü almak
give a favourable opinion v. olumlu karşılamak
have a favourable opinion v. olumlu karşılamak
defend an opinion v. bir düşünceyi savunmak
ask someone for one's opinion v. fikrini sormak
share the same opinion v. aynı görüşü paylaşmak
be of the opinion that v. kanısına varmak
have opinion v. fikir sahibi olmak
have an opinion v. fikir taşımak
get (someone's) opinion v. fikrini almak
state one's opinion v. fikir yürütmek
give an opinion v. fikir beyan etmek
get (someone's) opinion v. fikir almak
express a positive opinion v. olumlu görüş vermek
give a positive opinion v. olumlu görüş vermek
arrive at a decision or opinion v. hükme bağlamak
have a high opinion of v. önem vermek
express an opinion v. görüş beyan etmek
state an opinion v. bir fikir belirtmek
have opinion v. görüşü olmak
express an opinion v. görüşünü ifade etmek
express an opinion v. mütalaa bildirmek
express an opinion v. reyini beyan etmek
stop defending one's opinion in a debate v. savunulan iddadan vazgeçmek
give an opinion v. bir fikir beyan etmek
express an opinion v. fikir beyan etmek
express an opinion v. mütalaa yürütmek
express an opinion v. fikir yürütmek
give an opinion v. mütalaa yürütmek
give an opinion v. fikir yürütmek
change one's opinion v. fikir değiştirmek
be of opinion v. kanaatinde olmak
be of opinion v. fikrinde olmak
create a public opinion against v. -e karşı kamuoyu oluşturmak
forge public opinion at the international level v. uluslararası düzeyde kamuoyu oluşturmak
form an opinion v. kanaat uyandırmak
shape an opinion v. kanaat uyandırmak