kamu - Turco Inglés Diccionario

kamu

Significados de "kamu" en diccionario inglés turco : 12 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kamu public adj.
UMass Amherst is one of the major public research Universities in America.
UMass Amherst, Amerika'daki en büyük kamu araştırma üniversitelerinden biridir.

More Sentences
General
kamu community n.
His sentence was 25 hours of community service.
Cezası 25 saat kamu hizmetinde bulunmaktı.

More Sentences
kamu the public n.
The demographic winter facing Spain is a matter that concerns the public powers.
İspanya'nın karşı karşıya olduğu demografik kış, kamu güçlerini ilgilendiren bir konudur.

More Sentences
kamu civil adj.
He, the Danish Government and especially the civil servants have pursued the goal, and have achieved it.
He, Danimarka Hükümeti ve özellikle kamu görevlileri hedefin peşinden gitmiş ve bunu başarmışlardır.

More Sentences
kamu common adj.
When democratic parliamentary institutions refuse to acknowledge the evidence, they cease to serve the common good.
Demokratik parlamenter kurumlar kanıtları kabul etmeyi reddettiklerinde kamu yararına hizmet etmeyi bırakırlar.

More Sentences
Politics
kamu public n.
The address of the women’s shelter is not public.
Kadın sığınma evinin adresi kamuya açık değildir.

More Sentences
Telecom
kamu public adj.
UMass Amherst is one of the major public research Universities in America.
UMass Amherst, Amerika'daki en büyük kamu araştırma üniversitelerinden biridir.

More Sentences
General
kamu the people n.
kamu general public n.
kamu public opinion n.
Politics
kamu commons n.
Slang
kamu joe public n.

Significados de "kamu" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kamu yönetimi public administration n.
kamu düzeni public order n.
kamu görüşü public opinion n.
General
kamu kurumları public enterprises n.
kamu yönetimi local government n.
kamu görgü kuralları government etiquette n.
kamu harcamaları public expenditures n.
kamu borçlar public debts n.
kamu yönetiminde internet internet in public administration n.
kamu çalışmaları public works n.
kamu arazisi public domain n.
kamu yatırımları public investments n.
kamu görevlisi public official n.
kamu işçileri workers in state enterprises n.
kamu bilgilendirme merkezi public affairs center n.
kamu hukuku public law n.
kamu borçları public debt n.
kamu iyileştirme programı capital improvement program n.
kamu yardımı public relief n.
kamu harcamaları politikası government spending policy n.
kamu kuruluşları public institutions n.
kamu refahı public welfare n.
kamu sağlığı merkezi public health center n.
kamu iktisati teşekkülü state economic enterprise n.
kamu çalışanları sendikaları government employee unions n.
kamu personeli civil servant n.
kamu yapıları public buildings n.
kamu yardımı national assistance n.
kamu hizmet kuruluşu utility n.
kamu idaresi public administration n.
kamu açığı public deficit n.
kamu malları public goods n.
kamu kesimi public sector n.
kamu yayıncılığı public broadcasting n.
kamu bütçesi capital budget n.
kamu alacakları public claims n.
kamu sanatı public art n.
kamu bilgilendirme merkezi public information center n.
kamu hizmeti kuruluşları public utilities n.
kamu bilgilendirme görevlisi public information officer n.
kamu hizmet kurumları public utilities n.
kamu finans kurumları government financial institutions n.
kamu düzeni public safety n.
kamu alanı public domain n.
kamu hizmet kuruluşları public utilities n.
kamu borcu public debt n.
kamu yardımı social relief n.
kamu sağlığı public hygiene n.
kamu destek birimleri utility n.
kamu hukukuna tabi sözleşme contract governed by public law n.
kamu binası public building n.
kamu hizmeti şirketi public service corporation n.
kamu fonları yatırımı investment of public funds n.
kamu idaresi administrative regulation n.
kamu için zararlı olan davranış public nuisance n.
kamu firması public concern n.
kamu hakemi ombudsman n.
kamu ihalesi public contract n.
kamu alanları public spaces n.
kamu mimarisi public architecture n.
kamu konutları public housing n.
kamu iyileştirme planı capital improvement plan n.
kamu yararı hukuku public interest law n.
kamu iktisadi teşebbüsleri government business enterprises n.
dış kamu oyu foreign public opinion n.
kamu sözleşmeleri public contracts n.
kamu kurumu public body n.
kamu hizmetlisi civil servant n.
kamu sorumluluğu public liability n.
kamu yolu public road n.
kamu geliri public revenue n.
kamu sektörü public sector n.
kamu malı public property n.
kamu kuruluşu public enterprise n.
kamu güvenliği public safety n.
kamu işleri public affairs n.
kamu vicdanı sense of community n.
kamu hizmetleri utilities n.
kadın kamu yöneticileri women government executives n.
kamu gideri public expenditure n.
kamu ihalesi public tender n.
yerel kamu ihalesi local public tender n.
kamu kullanımı public use n.
kamu güvenlik teşkilatı public security agency n.
kamu güvenliği bürosu public security bureau n.
iktisadi kamu kuruluşu state-owned economic enterprise n.
yarı kamu kuruluşu semi-public institution n.
kamu-özel sektör işbirliği public-private sector cooperation n.
kamu müdahalesi social interference-intervention n.
kamu karışımı social interference-intervention n.
kamu şirketi publicly-owned corporation n.
kamu personeli seçme sınavı public personnel selection examination n.
kamu arazisi public land n.
kamu hizmeti public service n.
kamu tesisleri public facilities n.
kamu görevi welfare work n.
kamu hizmeti binası public building n.
kamu yapısı public building n.
kamu yararına çalışan grup public interest group n.
kamu hizmet şirketi utility n.
kamu hizmeti utility n.
kamu hizmeti gören kuruluş utility n.
kamu hizmetleri utility n.
kamu malı government property n.
kamu malı public domain n.
kamu görevlileri state employees n.
kamu kurum ve kuruluşları state institutions and organizations n.
sübjektif kamu hakkı subjective public right n.
kamu binaları public buildings n.
kamu düzeninin çökmesi collapse of public order n.
kamu hayrına yapılan iş pro-bono work n.
kamu dışı non-utility n.
kamu inisiyatifi public initiative n.
kamu çözümü public solution n.
kamu yönetimi teorisi public administration theory n.
kamu oyunda hakim olan hava public mood n.
kamu oyunda hakim olan hava the public's mood n.
sivil kamu hizmetleri civil service n.
kamu hizmeti/görevi civil service n.
kamu yararına dernek public benefit society n.
kamu yararına çalışan kişi public benefactor n.
kamu denetimi public scrutiny n.
kamu düzeni ordre public n.
kamu sağlığı ve düzeni public health and order n.
kamu görevlisi public agent n.
kamu işletmelerinin fazlası surplus of government enterprises n.
hindistan'da gelir ve vergiden sorumlu kamu görevlisi tahsildar n.
karşılığında benzer bir hizmet veya ödül almak için başka birine hizmet, şirket veya kamu parası sağlayan kişi backscratcher n.
bir proje için gerçekleştirilen, kamu kurumları ya da çevreciler gibi üçüncü tarafların da dahil edildiği ortak oturum/toplantı charette n.
bir proje için gerçekleştirilen, kamu kurumları ya da çevreciler gibi üçüncü tarafların da dahil edildiği ortak oturum/toplantı charrette n.
kamu yararına açılmış ve abd hükümeti tarafından korunan sahil dinlence alanı national seashore n.
(britanya'da) toplumsal sağlık, güvenlik ve eğitim için elzem görülen kamu çalışanı key worker n.
bazı kamu görevlilerinin pozisyonlarının simgesi olarak taşıdığı kısa değnek batton n.
kamu postalarını korumakla yükümlü memur mail guard n.
kamu yararına olan bazı sorunların serbestçe tartışılması ventilation n.
bir kamu kurumunun domestik ekonomisinden sorumlu kadın matron n.
kamu kaynaklarına erişimi olanların yetkili konumda bulunanlarla anlaşma halinde yaptığı bir dolandırıcılık bobol n.
şahsa tahsis edilen kamu arazisi bockland n.
şahsa tahsis edilen kamu arazisi bookland n.
yoksullara yapılan sağlık yardımlarına ayrılmış kamu fonları medicaid funds n.
kamu idaresinin veya işletme yönetiminin üst seviyeleri brass n.
kamu arşivi liber n.
doğal kaynakları veya kamu arazilerini şahsi çıkar için tahsis etme giveaway n.
yoğun kamu denetiminin olduğu yer veya durum glasshouse n.
kamu yoluyla kaplı arazi right of way n.
üzerinden kamu yolu geçen arazi right of way n.
(itibar, güvenilirlik veya kamu imajı zararına karşı) hasar kontrolü damage control n.
kamu nezdinde suçlama denouncement n.
(kamu binalarında) kayıt, sözleşme, mühür, tapu gibi belge ve araçların bulunduğu oda muniment room n.
kamu suçu offence n.