civil - Turco Inglés Diccionario

civil

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

civil — Definition

Significado:
sivil, medeni, nazik
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈsɪvəl/ – BrE /ˈsɪvəl/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
polite, civic

Significados de "civil" en diccionario turco inglés : 45 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
civil adj. sivil
It is not easy for the EU to bring together a standing force of 5 000 police officers for civil crisis management.
AB'nin sivil kriz yönetimi için 5000 polisten oluşan daimi bir gücü bir araya getirmesi kolay değildir.

More Sentences
General
civil adj. nazik
That's very civil of you.
Çok naziksin.

More Sentences
civil adj. kamu
Thank you, therefore, to the civil servants who support us.
Bu nedenle bizi destekleyen kamu görevlilerine teşekkür ederim.

More Sentences
civil adj. medeni
He can't even manage to be civil.
Medeni davranmayı bile beceremiyor.

More Sentences
civil adj.
The recent conflicts can evolve into civil war.
Son zamanlarda yaşanan çatışmalar savaşa dönüşebilir.

More Sentences
civil adj. medeni hukukla ilgili
As it's a civil case, he won't go to prison.
Medeni hukuk davası olduğu için adam hapse girmeyecek.

More Sentences
civil adj. kibar
I will write him a civil answer.
Ona kibar bir cevap yazacağım.

More Sentences
civil adj. sivil
It is not easy for the EU to bring together a standing force of 5 000 police officers for civil crisis management.
AB'nin sivil kriz yönetimi için 5000 polisten oluşan daimi bir gücü bir araya getirmesi kolay değildir.

More Sentences
civil adj. sivil toplum (kuruluş, örgüt)
The event will be held by a civil organization.
Etkinlik bir sivil toplum kuruluşu tarafından düzenlenecektir.

More Sentences
Law
civil adj. medeni hukukla ilgili
As it's a civil case, he won't go to prison.
Medeni hukuk davası olduğu için adam hapse girmeyecek.

More Sentences
Politics
civil adj. medeni
He can't even manage to be civil.
Medeni davranmayı bile beceremiyor.

More Sentences
civil adj. medeni hukukla ilgili
As it's a civil case, he won't go to prison.
Medeni hukuk davası olduğu için adam hapse girmeyecek.

More Sentences
civil adj. sivil
It is not easy for the EU to bring together a standing force of 5 000 police officers for civil crisis management.
AB'nin sivil kriz yönetimi için 5000 polisten oluşan daimi bir gücü bir araya getirmesi kolay değildir.

More Sentences
General
civil adj. yurttaşlık ile ilgili
civil adj. mülki
civil adj. mülkiye
civil adj. medeni hukuk ile ilgili
civil adj. laik
civil adj. devlete ait
civil adj. nezaketli
civil adj. dahili
civil adj. vatandaşlarla ilgili
civil adj. bireysel
civil adj. edepli
civil adj. milli
civil adj. hükümete ait
civil adj. ferdi
civil adj. uygar
civil adj. terbiyeli
civil adj. yurttaşlıkla ilgili
civil adj. halka ait
civil adj. iyi
civil adj. iyiliksever
civil adj. eğitimli
civil adj. kültürlü
civil adj. sofistike
civil adj. (görünüş bakımından) usturuplu
civil adj. insana yakışır
civil adj. prezentabl
civil adj. tertipli
civil adj. sivil toplum (kuruluş, örgüt)
civil adj. yasal zaman aralığına ait veya ilgili
Law
civil adj. roma hukukuna ait
civil adj. roma hukuku uyarınca
Politics
civil adj. mülki

Significados de "civil" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Gastronomy
civil low-fat string cheese of erzurum n.

Significados de "civil" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
civil servant n. memur
civil registration record n. nüfus kaydı
General
civil service n. devlet memurluğu
civil service n. devlet hizmeti
copy of civil registration n. nüfus kayıt örneği
civil works n. mühendislik işleri
civil service n. mülkiye memurluğu
civil work n. inşaat işi
civil service positions n. devlet hizmeti görevleri
civil rights n. vatandaşlık hakları
civil duty n. sivil hizmet
civil liberty n. insan hakları
civil servant n. memur
civil law n. roma hukuku
civil court n. hukuk mahkemesi
civil time n. günlük zaman
civil service reform n. devlet hizmeti reformu
civil democracy n. sivil demokrasi
civil tribunals n. adliye mahkemeleri
african american women civil rights workers n. afrikalı amerikalılar kadın hakları çalışanları
civil marriage n. medeni evlilik
civil law n. medeni kanun
civil servant n. kamu personeli
the civil service n. mülkiye
civil code n. medeni hukuk
code of civil law n. medeni kanun
civil servants n. memurlar
civil code n. medeni kanun
civil disturbance n. toplumsal kargaşa
civil war n. milli savaş
civil aviation n. sivil havacılık
the civil service n. devlet memurluğu
civil inattention n. uygar ilgisizlik
ottoman code of civil law n. mecelle
civil course n. roma hukuku
civil society n. sivil toplum
civil airport n. sivil havaalanı
civil rights movements n. medeni hak hareketleri
civil servant n. devlet memuru
civil society n. sivil halk
civil humanism n. yurttaş humanizmi
civil procedure n. medeni yargılama
civil disobedience n. pasif direniş
civil disorder n. sivil itaatsizlik
female civil servant n. memure
civil twilight n. günlük tan
civil authority n. sivil otorite
civil rights n. insan hakları
the civil service n. devlet memurları
being a civil servant n. memurluk
civil service n. sivil devlet memurları
civil servant n. kamu hizmetlisi
civil registry n. nüfus dairesi
civil registry n. nüfus müdürlüğü
civil commotion n. halk ayaklanması
civil engineering n. inşaat mühendisliği
civil government n. sivil yönetim
civil service employee n. devlet memuru
civil defense n. sivil savunma
civil disobedience n. sivil itaatsizlik
civil service ethics n. devlet hizmet ahlakı
civil institution n. sivil kuruluş
civil responsibility n. vatandaş sorumluluğu
civil population n. sivil nüfus
civil liberties n. temel haklar
civil architecture n. sivil mimarlık
civil service n. devlet memurları
consultant of civil engineering works n. inşaat işleri danışmanı
civil law-suit n. hukuk davası
civil-military relations n. devlet-ordu ilişkileri
ottoman code of civil law n. mecelle-i ahkam-ı adliyye
civil state n. medeni hal
civil engineer n. inşaat mühendisi
civil liberties n. insan hakları
civil rights n. medeni haklar
civil life n. sivil yaşam
civil law n. medeni hukuk
civil rights movement n. yurttaşlık hakları hareketi
civil case n. hukuk davası
civil suit n. hukuk davası
civil war n. iç savaş
civil marriage n. resmi nikah
good news on the pay rise (for civil servants/workers) n. (memura/işçiye vb) zam müjdesi
good news (tidings) on pay rise for civil servants/labourers etc n. (memura/işçiye vb) zam müjdesi
civil registry office n. nüfus idaresi
code civil n. 1804 tarihli fransız medeni kanunu
civil day n. gece yarısı başlayan gün
civil time n. memleket saati
greenwich civil time n. greenwich saati
civil engineer (m.sc) n. inşaat yüksek mühendisi
civil servant mentality n. memur zihniyeti
civil servant mind-set n. memur zihniyeti
civil war cemetery n. iç savaş mezarlığı
civil hazard n. sivil tehlike/risk
civil law n. sivil hukuk
civil engineer m. sc. n. yüksek inşaat mühendisi
civil war hero n. iç savaş kahramanı
explosives for civil uses n. sivil amaçlı patlayıcılar
duties of civil society n. sivil toplumun görevleri
civil registrar n. nüfus şefi
civil unrest n. sivil kargaşa
civil claim n. hukuk davası
civil peace n. iç barış
civil marriage n. medeni nikah
civil service n. sivil kamu hizmetleri
civil rights n. siyasi haklar
civil law n. yurttaşlar yasası
civil year n. resmi yıl
civil service n. kamu hizmeti/görevi
civil service n. memuriyet
civil marriage n. belediye nikahı
civil wedding n. belediye nikahı
civil resistance n. sivil direniş
civil service officer n. sivil hizmet görevlisi
civil partnership n. evlenmeden birlikte yaşama
civil service obligation n. devlet hizmet yükümlülüğü
minor civil servants n. küçük rütbeli memurlar
civil war buff n. amerikan iç savaş dönemi tarihine hobi olarak ilgi duyan kimse
partial civil war n. kısmi iç savaş
do masters degree in civil engineering v. inşaat mühendisliğinde yüksek lisans yapmak
civil-spoken adj. nazik
civil-spoken adj. terbiyeli
civil [obsolete] adj. gösterişli olmayan
civil [obsolete] adj. sarhoş olmayan
civil [obsolete] adj. mütevazı
civil [obsolete] adj. sessiz sakin
civil [dialect] adj. (hava) güzel
civil [obsolete] adj. ayık
gct (greenwich civil time) abrev. greenwich saati
Phrases
because of civil war expr. iç savaş yüzünden
because of civil war expr. iç savaş nedeniyle
because of civil war expr. iç savaş dolayısı ile
because of civil war expr. iç savaş nedeni ile
Proverb
civil servant devlet personeli
a civil question deserves a civil answer mantıklı soru sorarsan mantıklı cevap alırsın
a civil question deserves a civil answer mantıklı soru mantıklı cevap gerektirir
a civil question deserves a civil answer medeni bir soru medeni bir cevabı hak eder
a civil question deserves a civil answer nazikçe sorulan sorulara aynı şekilde karşılık verilmelidir
a civil question deserves a civil answer doğru dürüst bir soru sorulduysa doğru dürüst cevap verilir
a civil question deserves a civil answer medenice sorulan soruya medenice cevap verilir
a civil question deserves a civil answer düzgünce bir soru sorulduysa düzgünce cevap verilir
a civil question deserves a civil answer doğru dürüst bir soru doğru dürüst bir cevabı hak eder
a civil question deserves a civil answer düzgünce sorulan soruya düzgünce cevap verilir
Idioms
civil serpent n. sorun yaratan memur
civil serpent n. gıcık memur
civil serpent n. insanı bezdiren memur
civil serpent n. (işleri yokuşa süren) gıcık devlet memuru
civil tongue n. medeni bir şekilde konuşma
civil tongue n. nezaketli konuşma
civil tongue n. kibar konuşma