sivil - Turco Inglés Diccionario

sivil

Significados de "sivil" en diccionario inglés turco : 15 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sivil civilian adj.
We have clearly stated that this is a civilian programme under civilian control.
Bunun sivil kontrol altında sivil bir program olduğunu açıkça belirttik.

More Sentences
sivil civil adj.
We believe that space has important civil and industrial applications.
Uzayın önemli sivil ve endüstriyel uygulamaları olduğuna inanıyoruz.

More Sentences
General
sivil civilian n.
I strongly condemn any attack against civilian vessels.
Sivil gemilere yönelik her türlü saldırıyı şiddetle kınıyorum.

More Sentences
sivil civil adj.
We believe that space has important civil and industrial applications.
Uzayın önemli sivil ve endüstriyel uygulamaları olduğuna inanıyoruz.

More Sentences
Politics
sivil civic adj.
I am speaking primarily about the report on active civic participation.
Öncelikle aktif sivil katılım raporu hakkında konuşuyorum.

More Sentences
sivil civil adj.
We believe that space has important civil and industrial applications.
Uzayın önemli sivil ve endüstriyel uygulamaları olduğuna inanıyoruz.

More Sentences
General
sivil gownsman n.
sivil civilist n.
sivil secular adj.
sivil naked adj.
sivil in civvies adj.
sivil unmilitary adj.
sivil in civilian clothes adj.
sivil bare adj.
Slang
sivil cit n.

Significados de "sivil" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
sivil çalışanlar civilian employees n.
sivil toplum civil society n.
sivil otorite civil authority n.
sivil havacılık civil aviation n.
sivil giyimli dedektif plainclothes man n.
sivil dernekler citizens' associations n.
sivil toplum kuruluşu non governmental organization n.
sivil hareketler social movements n.
mahatma gandhi'nin geliştirdiği sivil itaatsizlik stratejisi satyagraha n.
sivil toplum social society n.
sivil halk civil society n.
sivil demokrasi civil democracy n.
sivil havaalanı civil airport n.
sivil giyimli dedektif plainclothesman n.
sivil polis policeman in plain clothes n.
sivil halk civilians n.
sivil toplum civilians n.
sivil toplum kuruluşu ngo n.
sivil halk civilian population n.
sivil devlet memurları civil service n.
sivil itaatsizlik civil disorder n.
sivil toplum civilian population n.
sivil hizmet civil duty n.
mahatma gandhi'nin geliştirdiği 'satyagraha' diye anılan sivil itaatsizlik stratejisine bağlı kişi satyagrahi n.
sivil yönetim civil government n.
sivil elbise mufti n.
sivil elbise civilian clothes n.
sivil elbise civvies n.
sivil havacılık private flying n.
sivil radyo yayın bandı citizens band radio n.
sivil itaatsizlik civil disobedience n.
sivil savunma civil defense n.
sivil toplum kuruluşları nongovernmental organizations n.
sivil kuruluş civil institution n.
sivil personel civilian personnel n.
sivil nüfus civilian population n.
sivil nüfus civil population n.
sivil yaşam civilian life n.
sivil hayat civilian life n.
sivil mimarlık civil architecture n.
sivil kuruluş non-governmental establishment n.
sivil çözüm non-military resolution n.
sivil polis plain-clothes policeman n.
sivil yaşam civil life n.
sivil hedef civilian target n.
sivil tehlike/risk civil hazard n.
sivil polis plainclothes policeman n.
sivil hukuk civil law n.
sivil kıyafet civilian attire n.
sivil amaçlı patlayıcılar explosives for civil uses n.
sivil polis undercover policeman n.
sivil toplumun görevleri duties of civil society n.
sivil kıyafetler civilian clothes n.
sivil giysiler civilian clothes n.
sivil vatandaş private citizen n.
sivil kargaşa civil unrest n.
sivil kimse citizen n.
sivil yaşam civvy street n.
sivil kamu hizmetleri civil service n.
sivil kıyafet civilian dress n.
sivil giysi civilian garb n.
sivil kıyafet civilian clothing n.
sivil giysi civilian dress n.
sivil kıyafet plain clothes n.
sivil giysi civilian clothing n.
sivil kıyafet civilian garb n.
sivil giysi plain clothes n.
sivil toplum örgütü ngo n.
sivil polis memuru undercover police officer n.
sivil polis undercover police officer n.
sivil direniş civil resistance n.
sivil kıyafetli polis memuru police officer in plain clothes n.
kadın sivil toplum kuruluşları women's non-governmental organizations n.
sivil erdem civic virtue n.
sivil alanda kullanımı civilian use n.
sivil hizmet görevlisi civil service officer n.
ispanyol sivil muhafız carabinero n.
ordunun gerisinden gelen sivil baggager [obsolete] n.
(devlet yönetiminde) sivil haklar, yükümlülük ve hususi adalet dayanışması civility n.
sivil işler civils [obsolete] n.
sivil polis aracı ghost car [canada] n.
abd sivil savaşı sırasında kurulan bir askeri örgüt grand army of the republic n.
bir sivil toplum örgütü rotary n.
ayrıcalıklı sivil privileged civilian n.
sivil veya dini kuraldan muaf olma dispensation n.
sivil anayasada ima yoluyla garanti altına alınan haklar penumbra n.
resmi görev sırasında tanınmamak için giyilen sivil kıyafet plain-clothes n.
sivil kıyafet plainclothes n.
toplumsal huzura destek amacıyla bir araya gelen sivil kuvvet posse comitatus n.
toplumsal huzura destek amacıyla bir araya gelen sivil kuvvet üyesi posseman n.
toplumsal huzura destek amacıyla bir araya gelen sivil kuvvet posse n.
sivil toplum kuruluşunda başkanlık veya icra komitesi praesidium n.
görev dışı sivil kıyafet private n.
(sivil toplum örgütünde) başkanlık komitesi presidium n.
(sivil toplum örgütünde) yürütme kurulu presidium n.
sivil polis aracı unmarked police vehicle [uk] n.
sivil polis aracı undercover car [uk] n.
sivil polis aracı unmarked car [uk] n.
şehirden sorumlu kıdemli sivil subay provedore n.
şehirden sorumlu kıdemli sivil subay proveditor n.
şehirden sorumlu kıdemli sivil subay proveditore n.
sanıkların ve bazen de yargılamayı bekleyen tanıkların sivil makamlarca tutulduğu yer house of detention n.
düşük kademeli sivil idare memuru petit constable n.
sivil polis split [uk] n.
sivil giyinmek dress in civilian clothes v.
sivil giyinmek dress in plain clothes v.
sivil mülkiyete geçirmek temporalize v.
sivil mülkiyete geçirmek temporalise v.
sivil idare altına almak civilize [obsolete] v.
sivil idare altına almak civilise [obsolete] v.
sivil toplum kuruluşuna bağış yapmak donate to a non-governmental organization v.
fransa'nın sivil veya kültürel denetimine tabi tutmak frenchify v.
sivil toplumdan çıkan civilian adj.
sivil kullanıma yönelik civilian adj.
sivil toplum (kuruluş, örgüt) civil adj.
sivil ve kamuya ait (araç) commercial adj.
sivil alanda yer alan political adj.
sivil olmayan inofficious [obsolete] adj.
(polis, güvenlik görevlisi) görevdeyken tanınmamak için sivil giyen plainclothes adj.
(polis, güvenlik görevlisi) görevdeyken tanınmamak için sivil giyen plain-clothes adj.
sivil toplum (kuruluş, örgüt) civil adj.
sivil (polis) undercover adj.
Colloquial
sivil polis undercover cop n.
sivil radyo yayın bandını kırmaya çalışan kimse breaker n.
sivil radyo yayın bandını kullanmaya çalışan kimse breaker n.
sivil kıyafet civies n.
Idioms
sivil hayatta in civvy street expr.
Trade/Economic
sivil işgücü civilian labor force n.
sivil savunma uzmanı civil defence expert n.
sivil örgüt izinleri non-governmental authorizations n.
sivil toplum örgütleri non-governmental organization n.
amerikan sivil özgürlükler birliği american civil liberties union (aclu) n.
amerikan sivil özgürlükler sendikası american civil liberties union (aclu) n.
Law
sivil olağanüstü hal planlama yüksek komitesi the supreme civil emergency planning committee n.
sivil mahkemede açılan dava civil claim n.
sivil anayasa civil constitution n.
federal sivil haklar federal civil rights n.
kazai bir görevi olan sivil memur magistrate n.
sivil hukuku civil proceeding n.
sivil takibat civil proceeding n.
sivil toplum örgütü non-governmental organization n.
antik roma'da kamu veya sivil idareden yetkili üç kimseden biri triumphery n.
daha küçük sivil ve cezai meselelerle ilgilenen mahkeme magistrate's court n.
daha küçük sivil ve cezai meselelerle ilgilenen mahkeme magistrates court n.
taşradaki kıdemli sivil yargıç ve devlet arşivleri kurumu müdürü master of the rolls n.
kraliyet tarafından atanan, bölgesinde barışı muhafaza etmekle yükümlü sivil memur justice of the peace [uk] n.
sivil haklar rights n.
sivil özgürlük prensiplerini benimseyen kimse civil libertarian n.
sivil liberter civil libertarian n.
(özellikle ihlallere karşı) sivil özgürlükleri savunan kimse civil libertarian n.