polar - Turco Inglés Diccionario

polar

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

polar — Definition

Significado:
kutupsal, zıt
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈpoʊlər/ – BrE /ˈpəʊlə/)
Categoría gramatical:
Sıfat: polar
Sinónimo:
opposite, arctic
Antónimos:
equatorial

Significados de "polar" en diccionario turco inglés : 46 resultado(s)

Inglés Turco
General
polar adj. kutup
The polar opposites always draw each other.
Zıt kutuplar her zaman birbirini çeker.

More Sentences
polar adj. zıt
We should at last stop depicting business and the protection of the climate as being polar opposites.
Nihayet iş dünyası ile iklimin korunmasını birbirine zıt kutuplar olarak göstermekten vazgeçmeliyiz.

More Sentences
Technical
polar adj. polar
Amino acid side chains can be polar, non-polar, or practically neutral.
Amino asit yan zincirleri polar, polar olmayan veya pratik olarak nötr olabilir.

More Sentences
Food Engineering
polar adj. polar
Amino acid side chains can be polar, non-polar, or practically neutral.
Amino asit yan zincirleri polar, polar olmayan veya pratik olarak nötr olabilir.

More Sentences
Chemistry
polar adj. polar
Amino acid side chains can be polar, non-polar, or practically neutral.
Amino asit yan zincirleri polar, polar olmayan veya pratik olarak nötr olabilir.

More Sentences
General
polar n. ucay
polar adj. yol gösteren
polar adj. kutupyıldızı gibi
polar adj. ucaysal
polar adj. rehber
polar adj. kutuplu
polar adj. kutupsal
polar adj. karşıt
polar adj. ters
polar adj. odak noktasında olan
polar adj. merkezi
polar adj. çevresinde olaylar gelişen
polar adj. kutupsal koordinatlara ait veya ilgili
polar adj. kutupsal koordinatlarla ifade edilen
polar adj. kutupsal koordinat sistemine ait veya ilgili
polar adj. aşırı soğuk
polar adj. dondurucu
polar adj. buz kestiren
Technical
polar adj. kutuplu
polar adj. kutupsal
polar adj. ucaylı
polar adj. ucaysal
Food Engineering
polar adj. kutuplu
polar adj. kutupsal
polar adj. ucaylı
Math
polar n. kutup doğrusu
polar adj. (koordinat sisteminde) yarı çap veya açı ile noktanın yerini gösteren
Chemistry
polar adj. elektrovalent
polar adj. elektron değerlikli
polar adj. iyonik
polar adj. dipol ile ilgili
polar adj. dipol ile karakterize
polar adj. (bir madde) iyonik bağlı kristali olan
polar adj. (kristal) iyonik bağlı
Astronomy
polar adj. (gök cisminin) kuzey ve güney kutbu üzerinden geçen
polar adj. kutup yörüngesinde ilerleyen
Linguistics
polar adj. (soru) iki uçlu
polar adj. (soru) çift yanıtlı
polar adj. (soru) hem evet hem hayır şeklinde yanıtlanabilir
Geography
polar n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Meteorology
polar adj. kutupsal

Significados de "polar" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
Technical
polar polar adj.
Amino acid side chains can be polar, non-polar, or practically neutral.
Amino asit yan zincirleri polar, polar olmayan veya pratik olarak nötr olabilir.

More Sentences
Food Engineering
polar polar adj.
Amino acid side chains can be polar, non-polar, or practically neutral.
Amino asit yan zincirleri polar, polar olmayan veya pratik olarak nötr olabilir.

More Sentences
Chemistry
polar polar adj.
Amino acid side chains can be polar, non-polar, or practically neutral.
Amino asit yan zincirleri polar, polar olmayan veya pratik olarak nötr olabilir.

More Sentences
General
polar fleece n.
Automotive
polar fleece jacket n.

Significados de "polar" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
polar bear n. kutup ayısı
polar zone n. kutup bölgesi
polar meteorology n. kutup bölgesi meteorolojisi
polar bear n. kutupayısı
non polar bond n. kutupsuz bağ
polar climate n. kutup iklimi
polar regions n. kutup bölgeleri
polar curve n. kutupsal eğri
polar star n. kutup yıldızı
polar star n. kuzey yıldızı
polar-sea n. kutup denizi
polar plunge n. buz gibi suya dalış/atlayış etkinliği
polar bear plunge n. buz gibi suya dalış/atlayış etkinliği
mars polar lander n. nasa'nın mars’taki kutup bölgesini incelemek üzere gönderdiği uzay aracı
polar star n. kılavuz
polar star n. rehber
polar star n. önder
polar opposite adj. tam zıttı
pogo (polar orbiting geophysical observatory) abrev. bir nasa uzay aracı
pogo (polar orbiting geophysical observatory) abrev. birleşik devletler'in proje amaçlı gönderdiği altı insansız uydu
Idioms
hot enough to burn a polar bear's butt expr. cehennem gibi sıcak
hot enough to burn a polar bear's butt expr. çok sıcak
hot enough to burn a polar bear's butt expr. cehennem kadar sıcak
hot enough to burn a polar bear's butt expr. aşırı sıcak
Trade/Economic
polar opposite n. kutupsal karşıt
Politics
multi-polar system n. çok kutuplu sistem
multi-polar system n. çok kutuplu sistem
multi-polar world economy n. çok kutuplu dünya ekonomisi
Technical
polar compound n. kutupsal bileşik
polar vector n. kutupsal vektör
polar moment of inertia n. polar eylemsizlik momenti
polar moment of inertia n. polar atalet momenti
polar bond n. polar bağ
polar liquid n. kutupsal sıvı
polar coordinate n. kutupsal koordinat
polar angle n. kutupsal açı
polar molecule n. kutupsal molekül
polar solvent n. çözücü olarak kullanılan kutupsal sıvı
polar line n. kutup çizgisi
polar form n. trigonometrik biçim
polar form n. kutupsal biçim
polar tension n. polar gerilim
polar current n. polarizasyon akımı
polar group n. polar grup
polar solvent n. polar çözücü
polar lights n. kutup ışınları
polar compound n. polar bileşik
polar bond n. kutupsal bağ
polar axis n. kutup ekseni
polar molecule n. polar molekül
polar curve n. kutupsal eğri
polar curve n. kutup eğrisi
polar compound n. ucaylı bileşik
polar molecule n. ucaysal molekül
polar grid n. kutupsal ızgara
polar plot n. kutupsal çizim
polar axis n. ucay ekseni
polar bear n. kutup ayısı
mass and polar moment of inertia n. kütle ve polar eylemsizlik momenti
inverse polar n. ters polariteli
inverse polar n. ters kutuplu
polar compounds n. polar bileşikler
polar group n. ucaylı küme
polar coordinates n. ucaysal konaçlar
polar molecule n. ucaylı molekül
traces of polar compounds n. eser orandaki polar bileşikler
bi-polar machine n. çift kutuplu makine
Computer
polar grid n. kutupsal ızgara
polar axis n. kutup ekseni
polar plot n. kutupsal çizim
polar coordinates n. kutupsal konaçlar
polar curve n. kutup eğrisi
Telecom
cross-polar isolation n. çapraz kutuplu ayırım
antenna cross-polar discrimination n. çapraz kutuplu anten ayrımı
cross-polar discrimination n. çapraz kutuplu ayrıştırma
polar direct-current telegraph transmission n. kutupsal doğru akımlı telgraf iletimi
polar mount n. kutupsal montaj
Electric
zinco-polar adj. çinkonun pil asidi ile teması sonucu kutuplaşan
Textile
polar fleece n. polar kumaş
Dyeing
polar bear n. kırık bir krem rengi
polar bear n. soluk turuncumsu sarı
Automotive
polar winding n. kutupsal sarım
polar moment of inertia n. kutupsal eylemsizlik momenti
Marine
polar air mass n. kutupsal hava kütlesi
polar coordinates n. kutupsal koordinatlar
Medical
non polar bond n. polar olmayan bağ
polar moment of inertia n. kutupsal atalet momenti
hyperintensity in temporal polar region and external capsule n. temporal lob polar bölge ve eksternal kapsülde hiperintensite
Psychology
polar continuum n. kutuplu süreklilik
Food Engineering
polar flagellum n. polar flagella
polar compounds n. polar bileşikler
Math
polar angle n. kutup açısı
polar line n. kutup doğrusu
polar radius n. kutupsal yarıçap
polar distance n. kutupsal uzaklık
polar equation n. kutupsal denklem
polar coordinates n. kutupsal koordinatlar
polar triangle n. kutup üçgeni
polar form n. kutupsal biçim
polar coordinates n. kutupsal konaçlar
polar form n. ucaysal biçim
polar coordinates n. ucaysal konaçlar
polar axis n. kutupsal koordinat sisteminde sabit çizgi
Geometry
polar coordinate system n. düzlemde her noktanın kutupsal koordinat dizisine sahip olduğu bir noktalar grubu
polar coordinate system n. kutupsal koordinat sistemi
polar equation of a line n. çizginin kutupsal denklemi
polar spherical triangle n. kutupsal küresel üçgen
polar spherical triangle n. üç açı noktası verilen üçgen kenarlarının kutbu olduğu küresel bir üçgen
Statistics
polar wedge diagram n. kutupsal köşe diyagramı
Physics
polar vapors n. polar buharlar
polar components of acceleration n. ivmenin polar koordinat bileşenleri
polar adsorption n. polar adsorpsiyon
polar adsorption n. ucaysal yüzerme
non-polar vapors n. polar olmayan buharlar
polar components of acceleration n. ivmenin kutupsal koordinat bileşenleri
polar forces n. zıt kuvvetler
electro-polar adj. elektropolar
electro-polar adj. elektrikle kutup haline getirilmiş
electro-polar adj. elektrikle kutuplanmış
Chemistry
polar bond n. ucaylı bağ
grafted polar polymers n. graft edilmiş polar polimerler
Biology
first polar body n. birinci kutup küreciği
polar globule n. kutup yuvarı
polar body n. olgunlaşma sırasında oositten ayrılan küçük cisim/hücre
polar body n. polar cisim
polar body n. (bakterinin kuyruklarında yoğunlaşan) metakromatik granül
Marine Biology
polar whale n. grönland balinası
polar whale n. kutup balinası
Astronomy
polar motion n. kutup hareketi
polar flattening n. kutup basıklığı
polar distance n. kutup uzaklığı
polar circle n. kutuplar dairesi
polar circle n. kutup dairesi
polar motion n. eksenucu devinimi
polar circle n. kutup çemberi
north polar distance n. gök cisminin gökyüzünde kuzey kutbuna olan mesafesi
north polar region n. kuzey kutup bölgesi
north polar region n. kuzey kutbu'nu çevreleyen kara ve denizler
polar jet n. kutupsal jet
polar cusp n. kutupsal zirve
polar wind n. kutup rüzgarı
polar-ring galaxy n. kutup halkalı galaksi
polar jet n. kutup jeti
polar-ring galaxy n. kutup halkalı gökada
polar cap n. mars'ta yer alan buzul kuşağı
polar sequence n. kutupsal dizi
polar sequence n. kuzey gök kutbu yakınlarında yer akan yıldızlar dizisi
polar dial n. dünya kutuplarını geçen büyük daireye paralel düzlemi olan bir halka
polar orbit n. kutupsal yörünge
polar clock n. yeryüzüne paralel eksende dönerek zamanı gösteren bir tür saat