premising - Turco Inglés Diccionario

premising

premising — Definition

Significado:
öncül, varsayım, dayanak
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈprɛmɪs/ – BrE /ˈprɛmɪs/)
Categoría gramatical:
İsim: premise (premises)
Sinónimo:
assumption
Antónimos:
conclusion

Significados de "premising" en diccionario turco inglés : 34 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
premise n. öncül
The Northern Dimension is a major premise in the political field.
Kuzey Boyutu siyasi alanda önemli bir öncüldür.

More Sentences
General
premise n. önerme
To us, that premise seems ideologically motivated and unsound.
Bize göre bu önerme ideolojik olarak motive edilmiş ve sağlam görünmüyor.

More Sentences
premise n. ön kabul
His novel is based on the premise that history is not objective.
Romanı, tarihin objektif olmadığı ön kabulüne dayanıyor.

More Sentences
Math
premise n. öncül
The Northern Dimension is a major premise in the political field.
Kuzey Boyutu siyasi alanda önemli bir öncüldür.

More Sentences
General
premise n. kaziye
premise n. sayıltı
premise n. mukaddeme
premise n. temel dayanak
premise n. ana konsept
premise v. önceden açıklamak
premise v. varsaymak
premise v. ima etmek
premise v. koşul olarak dayatmak
premise v. farz etmek
premise v. destekleyerek sunmak
premise v. yan argüman ile açıklamak
premise v. geçerli argüman ile tanıtmak
premise v. bir şeyi koşul olarak öne sürmek
premise v. bir şeyi koşula bağlamak
premise v. koşul sunmak
premise v. şart dayatmak
premise N. varsayım
Law
premise n. temel
premise n. dayanak
premise n. (belgede) ilk beyan
Math
premise n. mukaddem
Logic
premise n. terim
Archaic
premise v. önceden kullanmak
premise v. önceden yapmak
premise v. önceden göndermek
premise v. ilk adım olarak yapmak
premise v. ilk aşamada kullanmak
premise v. öncelikli tutmak
premise v. (tıbbi veya cerrahi tedavide) başlangıç evresinde kullanmak

Significados de "premising" con otros términos en diccionario inglés turco: 21 resultado(s)

Inglés Turco
General
false premise n. yanlış öncül
false premise n. hatalı öncül
premise [obsolete] n. ön gereklilik
premise [obsolete] n. koşul
premise [obsolete] n. şart
basic premise n. temel öncül
premise (of something) n. (bir şeyin) öncülü
premise (of something) n. (bir şeyin) ana konsepti
premise (of something) n. (bir şeyin) temel dayanağı
Trade/Economic
on-premise sales n. yerinde satış
on-premise adj. yerinde
Law
quit of premise n. kiralananı terk
public premise n. umuma açık mahal
public premise n. umumi mahal
Technical
off-premise line n. yerleşke dışı hat
Informatics
off-premise line n. bina dışı hat
Electric
on-premise line n. bina içi hat
Logic
minor premise n. küçük önerme
major premise n. büyük terim
major premise n. büyük önerme
minor premise n. küçük terim