prohibition - Turco Inglés Diccionario

prohibition

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

prohibition — Definition

Significado:
yasak, men
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˌproʊəˈbɪʃən/ – BrE /ˌprəʊɪˈbɪʃən/)
Categoría gramatical:
İsim: prohibition (prohibitions)
Sinónimo:
ban
Antónimos:
permission

Significados de "prohibition" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
prohibition n. yasaklama
The prohibition of smoking in public areas will be voted in the parliament.
Kamuya açık alanlarda sigara içilmesinin yasaklanması parlamentoda oylanacak.

More Sentences
prohibition n. yasak
The minister of transport has announced a prohibition on smoking on buses.
Ulaştırma Bakanı otobüslerde sigara içilmesine yasak getirildiğini açıkladı.

More Sentences
General
prohibition n. yasak
The minister of transport has announced a prohibition on smoking on buses.
Ulaştırma Bakanı otobüslerde sigara içilmesine yasak getirildiğini açıkladı.

More Sentences
prohibition n. içki yasağı
The aim of the Prohibition was to reduce crime and corruption.
İçki yasağının amacı suç ve yolsuzluğu azaltmaktı.

More Sentences
prohibition n. yasaklanma
One of the most important elements of our new system is the prohibition of use of the location clause.
Yeni sistemimizin en önemli unsurlarından biri de konum klozunun kullanımının yasaklanmasıdır.

More Sentences
prohibition n. yasaklama
The prohibition of smoking in public areas will be voted in the parliament.
Kamuya açık alanlarda sigara içilmesinin yasaklanması parlamentoda oylanacak.

More Sentences
Trade/Economic
prohibition n. yasaklama
The prohibition of smoking in public areas will be voted in the parliament.
Kamuya açık alanlarda sigara içilmesinin yasaklanması parlamentoda oylanacak.

More Sentences
Law
prohibition n. yasaklama
The prohibition of smoking in public areas will be voted in the parliament.
Kamuya açık alanlarda sigara içilmesinin yasaklanması parlamentoda oylanacak.

More Sentences
prohibition n. yasak
The minister of transport has announced a prohibition on smoking on buses.
Ulaştırma Bakanı otobüslerde sigara içilmesine yasak getirildiğini açıkladı.

More Sentences
General
prohibition n. nehiy
prohibition n. yasaklama yazısı
prohibition n. abd'de 1920-1933 arası içki yasağı dönemi
prohibition n. onaylamama
prohibition n. cevaz vermeme
Trade/Economic
prohibition n. yasaklama emri
prohibition n. yasak emri
Law
prohibition n. men
prohibition n. menetme
prohibition n. yasak kararı
prohibition n. yasak emri
Politics
prohibition n. men etme
History
prohibition n. alkolün yasak olduğu dönem

Significados de "prohibition" con otros términos en diccionario inglés turco: 49 resultado(s)

Inglés Turco
General
writ of prohibition n. yasaklar listesi
prohibition of alcoholic beverages n. içki yasağı
prohibition era n. (abd'de 1920-1933 arasında) alkollü içeceklerin üretiminin ve satışının yasak olduğu dönem
prohibition of association n. cemiyet yasağı
smoking prohibition n. sigara içme yasağı
smoking prohibition n. sigara yasağı
prohibition of interpretation n. yorum yasağı
Trade/Economic
import prohibition n. ithalat yasakları
export prohibition n. ihraç yasağı
prohibition of competition n. rekabet yasağı
export prohibition n. ihracat yasakları
export prohibition n. ihracat yasağı
prohibition of the placing on the market of products n. ürünün piyasaya arzının yasaklanması
prohibition of export n. ihracat yasağı
prohibition of import n. ithal yasağı
prohibition to sell n. satma yasağı
prohibition of trade n. ticaret yasağı
prohibition of competition n. rekabet memnuiyeti
import prohibition n. ithal yasağı
interest prohibition n. faiz yasağı
commercial prohibition n. ticari yasak
sales prohibition n. satış yasaklaması
Law
laws on prohibition and prosecution of smuggling n. kaçakçılığın men ve takibine dair kanunlar
judicial prohibition n. kazai yasak
legal prohibition n. kanuni yasak
writ of prohibition n. alt mahkemenin bir davayla ilgili işlem yapmasını kısıtlayan veya durduran üst mahkeme kararı
prohibition and restrictions n. yasaklar ve sınırlamalar
prohibition of trade n. ticaret yasağı
statutory prohibition n. kanuni yasak
ultra petita prohibition n. tarafların talepleriyle bağlılık ilkesi
ultra petita prohibition n. istem dışı karar verme yasağı
blanket prohibition n. istisnasız yasaklama
prohibition of discrimination n. ayrımcılık yasağı
prohibition of torture n. işkenceden men etme
prohibition of torture n. işkencenin yasaklanması
action for prohibition of infringement n. tecavüzün refi davası
prohibition of modification of work n. eserde değişiklik yapılmasını menetme
power of prohibition n. menetme yetkisi
prohibition of torture n. işkence yasağı
prohibition of entry to a country n. ülkeye giriş yasağı
Politics
the prohibition of the use of force n. kuvvet/güç kullanma yasağı
export prohibition n. ihracat yasağı
organisation for the prohibition of chemical weapons n. kimyasal silahların yasaklanması örgütü
prohibition party n. alkol yasağını savunan küçük ölçekli bir abd partisi
Institutes
organization for the prohibition of chemical weapons n. kimyasal silahsızlanma amacıyla kurulan uluslararası bir örgüt
Telecom
copy prohibition bits n. kopya yasaklama bitleri
Traffic
prohibition of stopping n. durma yasağı
Marine
prohibition of fishing n. balıkçılık yasağı
Military
opcw (organization for the prohibition of chemical weapons) abrev. kimyasal silahların yasaklanması örgütü