relations - Turco Inglés Diccionario

relations

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "relations" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
General
relations n. akrabalar
There was scarcely a driver who had not lost one of his relations.
Akrabalarından birini kaybetmeyen sürücü neredeyse yoktu.

More Sentences
relations n. ilişkiler
We will consider any additional interparliamentary relations to be enormously positive.
Parlamentolar arası her türlü ilave ilişkiyi son derece olumlu olarak değerlendireceğiz.

More Sentences
relations n. alışveriş
relations n. soy sop
relations n. aile
relations n. (sosyal, ekonomik, vb.) münasebetler
relations n. bağlantılar
relations n. bağlar
relations n. cinsel ilişki

Significados de "relations" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
domestic relations n. aile hukuku
severance of relations n. ilişkileri kesme
intersectional relations n. çevre kesişmesi
law of domestic relations n. aile hukuku
relations with indians n. kızılderililerle ilişkiler
emotional relations n. hissi münasebetler
history of labour relations n. çalışma ilişkileri tarihi
foreign economic relations n. dış ekonomik ilişkiler
public relations firm n. halkla ilişkiler firması
cultural relations n. kültürel ilişkiler
industrial relations n. endüstriyel ilişkiler
labour relations n. çalışma ilişkileri
foreign relations n. dış ilişkiler
military relations n. askeri ilişkiler
comparative industrial relations n. karşılaştırmalı endüstriyel ilişkiler
public relations and politics n. halkla ilişkiler ve politika
investor relations n. yatırımcı ilişkileri
human relations n. insan ilişkileri
labor relations n. işçi ve işveren ilişkileri
foreign relations administration n. dış ilişkiler yönetimi
religious aspects interpersonal relations n. dini açıdan kişilerarası ilişkiler
public relations campaign n. halkla ilişkiler kampanyası
power relations n. güç ilişkileri
intergroup relations n. gruplararası ilişkiler
public relations colsultants n. halkla ilişkiler danışmanları
intergenerational relations n. kuşaklararası ilişkiler
race relations in literature n. edebiyatta ırk ilişkileri
interpersonal relations n. kişilerarası ilişkiler
ethnic relations n. etnik ilişkiler
industrial relations n. endüstri ilişkileri
intergovernmental fiscal relations n. hükümetler arası mali ilişkiler
race relations n. ırk ilişkileri
emotional relations n. duygusal ilişkiler
government relations n. devlet ilişkileri
international economic relations n. uluslararası ekonomik ilişkiler
labor relations n. iş ilişkileri
sexual relations between individuals who are closely related n. ensest
customer relations n. müşteri ilişkileri
relations of production n. üretim ilişkileri
diplomatic relations n. diplomatik ilişkiler
object relations theory n. nesne ilişkileri kuramı
human relations n. beşeri münasebet
human relations n. beşeri ilişkiler
domestic relations courts n. aile mahkemeleri
mass media and race relations n. kitle iletişim araçları ve ırk ilişkileri
public relations n. halkla ilişkiler
public relations and law n. halkla ilişkiler ve hukuk
labor  unions and international relations n. işçi sendikaları ve uluslararası ilişkiler
good relations n. iyi ilişkiler
pleasant relations n. iyi ilişkiler
restoration of diplomatic relations n. diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edilmesi
member relations n. üye ilişkileri
relations with customers n. müşteri ile ilişkiler
media relations n. medya ilişkileri
bank relations n. banka ilişkileri
public relations works n. halkla ilişkiler çalışmaları
press and public relations n. basın ve halkla ilişkiler
public relations comittee n. halkla ilişkiler komitesi
official relations n. resmi ilişkiler
social relations n. sosyal ilişkiler
formal relations n. resmi ilişkiler
jewish-arab relations n. yahudi-arap ilişkileri
civil-military relations n. devlet-ordu ilişkileri
central-local government relations n. merkez-yerel yönetim ilişkileri
human being-environment relations n. insan-çevre münasebetleri
police-community relations n. polis-toplum ilişkileri
public relations department n. halkla ilişkiler bölümü
intimate relations n. iyi ilişkiler
intimate relations n. samimi ilişkiler
good neighbourhood relations n. iyi komşuluk ilişkileri
neighbourhood relations n. komşuluk ilişkileri
good neighbour relations n. iyi komşuluk ilişkileri
neighbour relations n. komşuluk ilişkileri
guest relations n. misafir ilişkileri
human relations approach n. insan ilişkileri yaklaşımı
spousal relations n. karı-koca ilişkileri
spousal relations n. eş ilişkileri
community relations programme n. toplum ilişkileri programı
community relations n. toplum ilişkileri
international relations coordinator n. uluslararası ilişkiler koordinatörü
public relations assistant manager n. halkla ilişkiler müdür yardımcısı
corporate communication and public relations n. kurumsal iletişim ve halkla ilişkiler
public relations n. kadro
public relations person n. reklam ve halkla ilişkiler sorumlusu
public relations n. profesyonel ekip
public relations man n. halkla ilişkiler yöneticisi
public-relations campaign n. reklam kampanyası
public relations man n. reklam ve halkla ilişkiler sorumlusu
public relations man n. halkla ilişkiler sorumlusu
public-relations campaign n. halkla ilişkiler çalışması
public-relations campaign n. pr çalışması
public relations person n. halkla ilişkiler yöneticisi
public relations person n. halkla ilişkiler sorumlusu
break off relations with v. alakayı kesmek
sever relations with someone v. ipleri koparmak
have sexual relations v. ilişki kurmak
break off relations v. alakayı kesmek
cement good relations with v. ile dostluk kurmak
establish harmonious relations v. ahenk kurmak
break off relations with v. yüz çevirmek
strengthen friendly relations v. dostça ilişkileri güçlendirmek
without relations adj. öksüz
public relations-based adj. halkla ilişkiler tabanlı
public relations adj. halk ile ilişkili
public relations adj. (kadro, ekip) profesyonel
Colloquial
sexual relations n. cinsel münasebetler
sexual relations n. cinsel ilişkiler
Idioms
have intimate relations with someone v. biriyle samimi ilişkiler içinde olmak
have relations with someone v. biriyle ilişkisi olmak
have relations with someone v. biriyle ilişki içinde olmak
have intimate relations with someone v. biriyle cinsel ilişkiye girmek
have (sexual) relations (with someone) v. (biriyle cinsel) ilişkisi olmak
have (sexual) relations (with someone) v. (biriyle cinsel) ilişkiye girmek
have intimate relations with v. ile cinsel ilişkiye girmek
have intimate relations with (one) v. (biriyle) samimi ilişkiler içinde olmak
have intimate relations with (one) v. (biriyle) cinsel ilişkiye girmek
have intimate relations with v. ile samimi ilişkiler içinde olmak
have relations with v. ile ilişki içinde olmak
have relations with v. ile ilişkiye girmek
have relations with v. ile ilişkisi olmak
Trade/Economic
human relations skills n. beşeri ilişkiler becerisi
intercorporate relations n. şirketlerarası ilişkiler
human relations n. beşeri ilişkiler
behavioral relations n. davranışsal ilişkiler
government relations manager n. kamu ilişkileri müdürü
public relations n. halkla ilişkiler
public relations department n. halkla ilişkiler departmanı
industrial relations court n. iş mahkemeleri
fiscal relations n. mali ilişkiler
international economic relations n. uluslararası ekonomik ilişkiler
industrial relations n. endüstriyel ilişkiler
labor relations n. iş ilişkileri
labor unions and international relations n. işçi sendikaları ve uluslararası ilişkiler
department of labour economics and industrial relations n. çalışma ekonomisi ve endüstriyel ilişkiler bölümü
public relations director n. halkla ilişkiler müdürü
public relations specialist n. halkla ilişkiler uzmanı
employee-management relations in government n. kamuda işçi-yönetim ilişkileri
industrial relations system n. işçi-işveren ilişkileri sistemi
leader-member relations n. yönetici-üye ilişkileri
industrial relations n. işçi-işveren ilişkileri
labor relations n. işçi-işveren ilişkileri
labor relations n. işçi-işveren ilişkileri toplu sözleşme görüşmeleri vb
labour relations n. işçi-işveren ilişkileri
employer-employee relations n. işveren-işçi ilişkileri
national labor relations board n. ulusal işçi-işveren ilişkileri kurulu
domestic relations law n. akrabalık kanunu
consumer relations n. tüketici ilişkileri
intergovernmental fiscal relations n. devletlerarası mali ilişkiler
employer-employee relations n. işveren-işçi ilişkileri
employee relations n. müstahdem ilişkileri