sabitleme - Turco Inglés Diccionario

sabitleme

Significados de "sabitleme" en diccionario inglés turco : 19 resultado(s)

Turco Inglés
General
sabitleme fixing n.
Now let’s turn our attention to fixing the shelf to the wall.
Şimdi dikkatimizi rafı duvara sabitlemeye verelim.

More Sentences
sabitleme fastening n.
The ECS software can be downloaded free of charge to help you choose the correct fastening product.
Doğru sabitleme ürününü seçmenize yardımcı olmak için ECS yazılımı ücretsiz olarak indirilebilir.

More Sentences
Technical
sabitleme fastening n.
The ECS software can be downloaded free of charge to help you choose the correct fastening product.
Doğru sabitleme ürününü seçmenize yardımcı olmak için ECS yazılımı ücretsiz olarak indirilebilir.

More Sentences
Automotive
sabitleme fixing n.
Now let’s turn our attention to fixing the shelf to the wall.
Şimdi dikkatimizi rafı duvara sabitlemeye verelim.

More Sentences
Biochemistry
sabitleme stabilisation n.
Image stabilisation helps in low-light, and USM AF focuses quickly and quietly.
Görüntü sabitleme düşük ışıkta yardımcı olur ve USM AF hızlı ve sessiz bir şekilde odaklanır.

More Sentences
sabitleme stabilization n.
Electronic image stabilization is used in many of the high-performance dome PTZ IP cameras.
Elektronik görüntü sabitleme, yüksek performanslı dome PTZ IP kameraların çoğunda kullanılır.

More Sentences
General
sabitleme immobilization n.
sabitleme anchorage n.
sabitleme immobilisation n.
sabitleme stabilising n.
sabitleme stabilizing n.
sabitleme fixture n.
sabitleme stabiliment n.
sabitleme fasciation n.
Technical
sabitleme riding n.
Construction
sabitleme pinning n.
Marine
sabitleme anchoring n.
Psychology
sabitleme fixation n.
Food Engineering
sabitleme fixation n.

Significados de "sabitleme" con otros términos en diccionario inglés turco: 91 resultado(s)

Turco Inglés
General
(bas davulun dış çerçevesine takılan) sabitleme klempi spur n.
kısık gözleri sabitleme squint n.
(tedavi, taşıma için) hayvan sabitleme kafesi squeeze box n.
sabitleme aparatı jig n.
(kanvas, astar) sabitleme malzemesi stop n.
(direk veya mızrakta) sabitleme yaratan tırtık yapı stop n.
(direk veya mızrakta) sabitleme yaratan tırtık yapı stop n.
Trade/Economic
fiyatları sabitleme price freeze n.
fiyat sabitleme price fixing n.
kur sabitleme currency hedging n.
fiyat sabitleme price-fixing n.
anlaşmalı fiyat sabitleme price fixing n.
fiyat sabitleme price fixation n.
anlaşmalı fiyat sabitleme price fixation n.
döviz kurunu sabitleme currency peg n.
kur sabitleme currency pegging n.
altın sabitleme gold fixing n.
altın sabitleme gold fix n.
fiyatları yasadışı olarak sabitleme price-rigging n.
Industry
yük sabitleme işçisi blocker n.
yük sabitleme işçisi bracer n.
kütük bağlama ve sabitleme işçisi hooker n.
Technical
sabitleme pimi dowel n.
sabitleme civatası fixing bolt n.
sabitleme cıvatası rigging screw n.
sabitleme vidaları fixing screws n.
sabitleme cıvatası fixing bolt n.
kamera sabitleme sistemi steadicam n.
paralel yanaklı sabitleme parallel shank fixing n.
konik sabitleme conical fixing n.
çakma uç için paralel yanaklı sabitleme parallel shank fixing for end-thrust n.
donduruculu sabitleme cryofixation n.
donduruculu sabitleme aygıtı cryofixation device n.
sabitleme tertibatları anchoring devices n.
çalışma sırasındaki ve çalışma dışındaki şartlar için sabitleme cihazları anchoring devices for in service and out of service conditions n.
fırça tutucu sabitleme elemanı brush holder mount n.
üç noktadan sabitleme three-point fixing n.
kanat sabitleme elemanı blade attachment n.
kanat sabitleme blade fixing n.
sabitleme civatası locking bolt n.
sabitleme diski location disc n.
sabitleme somunu fixing nut n.
sabitleme plakası fixing plate n.
direk sabitleme ayağı veya kızağı post holder n.
rüzgar önleyici sabitleme plakası fastening plate for draught excluder n.
bir tür yükü (odun,tahta) bağlama ve sabitleme rack lashing n.
bağlama ve sabitleme sisteminde kullanılan çubuk rack stick n.
ince işlerde masaya sabitleme görevi gören 3 ila 6 cm uzunluğunda çelik çubuk toe dog n.
duvara sabitleme cıvatası anchor rod n.
duvara sabitleme cıvatası anchor bolt n.
sabitleme malzemesi blocking n.
sabitleme aparatı lug n.
masa testeresi sabitleme aparatı fence n.
su püskürten yangın hortumunu sabitleme aparatı director [uk] n.
Computer
hız sabitleme cihazı speed locking device n.
sabitleme imi anchor tag n.
optik görüntü sabitleme ois (optical image stabilization) abrev.
Textile
sabitleme dikişi stitch-in-the-ditch n.
Construction
çubuk sabitleme bar fixing n.
donatı sabitleme bar fixing n.
sabitleme çubuğu stair rod n.
sabitleme çubuğu stairrod n.
Automotive
sabitleme bilyası yayı detent ball spring n.
volan sabitleme aleti ring gear holder n.
koltuk arkalığı sabitleme kontrolü backrest lock control n.
volan sabitleme aleti flywheel locking tool n.
ampul sabitleme yayı bulb retaining spring n.
çekme bataryası sabitleme aksamı ve destekleri traction battery holddown & supports n.
elektronik sabitleme programı electronic stability programme n.
akü sabitleme braketi battery hold-down clamp n.
kasnak sabitleme aparatı pulley holder attachment n.
eşya sabitleme filesi cargo net n.
eşya sabitleme filesi trunk/boot net n.
eşya sabitleme filesi luggage holder n.
piston segman sabitleme pimi piston ring stop n.
sabitleme kıskacı fixing clamp n.
krank kasnağı sabitleme aparatı crank pulley holder n.
(arabayı) tekerlek kelepçesi ile sabitleme clamping n.
Marine
görünür sabitleme derinliği apparent fixity depth n.
sabitleme çalışmaları anchorage works n.
yelken sabitleme halatı earing n.
(demir atma öncesi kullanılan) palamar sabitleme halatı slip rope n.
Medical
dikey sabitleme vertical fixation n.
omurga sabitleme aygıtı spinal fixation device n.
sabitleme (ortopedi) splinting n.
hasta sabitleme tahtası papoose board n.
kateter sabitleme catheter fixation n.
Psychology
görsel sabitleme visual fixation n.
Chemistry
kimyasal sabitleme chemical fixation n.
kimyasal sabitleme maddesi fixing agent n.
Sport
(dağcılıkta) iki halat sabitleme zemini arasındaki yol bölümü pitch n.