saklama - Turco Inglés Diccionario

saklama

Significados de "saklama" en diccionario inglés turco : 39 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
saklama hiding n.
saklama concealment n.
General
saklama storage n.
Thirdly, the data storage periods are still far too long.
Üçüncü olarak veri saklama süreleri hala çok uzundur.

More Sentences
Trade/Economic
saklama custody n.
It takes time for custody solutions to gain trustworthiness.
Saklama çözümlerinin güvenilirlik kazanması zaman alır.

More Sentences
Technical
saklama storage n.
Thirdly, the data storage periods are still far too long.
Üçüncü olarak veri saklama süreleri hala çok uzundur.

More Sentences
General
saklama safekeeping n.
saklama secretion n.
saklama stowing n.
saklama embosoming n.
saklama shrining n.
saklama keeping n.
saklama safe custody n.
saklama store n.
saklama retention n.
saklama cover-up n.
saklama reservation n.
saklama conservation n.
saklama withholdment n.
saklama retaining n.
saklama hush-hush n.
saklama delitescence n.
saklama dern n.
saklama overhold n.
saklama superinducement n.
saklama superinduction n.
saklama perpetuation n.
saklama stge (storage) abrev.
saklama stge. (storage) abrev.
saklama stor (storage) abrev.
Colloquial
saklama lid n.
Law
saklama bailment n.
saklama depositum n.
Technical
saklama preservation n.
Computer
saklama save n.
Psychology
saklama retention n.
Marine Biology
saklama stroge n.
Military
saklama camouflage n.
Slang
saklama garde n.
saklama down low n.

Significados de "saklama" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
saklama kabı container n.
General
duygularını saklama dissimulation n.
ambarda saklama ensilaging n.
gerçek ismini saklama anonymity n.
örterek saklama veiling n.
bilgi saklama ve geri alma sistemleri information storage and retrieval systems n.
ambarda saklama ensiling n.
saklama kabı storage box n.
saklama ve koruma yeri depot n.
kalbinde saklama ensouling n.
merkezi saklama global custody n.
saklama kutusu storage box n.
sır saklama secrecy n.
yarı iletken saklama aletleri semiconductor storage devices n.
sarıp saklama enwrapping n.
dondurup saklama deepfreeze n.
kutsal kitapları saklama yeri (yahudilerde) genizah n.
arşivde saklama archival storage n.
arşivde saklama archiving n.
gizlilik ve sır saklama privacy and secrecy n.
(ölüye ait) kül saklama küpü urn n.
saklama dolabı storage locker n.
saklama torbası freezer bag n.
saklama poşeti freezer bag n.
müzede saklama museumization n.
müzede saklama museumification n.
müzede saklama museumisation n.
saklama kabı container n.
saklama kavanozu storage jar n.
ufak depo şeklindeki bisiklet saklama yeri bicycle shed n.
ufak depo şeklindeki bisiklet saklama yeri bike shed n.
(eşya) saklama çantası storage bag n.
hayvan postu doldurma, hayvan postunu doldurup canlı gibi saklama taxidermy n.
hayvan postu doldurma, hayvan postunu doldurup canlı gibi saklama taxidermy n.
hayvan postu doldurma, hayvan postunu doldurup canlı gibi saklama taxidermy n.
külah biçimi verilmiş saklama kağıdı twist [brit] n.
saklama yeri bank n.
saklama yeri bank n.
saklama kabı jampot n.
saklama kabı jamjar n.
kaydırmalı kilitli saklama torbası zipper storage bag n.
kaydırmalı kilitli saklama torbası slider storage bag n.
ağzına kadar dolu olan kül saklama vazosu urnful n.
(ölüye ait) kül saklama vazosunun alabileceği miktar urnful n.
saklama yeri woodwork n.
kumarda özel kullanım için bir veya daha fazla deste kartını saklama holdout n.
(kumarda) daha sonra kullanmak için kartları saklama holdout n.
evde saklama home-dwelling n.
depoda saklama repositing n.
mahkumları denetçilerden saklama ghosting n.
saklama alanı impound n.
niyetini saklama dissemblance n.
akılda saklama yeri pigeonhole n.
saklama kabı containant n.
dondurucuda saklama store in the freezer n.
tedarik saklama amaçlı kullanılan dolap supply closet n.
(video oyunlarında) oyunun program desteği ile en hızlı şekilde bitirilişini kaydederken saklama modunu kullanma re-record n.
çömlek yapısındaki saklama kabı stean [dialect] n.
bir şeyi saklama reservatory n.
cam saklama kavanozu fruit jar n.
emanet saklama safekeeping N.
saklama yeri depository N.
Proverb
kendini saklama don't hide your light under a bushel
Colloquial
saklama kutusu bing [dialect] [uk] n.
buz alım-satım, saklama, satış ve teslimatı ile ilgilenen erkek ice man n.
Idioms
aslını saklama false colors n.
iç yüzünü saklama false colors n.
kendini saklama false colors n.
Speaking
benden gerçekleri saklama don't keep the truth from me expr.
Trade/Economic
saklama hizmeti custodian service n.
saklama süresi preservation period n.
defter ve belgeleri saklama süresi preservation period n.
müşteri ismine saklama sistemi customer name based custody system n.
takas ve saklama giderleri settlement and custody expenses n.
takas ve saklama merkezinden alacaklar settlement receivables from depositories n.
hesaben saklama book entry n.
takas ve saklama merkezine borçlar settlement payables to depositories n.
bankaların saklama ve portföy yönetimi bölümü trust department n.
saklama kuruluşu depository institution n.
portföy saklama ve yönetme servisi fiduciary service n.
saklama komisyonları settlement and custody revenues n.
saklama servisi veren kurum custodian n.
saklama hesabı custodian account n.
saklama ücreti deposit fee n.
saklama ücreti safe custody charge n.
taşıma ve saklama koşulları transportation and storage conditions n.
müşteri bazında saklama customer based custody n.
değer saklama aracı store of value n.
takas ve saklama merkezi depository trust company (dtc) n.
saklama ömrü shelf life n.
saklama bankası custodian bank n.
saklama kuruluşu custodian bank n.
saklama kuruluşu custodian n.
ermenistan saklama kurumu central depository of armenia n.
saklama hizmeti custodian service n.
saklama kuruluşu depository institution n.
servet saklama ve koruma aracı storehold of wealth n.
Law
cürüm işleyeni saklama harboring a felon n.
eşyayı cürmiyeyi saklama concealing items obtained from felony n.
cürüm işleyeni saklama hiding a criminal n.
çocuğun nesebini saklama concealment of birth n.
saklama payı retention n.
suçluyu saklama harbouring an outlaw n.
suçluyu saklama harboring an outlaw n.
saklama sözleşmesi safekeeping contract n.
sır saklama yükümlülüğü confidentiality obligation n.
amerika'da yasal olarak bulunma hakkı olmayan kimseye yardım etme veya bu kişiyi saklama alien harboring n.
kanun kaçağını saklama reset [obsolete] n.
Politics
takas ve saklama merkezleri settlement and custody centres n.
Industry
belirli bir ürün için üretilmiş, yeniden kullanılabilir saklama veya nakliye kutusu chest n.
plastik saklama kabı tupperware n.
Insurance
konservasyon şirketin saklama payı riziko üzerinden kendi sorumluluğu altında tuttuğu net miktar retention n.
Technical
saklama komutu storage instruction n.
saklama süresi retention period n.
taşıma ve saklama koşulları transportation and storage conditions n.
veri saklama birimi data storage unit n.
korumalı saklama protected storage n.
basamaklı saklama yönetimi hierarchical storage management n.
otomatik saklama sıklığı autosave frequency n.
geçici saklama temporary storage n.
saklama modülü storage module n.
saklama ortamı storage medium n.
saklama dönemi retention period n.
otomatik saklama autosave n.
saklama birimi storage unit n.
optik bilgi saklama optical information storage n.
sayısal bilgi saklama digital information storage n.
çift yüzlü saklama ortamı double-sided media n.
bilgi saklama kısmı storage n.
görüntü saklama tüpü display storage tube n.
görüntü saklama tüpü image storage tube n.
soğukta saklama cold storage n.
dondurucuda saklama refrigeration n.
yaşamsal faaliyetini kaybetmiş hayvan veya insanlara uygulanan polimerlerle kaplayarak bozulmadan saklama yöntemi plastination n.
sayısal saklama ortamı digital storage media n.
saklama koşulları storage conditions n.
saklama sıcaklığı storage temperature n.
saklama numunesi retention sample n.
elektrokimyasal saklama kapasitesi pseudocapacitance n.
saklama donanımı sink n.
Computer
saklama kapasitesi storage space n.
saklama aygıtı storage device n.
saklama gövdesi storage chassis n.
saklama yeri store location n.
veri saklama ortamı data storage medium n.
saklama kütüğü save file n.
sistem saklama yetkisi save system authority n.
günlüğü saklama yöntemi retain log n.
veri saklama aygıtı data storage device n.
arşivde saklama archival storage n.