scholar - Turco Inglés Diccionario

scholar

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

scholar — Definition

Significado:
akademisyen, bilgin
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈskɑːlər/ – BrE /ˈskɒlə/)
Categoría gramatical:
İsim: scholar (scholars)
Sinónimo:
academic, researcher
Antónimos:
layperson

Significados de "scholar" en diccionario turco inglés : 16 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
scholar n. bilgin
Charlotte is an excellent scholar.
Charlotte harikulade bir bilgindir.

More Sentences
scholar n. bilim insanı
The speech of the scholar is well worth listening to.
Bilim insanının konuşması dinlemeye değer.

More Sentences
scholar n. alim
Western orientalists and Muslim scholars alike preferred to interpret the history of Islam in a conservative way.
Batılı oryantalistler ve Müslüman alimler, İslam tarihini muhafazakar bir şekilde yorumlamayı tercih ettiler.

More Sentences
General
scholar n. bilge
A great scholar is not necessarily a good teacher.
Büyük bir bilgenin iyi bir öğretmen olması gerekmez.

More Sentences
scholar n. bursiyer
She is a Rhodes scholar at the University of Oxford.
Oxford Üniversitesi'nde Rhodes bursiyeridir.

More Sentences
scholar n. bilim adamı
The beginning of agriculture changed human history and has fascinated scholars for centuries.
Tarımın başlangıcı insanlık tarihini değiştirdi ve yüzyıllar boyunca bilim adamlarını büyüledi.

More Sentences
scholar n. bilim insanı
The speech of the scholar is well worth listening to.
Bilim insanının konuşması dinlemeye değer.

More Sentences
scholar n. akademisyen
He is one of the leading constitutional scholars in the country.
Kendisi ülkenin önde gelen anayasa akademisyenlerinden biridir.

More Sentences
scholar n. allame
scholar n. edip
scholar n. mektepli
scholar n. eğitimini almış kimse
scholar n. okumuş kimse
scholar n. burslu öğrenci
scholar n. uzman
Archaic
scholar n. öğrenci

Significados de "scholar" con otros términos en diccionario inglés turco: 30 resultado(s)

Inglés Turco
General
muslim preacher-scholar-clergyman n. hoca
religious scholar n. din alimi
religious scholar n. din bilgini
islamic scholar n. islam alimi
lay scholar n. alaylı bilgin
lay scholar n. eğitim almadan bir bilim alanında uzmanlaşmış kimse
modern scholar n. günümüz bilgini
modern scholar n. modern alim
modern scholar n. modern bilgin
Idioms
a gentleman and a scholar [cliché] n. beyefendi bir insan
a gentleman and a scholar [cliché] n. saygıdeğer bir kişi
a gentleman and a scholar [cliché] n. takdire şayan bir kişi
a scholar and a gentleman n. saygıdeğer bir kişi
a scholar and a gentleman n. tam bir centilmen
a scholar and a gentleman n. beyefendi bir insan
a scholar and a gentleman n. takdire şayan bir kişi
Speaking
you are scholar and a gentleman expr. birisine (yapmış olduğu iyilik/yardımdan dolayı) iltifatta bulunmak amacıyla söylenen söz
Botanic
chinese scholar tree n. japon soforası
Education
scholar year n. tedris yılı
fulbright scholar program n. fulbright bursu programı
scholar year n. ders yılı
visiting scholar n. misafir öğretim üyesi
day scholar n. yatısız öğrenci
king's scholar n. (ingiltere'de) kraliyet bursu alan öğrenci
rhodes scholar n. rhodes burs programına kabul edilen öğrenci
classical scholar n. antik yunanca ve latince öğrencisi
classical scholar n. klasik öğrencisi
classical scholar n. antik yunan ve latince alanlarında eğitim gören öğrenci
research scholar n. araştırma bursiyeri
Chess
scholar's mate n. çoban matı