sels - Turco Inglés Diccionario

sels

Significados de "sels" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sel flood n.
I have now studied the flood of reports that have come in.
Şimdi gelen rapor selini inceledim.

More Sentences
General
sel flooding n.
For example, France, the Rhine valley and central Europe recently suffered flooding.
Örneğin Fransa, Ren vadisi ve orta Avrupa yakın zamanda sel felaketine maruz kalmıştır.

More Sentences
sel torrent n.
The raging torrent of the river destroyed the bridge.
Nehirden akan azgın sel köprüyü yıktı.

More Sentences
sel flood n.
I have now studied the flood of reports that have come in.
Şimdi gelen rapor selini inceledim.

More Sentences
sel water n.
sel pain n.
sel stream n.
sel inundation n.
sel deluge n.
sel overflooding n.
sel spate n.
sel alluvion n.
sel cataract n.
sel stormwater n.
sel brim [obsolete] n.
sel overflood n.
sel sluice n.
sel subundation n.
Environment
sel floodage n.
Geography
sel alluvion n.
sel flow n.

Significados de "sels" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sel basmak flood v.
General
sel sınıflama derecesi flood classification levels n.
sel kontrolu flood control n.
sel yarıntısı oluşturma gullying n.
sel mücadelesi flood fighting n.
sel riski flood risk n.
sel yönlendirme flood routing n.
yapısal sel önlemi structural flood mitigation n.
sel bilinci flood awareness n.
sel yatağı gully n.
sel müdahalesi flood response n.
sel uyarı sistemi flood warning system n.
aniden gelen sel flash flood n.
sel zararı flood damage n.
sel zararlarında sorumluluk liability for flood damages n.
sel sigortası flood insurance n.
sel taşı rubble n.
sel tehlikesi flood hazard n.
sel kontrolü flood control n.
sel suyu stormwater n.
sel sezonu flood season n.
sel baskını flood n.
sel çukuru ravine n.
büyük sel deluge n.
sel suları floodwaters n.
sel suyu floodwater n.
sel nedeniyle kara veya demiryolunda meydana gelen çöküntü wash-out n.
sel yarıntısı gully n.
sel basması flood n.
sel mağdurları flood victims n.
sel sularının açtığı vadi couloir n.
sel yatağı couloir n.
sel sularından dere couloir n.
sel mağduru flood victim n.
sel gibi olma torrentiality n.
sel pompası (itfaiyecilik) flood pump n.
sel hortumu (itfaiyecilik) flood hose n.
sel kaynaklı kayıp flood loss n.
sel baskını cataclysm n.
yeniden sel basması reflow n.
yeniden sel basması reflowing n.
sel gibi gelen şey flooder n.
sel oluğu sheuch [scotland] n.
sel oluğu sluit [africa] n.
sel oyuntusu gulch n.
sel yarıntısı gulch n.
sel suları washout n.
sel basmak deluge v.
sel altında kalmak be flooded v.
sel basmak flood out v.
sel basmak inundate v.
sel basmak flood in v.
sel gibi akmak stream v.
sel gibi akmak flood v.
sel gibi taşmak flood v.
sel mağdurları için hendek kazmak dig ditches for the flood victims v.
yeniden sel basmak reflood v.
sel basmak exundate v.
sel gibi akmak pour v.
sel altında kalmak flood v.
sel basmak surround [obsolete] v.
sel basmak spate [scotland] v.
sel gibi pouring adj.
sel gibi torrential adj.
sel hasarı potansiyeli flood damage potential adj.
sel ile ilgili torrential adj.
sel gibi flood adj.
sel basabilir floodable adj.
sel tarafından yerle bir olan flood-ravaged adj.
sel gibi in full flood adv.
sel gibi akış avalanche N.
Phrasals
sel suyuyla doldurmak deluge something with v.
birini/bir şeyi sel altında bırakmak swamp someone or something with something v.
birini/bir şeyi sel basmak swamp someone or something with something v.
bir şeyi sel almak wash something out v.
sel almak wash out v.
(bir şeye/yere) sel gibi akmak stream into (something or some place) v.
sel (birini bir şeyden/yerden) çıkmak zorunda bırakmak wash (someone) out of (something or some place) v.
sel (birini bir şeyi/yeri) terk etmek zorunda bırakmak wash (someone) out of (something or some place) v.
sel (birinin bir şeyden/yerden) ayrılmasına neden olmak wash (someone) out of (something or some place) v.
sel gibi akmak pour along v.
(bir şeyi) sel basmak deluge (something) with (something) v.
birini/bir hayvanı sel almak drown someone (or an animal) out v.
sel basmak flood with v.
(bir şeyden) sel almak/alıp götürmek flood out of (something) v.
sel almak flood out v.
birini/bir şeyi bir yerden sel alıp götürmek flood someone or something out of something v.
birini/bir şeyi bir yerden sel alıp götürmek flood someone or something out v.
-den sel almak flood out of v.
(sel, su baskını) yaşamak inundate with (something) v.
sel altında bırakmak swamp with v.
sel basmak swamp with v.
Colloquial
sel gibi gelmek flood in v.
sel gibi akmak flood into v.
sel gibi akmak flood in v.
sel gibi gelmek flood into v.
sel gibi in full flood expr.
Idioms
şiddetli yağan, taşkın veya sel halinde şey niagara n.
sel gibi akma fire hose n.
göz yaşları sel olmak break into tears v.
göz yaşları sel olmak burst out crying v.
göz yaşları sel olmak move to tears v.
göz yaşları sel olmak be in floods of tears v.
göz yaşları sel olmak cry a lot v.
göz yaşları sel olmak be in floods v.
Trade/Economic
sel kontrolü flood control n.
Law
sel basması sonucu arazinin bölünmesi avulsion n.
Politics
türkiye acil sel ve deprem iyileştirme projesi turkey emergency flood and earthquake recovery project n.
Insurance
sel ve su baskını sigortası flood insurance n.
Technical
sel geçidi flood pass n.
sel yarıntısı quady n.
sel yüksekliği flood height n.
sel kapanı flood detention dam n.
sel deresi ephemeral n.
sel yatağı birikintisi flood plain deposit n.
sel akımı supercritical flow n.
sel rejiminde akım shooting flow n.
sel kapanı flood retarding dam n.
üst sel geçidi upper flood pass n.
dikdörtgen-sel prizma rectangular prism n.
sel yatağı gully n.
sel yatağı gullet n.
sel tahmini flood forecast n.
sel bariyeri flood barrier n.
sel basmak flood v.
Computer
sel basma flooding n.
Traffic
sel hasarı flood damage n.
sel tahribatı flood damage n.
Marine
sel oluğu gully n.
sel akıntısı flood current n.
drenaj problemlerine bağlı sel felaketleri flood disasters due to drainage failure n.
Psychology
sel korkusu antlophobia n.
Math
p-sel sayılar p-adic numbers n.
Marine Biology
ani sel flash flood n.
Literature
sel gibi akan sluicy adj.
Religious
(nuh döneminde meydana gelen) sel felaketi deluge n.
Environment
sel hasarı mahkemesi lawsuit of flood disaster n.
sel afetleri tarihi history of flood disasters n.
sel dalgası flood wave n.
sel düzlüğü flood plain n.
sel afeti flood disaster n.
sel erozyonu torrent erosion n.
sel fenomeni flood phenomena n.
sel akıntısı flood flow n.
sel gözlemi flood observation n.
sel yoğunlaşma zamanı flood concentration time n.
sel tekrarlaması flood frequency n.
sel karakteristiği flood characteristics n.
sel tasarımı için su miktarı amount of water in flood design n.
sel izi flood mark n.