sesler - Turco Inglés Diccionario

sesler

Significados de "sesler" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Computer
sesler sounds n.
What are the benefits of sounds, lights, and music?
Seslerin, ışıkların ve müziğin faydaları nelerdir?

More Sentences

Significados de "sesler" con otros términos en diccionario inglés turco: 90 resultado(s)

Turco Inglés
General
konuşmaya benzeyen anlamsız sesler gibberish n.
rahatsız edici sesler çıkartan kimse yodeler n.
sürekli rahatsız eden sesler çıkaran shriller n.
garip sesler strange noises n.
tuhaf sesler strange sounds n.
garip sesler strange sounds n.
tuhaf sesler strange noises n.
ahenksiz sesler charivari n.
rahatsız edici sesler çıkartan kimse yodeller n.
yaklaşan sesler approaching voices n.
yaklaşan sesler voices approaching n.
ayakkabılarının parmak ve topuklarında bulunan metallerle ritmik sesler çıkaran dansçı tapper n.
melodik sesler çıkarabilme tunefulness n.
ağız veya burundan nefes vererek oluşturulan sesler egressive n.
devredeki akımda meydana gelen istenmeyen değişimlerden veya tüp gibi aksamların mekanik hareketinden kaynaklı olarak hoparlörde duyulan sesler microphonics n.
uyumsuz sesler hullabaloo n.
birbirine karışan sesler lurry n.
yüksek perdeli ve tekrarlanan sesler chirping n.
maymunların konuşmasına benzeyen sesler gibberish n.
cıvıltılı sesler çıkarmak chirrup v.
anlamsız sesler çıkarmak gabble v.
konuşmaya benzeyen anlamsız sesler çıkarmak gibber v.
çatırdayan sesler çıkarmak scranch v.
hindi gibi sesler çıkarmak gobble v.
cıvıldar gibi sesler çıkarmak tweedle v.
yüksek perdeden sesler çıkarmak tweedle v.
gaipten sesler duymak hear supernatural voices v.
garip sesler duymak hear strange noises v.
garip sesler duymak hear weird noises v.
tüh, vah vah gibi beğenmediğini, hoşlanmadığını gösteren sesler çıkarmak tsk-tsk v.
bazı sesler duymak hear some noises v.
şaşkınlık veya sevinç belirten sesler çıkarmak aah v.
durmaksızın yüksek sesler çıkarmak volley v.
sürat teknesinin egzozuna benzer sesler çıkarmak motorboat v.
sert sesler çıkarmak claik [scotland] v.
(kaval gibi üflemeli çalgıları) kuvvetlice üfleyip istenmeyen ikincil sesler çıkarmak overblow v.
yüksek sekle değişik sesler çıkarmak roar v.
bir hareketi tekrar ederek ritmik sesler çıkarmak drum v.
ağıt gibi sesler çıkarmak dirge v.
horul horul sesler çıkarmak snort v.
anlaşılmaz/hece benzeri sesler çıkarmak babble v.
sesler çıkarabilen fakat konuşamayan deaf without speech adj.
sempatik titreşimlerin yarattığı sesler ile ilgili sympathetic adj.
sesler bakımından phonetically adv.
melodik sesler çıkararak tunefully adv.
Phrasals
(bir şeyden) ahenksiz/gelişigüzel sesler çıkarmak jangle on (something) v.
(bir şeyden) kulak tırmalayıcı sesler çıkarmak jangle on (something) v.
Colloquial
elektronik sesler ve sintisayzırlar içeren yüksek sesle söylenen hip-hop müzik tarzı krunk [us] n.
olmayan/hayali sesler duymak hearing things v.
gaipten sesler duymak hearing things v.
gaipten sesler duymak hear things v.
Speaking
kafamdaki sesler the voices in my head expr.
Technical
(dört çan ile) farklı sesler çıkaracak şekilde çan çalma singles n.
(çan farklı sesler çıkaracak şekilde çalınırken) tek bir çanın sabit tutulduğu çalma sırası değişikliği single n.
ahenksiz sesler çıkartmak jangle v.
Computer
örnek sesler sample sounds n.
tüm sesler all audios n.
Anatomy
dış kulaktan gelen sesler ile titreşen kulak zarı myringa n.
Physics
sert cisimlerin titreşimlerle ürettiği sesler sympathetic sounds n.
Zoology
yüksek perdeden tekrarlayan sesler çıkarmak (kuş, maymun vs.) chatter v.
(maymun tekrarlayan sesler çıkarmak gibber v.
Linguistics
(bazı sınıflandırmalarda) kapantılı ünsüzler, yarı kapantılı ünsüzler, genizsi sesler ve yarı ünlüler dışındaki ünsüz continuant n.
bir sözcüğün üzerine eklenen harf veya sesler superfix n.
anlaşılmaz sesler çıkarmak jargon v.
karmaşık sesler çıkarmak jargon v.
ses tonu ve diğer sesler açısından anlamsal olarak ayırt edilebilir (kelime) tonetic adj.
artdamaksıl sesler ile ilgili velaric adj.
Religious
zikir çekerken çıkarılan sesler tongues n.
Philosophy
dilin duyum nesneleri ile ilk insanların bu nesnelere olan tepkisinin bir parçası olan sesler arasındaki doğal bir örtüşmeden ortaya çıktığını öne süren teori dingdong theory n.
dilin duyum nesneleri ile ilk insanların bu nesnelere olan tepkisinin bir parçası olan sesler arasındaki doğal bir örtüşmeden ortaya çıktığını öne süren teori ding-dong theory n.
Hunting
avlanacak hayvanı dışarı çekmek için tıkırtı, hışırtı benzeri sesler çıkarmak rattle v.
Music
(şarkı) derin bas sesler bassi profundi n.
vokal veya enstrümantal bir kompozisyonda tekli kısımlar veya sesler dizisi voice-leading n.
yaylı enstrümanda hatalı titreşimle oluşan sert sesler wolf n.
orkestradaki vurmalı sesler çıkarmak için üzerine bagetle vurulan içi boş ahşap blok woodblock n.
orkestradaki vurmalı sesler çıkarmak için üzerine bagetle vurulan içi boş bir ahşap blok wood block n.
(müzik) diğer seslerin türetildiği temel sesler generator n.
çalınan tuşlardan çıkan seslerin bir oktav üzerinde sesler üreten org düğmesi octave n.
hızlı ve kısa keman yayı darbeleriyle kesik sesler çıkarma saltato n.
hızlı ve kısa keman yayı darbeleriyle kesik sesler çıkarma saltando n.
yanlış tonlama nedeniyle kulağa uyumsuz gelen sesler discord n.
akortsuzluk nedeniyle kulağa uyumsuz gelen sesler discord n.
şarkıcı veya çalgıcının kendinden esere eklediği sesler fioriture n.
belirli sesler tarafından icra edilecek müzikal eser bölümü semichorus n.
üflemeli bir çalgıya akordunu değiştirip ikincil sesler çıkartacak derecede kuvvetle üflemek overblow v.
ahenksiz sesler çıkaran discordant adj.
Archaic
sempatik titreşimlerin yarattığı sesler ile ilgili sympathetical adj.
Ornithology
insan diline benzer sesler çıkarabilen papağan gibi hayvan anthropoglot n.
Entomology
(böcekler) vücut bölümlerini birbirine sürterek sesler çıkarmak stridulate v.
Slang
(bir uyuşturucu) etkisinde sesler duymak/halüsinasyonlar görmek trip on (something) v.