shame! - Turco Inglés Diccionario

shame!

Significados de "shame!" en diccionario turco inglés : 5 resultado(s)

Inglés Turco
General
shame! interj. utan!
shame! interj. rezilsin!
Colloquial
shame! interj. hay aksi!
shame! interj. yazık!
shame! interj. ah canım!

Significados de "shame!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
shame n. utanma
shame n. ayıp
shame n. utanç
shame v. utandırmak
General
shame n. maskaralık
shame n. günah
shame n. alınkarası
shame n. leke
shame n. kara
shame n. rezalet
shame n. ar
shame n. kepazelik
shame n. mahcubiyet
shame n. mahcupluk
shame n. utanılacak şey
shame n. hicap
shame n. yazık
shame n. haya
sense of shame n. utanma duygusu
shame of humanity n. insanlık ayıbı
shame n. yüz karası
sense of shame n. utanma hissi
name and shame n. adını karalama
name and shame n. adını ve suçunu basında ilan ederek utandırma
cover-shame [obsolete] n. utancı örten şey
shame n. utanç sebebi
shame v. birini utandırarak bir şey yapmaya mecbur etmek
feel shame for v. utanç duymak
lose all sense of shame v. ar damarı çatlamak
shame v. namusunu kirletmek
bring shame on v. rezil etmek
shame v. tecavüz etmek
put somebody to shame v. mahcup etmek
feel shame v. utanç duymak
put someone to shame v. utandırmak (birini)
put somebody to shame v. utandırmak
feel shame at v. utanmak
put something to shame v. bir şeyi gölgede bırakmak
put someone to shame v. birini rezil etmek
shame v. biçimlemek
shame v. mahcup etmek
shame v. gölgede bırakmak
shame v. yazık etmek
blush with shame v. utanmak
shame v. rezil etmek
put somebody to shame v. rezil etmek
call shame v. ateş püskürmek
put to shame v. bozmak
be left only with the shame of an intended misdeed v. ettiğiyle kalmak
shame v. ayıp etmek
be a shame v. ayıp olmak
put someone to shame v. birini gölgede bırakmak
put to shame v. bozum etmek
put someone to shame v. mahcup etmek (birini)
do one shame v. birini utandırmak
shame [dialect] v. hicap duymak
shame v. lekelemek
shame v. utanarak kaçınmak
shame v. rezil etmek
shame v. açık ara farkla yenmek
shame-proof adj. arlanmaz
shame-proof adj. utanmaz
shame-proof adj. hayasız
without shame adv. utanmadan
in shame adv. utançla
in shame adv. utanç içinde
in shame of [obsolete] prep. rezil etmek için
in shame of [obsolete] prep. utanç getirmek için
shame on you! interj. utan!
shame on you! interj. yazıklar olsun sana
shame on you! interj. aşkolsun
Proverb
tell the truth and shame the devil aleyhine bile olsa doğruyu söyle
fool me once, shame on you; fool me twice, shame on me beni bir kere aldatırsan sen utan, ikincide ben kanarsam ben utanayım
better die with honour than live with shame utançla yaşamaktansa onurla ölmek daha iyidir
there is no shame in not knowing; the shame lies in not finding out bilmemek değil öğrenmemek ayıp
there is no shame in not knowing; the shame lies in not finding out bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp
Colloquial
walk of shame n. utanç yürüyüşü
a shame n. yazık
a shame n. şanssızlık
a shame n. talihsiz bir durum
have no shame v. hiç utanması olmamak
body shame v. kişinin bedeninden utanmasına neden olmak
body shame v. bedensel görünüşüyle dalga geçmek/eleştirmek
have no sense of shame v. hiç utanması olmamak
have no sense of shame v. utanmaz arlanmaz olmak
have no sense of shame v. hiç hicap duymamak
have no sense of shame v. hiç utanmamak
have no sense of shame v. ar damarı çatlamış olmak
shame on you! expr. yazıklar olsun size!
shame on you! expr. yazıklar olsun sana!
shame of it (all) expr. ne utanç verici
would be a shame exclam. yazık olurdu
Idioms
crying shame n. büyük ayıp
a crying shame n. sorunsal
a crying shame n. sırasız durum
a crying shame n. zamansız durum
a crying shame n. şanssızlık
a crying shame n. talihsizlik
a dirty shame n. utanç vesikası
a dirty shame n. çok talihsiz durum
lose all sense of shame v. ar damarı çatlamak
hide one's face in shame v. utancından yerin dibine geçmek
put someone to shame v. birisini utandırmak
hide one's face in shame v. utancıdan yüzünü saklamak
hang one's head in shame v. utançla başını eğmek
put someone to shame v. birini utandırmak
put someone to shame v. birini yerin dibine sokmak
be a crying shame v. şanssızlık olmak
be a crying shame v. büyük talihsizlik olmak
be a crying shame v. yazık olmak
body shame v. fiziksel görünüşüyle dalga geçmek
body shame v. kilolarıyla dalga geçmek
body shame v. kilolarından utandırmak
hang your head (in/for shame) v. (utançla) başını eğmek
hang your head (in/for shame) v. (utançla) başını öne eğmek
hide face in shame v. utancından yüzünü saklamak/kimsenin yüzüne bakamamak
hide face in shame v. utancından yerin dibine geçmek
put (someone or something) to shame v. (birine/bir şeye) sütün gelmek
put (someone or something) to shame v. (birini/bir şey) rezil etmek
put (someone or something) to shame v. (birini/bir şeyi) gölgede bırakmak
put (someone or something) to shame v. (birini/bir şeyi) geride bırakmak
put (someone or something) to shame v. (birini/bir şeyi) aşmak
put (someone or something) to shame v. (birini/bir şeyi) bozum etmek/bozmak
put (someone or something) to shame v. (birini/bir şeyi) utandırmak
put (someone or something) to shame v. (birini/bir şeyi) geçmek
put (someone or something) to shame v. (birinden/bir şeyden) üstün olmak
shame the devil v. doğruyu söylemek
Speaking
shame on you expr. yazıklar olsun (sana)
for shame! expr. ne ayıp!
shame on you expr. gözüne dizine dursun
what a shame! expr. ne yazık!
it's a crying shame! expr. yazıklar olsun!
shame on you expr. ayıp sana
what a shame expr. yazıklar olsun
what a shame expr. ne kötü
what a shame expr. vah vah!
what a shame expr. ne yazık
that's a shame expr. bu bir ayıp
it's a shame what happened to you expr. sana olanlar utanç verici
it's a crying shame expr. büyük talihsizlik
it's a crying shame expr. çok yazık!
this puts me to shame expr. (bu) beni utandırdı(nız)
this puts me to shame expr. (bu) beni mahcup etti(niz)
that's a shame expr. ne yazık
shame on you expr. yazık sana
shame on you expr. yazıklar olsun sana
there's no shame in that expr. bunda utanacak bir şey yok
it's a shame expr. yazık olmuş
what a shame expr. ayıp sana
what a great shame! expr. ne büyük bir utanç/ayıp!