silindir - Turco Inglés Diccionario

silindir

Significados de "silindir" en diccionario inglés turco : 22 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
silindir roller n.
Due to too much wear and tear a roller flattened the road.
Çok fazla aşınma ve yıpranma nedeniyle bir silindir yolu düzleştirmiştir.

More Sentences
silindir cylinder n.
The one-cylinder engine on this bike produces 10 hp.
Bu motosikletteki tek silindirli motor 10 beygir güç üretiyor.

More Sentences
Technical
silindir cylinder n.
The one-cylinder engine on this bike produces 10 hp.
Bu motosikletteki tek silindirli motor 10 beygir güç üretiyor.

More Sentences
silindir roller n.
Due to too much wear and tear a roller flattened the road.
Çok fazla aşınma ve yıpranma nedeniyle bir silindir yolu düzleştirmiştir.

More Sentences
Automotive
silindir cylinder n.
The one-cylinder engine on this bike produces 10 hp.
Bu motosikletteki tek silindirli motor 10 beygir güç üretiyor.

More Sentences
General
silindir road roller n.
silindir calender n.
silindir drum n.
silindir roll n.
silindir cylindrical adj.
silindir cyl (cylinder) abrev.
Technical
silindir roll n.
silindir drum n.
Informatics
silindir platen n.
Telecom
silindir drum n.
Mechanic
silindir idle wheel n.
Construction
silindir road roller n.
silindir roadroller n.
Automotive
silindir power cylinder n.
silindir pot n.
silindir barrel n.
silindir bore n.

Significados de "silindir" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
silindir şapka topper n.
silindir şapka chimney hat n.
silindir tabanı cylinder base n.
buharlı silindir steamroller n.
silindir şapka tall hat n.
silindir şapka plug n.
silindir (motorlu araç olarak) steamroller n.
silindir şapka opera hat n.
silindir şapka stovepipe n.
silindir şapka stovepipe hat n.
silindir şapka high hat n.
silindir şapka tile n.
ana silindir main cylinder n.
silindir şapka plug hat n.
silindir şeklindeki bir odanın duvarlarına yapılan resim cyclorama n.
silindir hacmi cubic capacity n.
silindir sayısı number of cylinders n.
silindir yatağı trunnion n.
buharlı silindir steam roller n.
silindir spor çanta duffel n.
silindir şeklinde çanta duffel bag n.
silindir şeklinde çanta duffel n.
silindir spor çanta duffel bag n.
silindir şeklinde çanta duffle bag n.
manyok kökünden meyve suyu yapımında kullanılan, palmiye kabuğundan yapılmış elastik silindir tipiti n.
bir ipin silindir etrafında tam tur dönüşü lap n.
silindir şeklinde nesne bole n.
silindir şeklinde kütle bole n.
orta silindir seti kullanan hadde operatörü middler n.
daha yumuşak bir metaldeki tasarımın ters kopyasını basmak için kullanılan sertleştirilmiş kabartmalı çelik silindir mill n.
silindir şeklindeki mesafe kayıt cihazı harpoon log n.
silindir şeklinde yapılmış şey log n.
tahılın öğütülerek un haline getirildiği oluklu silindir roll n.
genellikle silindir şeklindeki süt şekeri kristali dizisi cob n.
(hindistan'da kullanılan) silindir şeklinde geniş yastık cow pillow n.
(oyma tasarım veya çivi yazılı) silindir mühür cylinder seal n.
silindir mühür cylinder n.
deriyi yıkayıp yumuşatmak için kullanılan silindir kutu pinwheel n.
delici dişli silindir pricker n.
yüksek silindir şapka plug n.
(kağıt yapımında) ıslak kağıt tomarının nemini alıp sıkıştırmak için arasından geçirildiği bir çift silindir press n.
silindir şapka crush hat n.
bisiklet tekerinin göbeğinde yer alan top veya silindir parça friction balls n.
(hadde makinesinde) oluklu iki silindir arasındaki açıklık pass n.
silindir ile donatmak cylinder v.
silindir etkisine tabi tutmak cylinder v.
silindir teçhiz etmek cylinder v.
(deriyi) silindir kutu içinde yıkayıp yumuşatmak pinwheel v.
silindir şeklinde cylindrical adj.
silindir şeklinde yuvarlanmış rolled-up adj.
silindir ile ilgili cylindric adj.
silindir şekilli cylindriform adj.
silindir köklü cylindrical-stemmed adj.
silindir ölçeğine ait cylindrometric adj.
silindir özellikli cylindric adj.
silindir biçimli cylindriform adj.
silindir ölçümünde kullanılan ölçeğe ait cylindrometric adj.
silindir saplı cylindrical-stemmed adj.
silindir kilit anahtarı türünde olan paracentric adj.
(silindir kilit ile kullanılan) kama yatağı türünde olan paracentric adj.
yarı silindir şekline ait veya ilgili semicylindrical adj.
yarı silindir şekilli semicylindrical adj.
silindir gibi cylindrically adv.
silindir şeklinde cylindrically adv.
Phrasals
silindir gibi ezip geçmek walk all over v.
Colloquial
tünel kulak pirsingi (kulak memesinde büyük bir delik oluşturan silindir şeklinde pirsing) ear tunnel n.
dört silindir 4-banger n.
binada destek elemanı olarak kullanılan betonla doldurulmuş çelik silindir lally n.
Trade/Economic
silindir kutru diameter of the cylinder n.
Industry
orta silindir setini kullanan hadde operatörü plateman n.
levhadan delinerek çıkarılmış disk veya silindir burr n.
silindir su tankı cylinder boiler n.
(bazı silindir preslerde) kağıdı silindirden kurtarmaya yarayan uzun ibreli bir alet shoefly n.
Technical
silindir tanımlama cylinder identification n.
silindir vana cylinder valve n.
silindir duvarı cylinder wall n.
silindir bloku cylinder block n.
silindir bloklarını taşıyan kısım jib frame n.
silindir kapağı bore cooling n.
silindir kapak contası head gasket n.
silindir şapka silk hat n.
rektifiye edilmiş silindir rebored cylinder n.
ana silindir master cylinder n.
ön silindir front roller n.
anormal silindir sıcaklığı abnormal cylinder temperature n.
silindir yağlaması cylinder lubrication n.
silindir yağlayıcısı cylinder oiler n.
teleskopik silindir telescopic cylinder n.
silindir borusu cylinder tube n.
silindir başlığı cylinder head n.
rakkas silindir dancing roller n.
silindir biçimli dikişsiz boru cylindirical shaped seamless tube n.
silindir kapak cıvatası head bolts n.
silindir aralığı roller setting n.
silindir çaplarının ölçülmesinde kullanılan alet internal dial gauge n.
silindir gömleği faturası cylinder liner height n.
vibrasyonlu silindir vibratory roller n.
silindir kapağı kiti cylinder head kit n.
silindir gömleği duvarı liner wall n.
silindir fıçı cylinder barrel n.
silindir kapağı cylinder head n.
iç silindir inner cylinder n.
silindir kapak cylinder' gate n.
sert döküm silindir chilled roll n.
seramik silindir ceramic cylinder n.
motor silindir hacmi engine displacement n.
bakır silindir copper cylinder n.
silindir sayısı number of cylinders n.
silindir bileziği cylinder collar n.
içi dolu silindir recess n.
alt silindir başlangıç parçası bottom roller extension n.
yastık görevi gören silindir cushion cylinder n.
silindir koruması cylinder protection n.
üst silindir tutucu top roller retainer n.
silindir çapı cylinder bore n.
anormal silindir basıncı abnormal cylinder pressure n.
silindir kapak cıvata delikleri cylinder head bolt holes n.
yardımcı silindir auxiliary cylinder n.
silindir bağlantısı cylinder connection n.
silindir pistonu cylinder piston n.
silindir yağı cylinder oil n.
dami silindir dummy cylinder n.
silindir hacmi displacement n.
içi dolu silindir roller without recess n.
silindir tamburu cylinder drum n.
keçi ayağı silindir sheep foot roller n.
vibrasyonlu silindir vibrating roller n.
l kafalı silindir l head cylinder n.
silindir mukavemeti cylinder strength n.
silindir çapı cylinder dimensions n.
silindir değişmezi cylinder constant n.
silindir kapak cıvatası cylinder head bolt n.
silindir kapağı somunu cylinder head nut n.
silindir grafiği cylinder chart n.
silindir ceketi cylinder jacket n.
geciktirici silindir inhibitor cylinder n.
silindir blok cylinder block n.
buharlı silindir steam roller n.
silindir bloğu cylinder block n.
silindir kapak circular type gate n.
yüzeyi silindir yüzeyi şeklinde olan mercek cylindrical lens n.
silindir ucu cylinder end n.
ıslak silindir gömleği wet liner n.
silindir gömleği kiti cylinder liner kit n.
silindir kapağı contası cylinder head gasket n.
silindir kapağı head n.
silindir kafası cylinder head n.
vibrasyonlu silindir tamping roller n.
silindir ortalama basıncı cylinder mean pressure n.
silindir gömleği dry liner n.