slate! - Turco Inglés Diccionario

slate!

Significados de "slate!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
slate n. barut rengi
crude slate n. ham petrol
slate n. arduvaz levhası
slate n. kayağantaş
slate n. aday listesi (seçim için)
slate n. sleyt
slate n. yazı taşı
slate n. yazı tahtası
argillaceous slate n. killi şist
slate n. film çekim tahtası
slate n. arduvaz
slate n. taş tahta
slate n. kayrak
slate n. kayağantaş levhası
clean slate n. temiz bir sayfa
clean slate n. yeni bir başlangıç
slate pencil n. levha kalemi
slate-pencil n. taş kalem
dark slate blue n. koyu arduvaz mavisi
blank slate n. beyaz/boş sayfa
blank slate n. boş levha
slate [uk] n. parça başı iş yapılan bir atölyede dizgicinin nüsha bitince üzerine adını yazdığı taş
slate club [uk] n. belirli bir amaç için ortak fonda para biriktiren bir grup insan
braille slate n. braille alfabesi yazma aleti
slate globe n. yüzeyi arduvaza benzeyen yapay malzemeden üretilmiş küre
slate v. belirlemek
slate v. yerden yere çarpmak
slate v. cezalandırmak
slate v. kınamak
slate v. kararlaştırmak
slate v. azarlamak
slate v. şiddetle eleştirmek
slate v. önermek (aday)
slate v. arduaz kaplamak
clean the slate v. geçmişe sünger çekmek
start with a clean slate v. beyaz sayfa açmak
start with a clean slate v. beyaz bir sayfa açmak
wipe the slate clean v. geçmişe sünger çekmek
slate v. önceden belirlemek
slate v. önceden takdir etmek
slate [dialect] [uk] v. takip etmek
slate v. fena dövmek
slate [dialect] [uk] v. köpeği üzerine salmak
slate v. geleceğini belirlemek
slate v. kesici aletle etleri derisinden sıyırmak
slate v. şiddetle yumruklamak
slate v. zamanlamak
slate v. arduvaz döşemek
slate v. (etini) kesici aletle sıyırmak
slate v. iş veya amaca tayin etmek
slate v. saptamak (tarih/gün)
slate v. adını çizelgeye kaydetmek
slate v. belirli bir zaman veya yer için planlamak
slate v. takvim belirlemek
slate v. çizelgelemek
slate v. hedefe yönelik hareket ettirmek
slate v. peşinen buyurmak
slate v. programlamak
slate adj. kayağantaşından yapılmış
slate-gray adj. barut rengi
slate-grey adj. barut rengi
slate adj. koyu mavimsi gri
slate adj. arduvaz içeren
slate adj. arduvaz renginde olan
on the slate [uk] adv. ismi tahtada yazılı olarak
on the slate [uk] adv. dizgilenecek kopya olmadan
on the slate [uk] adv. dizgilenecek kopya olmadan
on the slate [uk] adv. ismi tahtada yazılı olarak
Phrasals
slate for v. bir şeyi ilerde belirli bir zamanda yapmayı planlamak
slate for v. bir kimseyi bir görev için seçmek veya önermek
slate (someone or something) for (something) v. (birinin/bir şeyin bir şey) yapmasını kararlaştırmak
slate (someone or something) for (something) v. (birinin/bir şeyin bir şeyi) belirli bir zamanda yapmasını planlamak
Colloquial
on (one's) slate expr. (birinin) ileri/sonraki planlarında
on (one's) slate [old-fashioned] expr. (birinin) borç/veresiye listesine
on (one's) slate expr. (birinin) listesinde
on (one's) slate expr. (birinin) önünde
on (one's) slate [old-fashioned] expr. (birinin) hesabına
on (one's) slate expr. (birinin) ilerleyen programında/takviminde
on (one's) slate expr. (birinin) gelecekteki programında/takviminde
Idioms
a clean slate n. yeni bir başlangıç
a clean slate n. temiz bir sayfa
a clean slate n. yeni bir sayfa
the slate wiped clean n. temiz defter
start with a clean slate v. sil baştan yapmak
scrub the slate clean v. geçmişe sünger çekmek
have a slate loose v. keçileri kaçırmak
wipe the slate clean v. sil baştan yapmak
start over with a clean slate v. beyaz bir sayfa açmak
start over with a clean slate v. yeni bir başlangıç yapmak
start off with a clean slate v. yeni bir başlangıç yapmak
start off with a clean slate v. temiz bir sayfa açmak
start off with a clean slate v. beyaz bir sayfa açmak
start over with a clean slate v. temiz bir sayfa açmak
wipe someone's slate clean v. geçmişe sünger çekmek
keep (one's) slate clean v. beladan uzak durmak
keep (one's) slate clean v. hiçbir suça bulaşmamak
keep (one's) slate clean v. adı herhangi bir olaya karışmamak
keep (one's) slate clean v. temiz bir sicili olmak
(put something) on the slate v. sonra ödemek
(put something) on the slate v. veresiye almak
(put something) on the slate v. hesaba yazdırmak
(put something) on the slate v. veresiye yazdırmak
(put something) on the slate v. veresiye defterine yazdırmak
start with a clean slate v. yeni bir sayfa açmak
have a clean slate v. sil baştan başlamak
have a clean slate v. temiz bir sayfa açmak
have a clean slate v. beyaz bir sayfa açmak
start with a clean slate v. temiz bir sayfa açmak
start with a clean slate v. yeni bir başlangıç yapmak
have a clean slate v. yeni bir sayfa açmak
have a clean slate v. yeni bir başlangıç yapmak
on your slate [uk] expr. veresiye
on the slate [uk] expr. veresiye
on the slate [uk] expr. sonra ödemek şartıyla
on the slate [uk] expr. krediyle
on the slate [uk] expr. ileride ödemek şartıyla
on the slate expr. gelecek
on the slate [old-fashioned] [uk] expr. sonra ödemek şartıyla
on your slate [uk] expr. sonra ödemek şartıyla
on your slate [uk] expr. krediyle
on the slate [old-fashioned] [uk] expr. krediyle
on the slate [old-fashioned] [uk] expr. ileride ödemek şartıyla
on your slate [uk] expr. ileride ödemek şartıyla
on the slate expr. sırada
on the slate [old-fashioned] [uk] expr. veresiye
on the slate expr. önünde
on the slate expr. planlanmış
Politics
slate n. aday listesi
slate n. atamaya veya seçime aday gösterilen grup
slate of electors n. seçmenler listesi
Industry
slate ax n. çatı kaplamada kullanmak üzere arduvaz levhaları şekillendirmeye ve çiviler için üzerlerinde delikler açmaya yarayan balta uçlu bir alet
Technical
slate n. kara kayağan
ferruginous slate n. demirli kayağantaş
ferruginous slate n. demirli arduvaz
slate n. damtaşı
bond of a slate n. alttaki levhanın çivisiyle üstteki levhanın alt köşesi arasındaki mesafe
bond of a slate n. bir levhanın üstü ile diğer levhanın altı arasındaki mesafe
polishing slate n. perdah taşı
polishing slate n. cam, mermer ve metallerin cilalanmasında kullanılan bir mineral
slate n. kemik kömürü
slate n. tabakalı kayaç parçası
slate n. tabakalı kayaç katmanı
slate n. yassı tuğla
slate n. çatı ve dış cephe kaplamasında kullanılan kiremit şekilli yapı unsuru
slate n. tabakalı kayaca ait ince ve düz levha
slate n. kiremit
slate n. yüksek miktarda kül içeriğine sahip yapraklı kömür
slate n. karbonlu şeyl
talc slate n. saf olmayan arduvazlı bir talk çeşidi
Computer
slate n. arduvaz