smuggling - Turco Inglés Diccionario

smuggling

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

smuggling — Definition

Significado:
kaçakçılık
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈsmʌɡlɪŋ/ – BrE /ˈsmʌɡlɪŋ/)
Categoría gramatical:
İsim: smuggling (uncountable)

Significados de "smuggling" en diccionario turco inglés : 7 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
smuggling n. kaçakçılık
The police force intends to clamp down on drug smuggling.
Polis gücü uyuşturucu kaçakçılığını engellemeyi amaçlamaktadır.

More Sentences
General
smuggling n. kaçakçılık
The police force intends to clamp down on drug smuggling.
Polis gücü uyuşturucu kaçakçılığını engellemeyi amaçlamaktadır.

More Sentences
Trade/Economic
smuggling n. kaçakçılık
The police force intends to clamp down on drug smuggling.
Polis gücü uyuşturucu kaçakçılığını engellemeyi amaçlamaktadır.

More Sentences
Law
smuggling n. kaçakçılık
The police force intends to clamp down on drug smuggling.
Polis gücü uyuşturucu kaçakçılığını engellemeyi amaçlamaktadır.

More Sentences
General
smuggling n. gümrük kaçakçılığı
Law
smuggling n. gümrük kaçakçılığı
smuggling n. kaçakçılık suçu

Significados de "smuggling" con otros términos en diccionario inglés turco: 66 resultado(s)

Inglés Turco
General
fuel smuggling n. akaryakıt kaçakçılığı
human smuggling n. insan kaçakçılığı
arms smuggling n. silah kaçakçılığı
historical artifact smuggling n. tarihi eser kaçakçılığı
law on the prevention and prosecution of smuggling n. kaçakçılığın men ve takibine ilişkin kanun
migrant smuggling n. göçmen kaçakçılığı
fighting against smuggling n. kaçakçılıkla mücadele
hashish smuggling n. esrar kaçakçılığı
law on the prevention and prosecution of smuggling n. kaçakçılığın men ve takibine ilişkin kanun
smuggling of foreign exchange n. döviz kaçakçılığı
historical artifacts smuggling n. tarihi eser kaçakçılığı
drug smuggling n. uyuşturucu kaçakçılığı
indicators of smuggling n. kaçakçılığın göstergeleri
indicator of smuggling n. kaçakçılık göstergesi
be engaged in arms smuggling v. silah kaçakçılığı yapmak
prevent weapons smuggling v. silah kaçakçılığını engellemek
prevent arms smuggling v. silah kaçakçılığını engellemek
Trade/Economic
anti smuggling and organized crime department of police office of ankara n. ankara emniyet müdürlüğü kaçakçılık ve organize suçlarla şube müdürlüğü
foreign exchange smuggling n. döviz kaçakçılığı
foreign exchange smuggling n. kambiyo kaçakçılığı
Law
laws on prohibition and prosecution of smuggling n. kaçakçılığın men ve takibine dair kanunlar
simple smuggling n. adi kaçakçılık
migrant smuggling and human trafficking n. göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti
smuggling law n. kaçakçılık kanunu
weapons smuggling n. silah kaçakçılığı
tobacco smuggling n. tütün kaçakçılığı
cigarette smuggling n. sigara kaçakçılığı
smuggling and organized crimes n. kaçakcılık ve organize suçlar
anti-smuggling law n. kaçakçılıkla mücadele kanunu
directorate of anti-smuggling and organized crime branch n. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele şube müdürlüğü
prevention and monitoring of smuggling n. kaçakçılığın men ve takibi
smuggling of migrants n. göçmen kaçakçılığı
smuggling ring n. kaçakçılık çetesi
department of anti-smuggling and organized crime n. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele şube müdürlüğü
prevent weapons smuggling v. silah kaçakçılığını engellemek
Politics
anti-smuggling data bank n. kaçakçılık bilgi bankası
human smuggling n. insan kaçakçılığı
smuggling of migrants n. göçmen kaçakçılığı
migrant smuggling n. göçmen kaçakçılığı
Institutes
department of anti-smuggling and organized crime n. kom başkanlığı
department of anti-smuggling and organised crime n. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele dairesi
department of anti-smuggling and organized crime n. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele dairesi
department of anti-smuggling and organised crime n. kom başkanlığı
department of anti-smuggling and organised crime n. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele daire başkanlığı
department of anti-smuggling and organized crime n. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele daire başkanlığı
department of anti-smuggling and organised crime n. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele dairesi başkanlığı
department of anti-smuggling and organized crime n. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele dairesi başkanlığı
department of anti-smuggling of commercial commodities n. ticari eşya kaçakçılığıyla mücadele dairesi
smuggling, intelligence coordination board n. kaçakçılık istihbarat koordinasyon kurulu
section of archiving, recording for smuggling n. kaçakçılık, arşiv ve sicil şubesi
section of intelligence coordination for smuggling n. kaçakçılık istihbarat koordinasyon şube müdürlüğü
smuggling, intelligence coordination board n. kaçakçılık istihbarat koordinasyon kurulu
department of anti-smuggling n. kaçakçılıkla mücadele dairesi başkanlığı
department of smuggling, intelligence, operation and data collection n. kaçakçılık, istihbarat, harekât, bilgi toplama dairesi
department for fighting against smuggling and organized crimes n. kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele daire
section of smuggling n. kaçakçılık şubesi
section of smuggling operation and appraisal n. kaçakçılık, harekât ve değerlendirme şubesi
airport customs enforcement smuggling and intelligence directorate n. havalimanı gümrük muhafaza kaçakçılık ve istihbarat müdürlüğü
Aeronautic
air smuggling event n. uyuşturucu kaçırdığı şüphesi olan uçağın kalkışı/inişi
Military
weapon and ammunition smuggling n. silah-mühimmat kaçakçılığı
surface smuggling event n. (uyuşturucu operasyonlarında) şüpheli aracın menzile girmesi
British Slang
peanut smuggling n. dik meme uçlarının tişörtten belli olması
smuggling peanuts n. dik meme uçları tişörtünden belli olan kadın
smuggling peanuts n. dik ve iri göğüsleri elbisesinden belli olan kadın
Star Wars
hutt cartel smuggling site n. hutt karteli kaçakçılık alanı
rebel smuggling ship n. asi kaçakçılım gemisi