soluklu - Turco Inglés Diccionario

soluklu

Significados de "soluklu" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
General
soluklu windy adj.
Colloquial
soluklu breathed adj.
Linguistics
soluklu aspirated adj.
soluklu breathy adj.
soluklu rough adj.
soluklu softened adj.

Significados de "soluklu" con otros términos en diccionario inglés turco: 39 resultado(s)

Turco Inglés
General
soluklu okuma aspiration n.
resmi bir tören sonrası düzenlenen uzun soluklu kutlama vin d'honneur [fr] n.
uzun soluklu tartışma, görüş alış verişi ya da konuşma talkathon n.
uzun soluklu olma aeolism n.
yunancada iki işaretle gösterilen soluklu okumanın varlığı veya yokluğu breathing n.
yunancada soluklu okumanın olup olmadığını gösteren iki işaretten her biri breathing n.
uzun soluklu zor süreç marathon n.
soluklu okumak aspirate v.
uzun soluklu (yazı vb) long winded adj.
uzun soluklu long-termed adj.
uzun soluklu long-running adj.
uzun soluklu lasting adj.
uzun soluklu longwinded adj.
uzun soluklu long-lived adj.
uzun soluklu prolixious [obsolete] adj.
Idioms
uzun soluklu ve zor bir faaliyetin son dönemleri the home stretch n.
uzun soluklu bir hikaye the whole megillah n.
uzun soluklu bir sürece girmek/kendini adamak be in something for the long haul v.
uzun soluklu (bir sürece) girmiş/kendini adamış in (something) for the long haul expr.
Trade/Economic
uzun soluklu secular adj.
Industry
her bir çalışanın üretimini azaltarak işin daha uzun soluklu olmasını sağlama politikası restrictionism n.
Informatics
uzun soluklu bellek long-term memory n.
kısa soluklu bellek short-term memory n.
Veterinary
kısa soluklu short breathed adj.
Marine Biology
iki soluklu lamper eel n.
Literature
uzun soluklu elliptical adj.
Linguistics
boğumlanma noktası ötümlü ve soluklu bir konuşma sesi arasında olan ünsüz harf media n.
(antik yunancada) soluklu ses rough breathing n.
kelimenin soluklu okunacağını gösteren bir işaret spiritus asper n.
kelimenin soluklu okunacağını gösteren bir işaret spiritus lenis n.
(ses) soluklu ingressive adj.
soluklu sese ait veya ilgili ingressive adj.
Music
tahta soluklu çalgılar (obua, klarnet vb) wood n.
kamışlı soluklu bir çalgı clarinet n.
eski romalıların kullandığı soluklu bir çalgı buccina n.
trombona benzeyen eski soluklu bir çalgı sagbut n.
alaşımlı soluklu çalgı baritone n.
Archaic
uzun soluklu longsome [uk] adj.
Slang
uzun soluklu hikaye megilla n.