wood - Turco Inglés Diccionario

wood

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wood — Definition

Significado:
odun, ahşap
Pronunciación (IPA):
(AmE /wʊd/ – BrE /wʊd/)
Categoría gramatical:
İsim: wood (uncountable)
Sinónimo:
timber
Antónimos:
metal, plastic

Significados de "wood" en diccionario turco inglés : 56 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wood n. odun
I'm going to look for more wood for the fire.
Ateş için daha fazla odun aramaya gidiyorum.

More Sentences
wood n. tahta
Attach a piece of the wood in every corner and this will be the frame.
Her köşeye bir parça tahta takın ve bu çerçeve olacaktır.

More Sentences
wood n. ahşap
Even the paper which surrounds packages, even wood and plastic can be reused and are good for something.
Paketleri çevreleyen kağıt, ahşap ve plastik bile yeniden kullanılabilir ve bir işe yarar.

More Sentences
General
wood n. ağaç
The tool set consists of a saw, a hammer and a ruler and is made of FSC wood.
Alet seti bir testere, bir çekiç ve bir cetvelden oluşur ve FSC ağacından yapılmıştır.

More Sentences
wood n. kereste
Tom cleared away the mossy, rotten wood.
Tom yosunlu, çürümüş keresteleri temizledi.

More Sentences
wood n. koru
He went for a walk in the woods.
Koruda yürüyüşe çıktı.

More Sentences
wood n. ahşap
Even the paper which surrounds packages, even wood and plastic can be reused and are good for something.
Paketleri çevreleyen kağıt, ahşap ve plastik bile yeniden kullanılabilir ve bir işe yarar.

More Sentences
wood n. orman
When the last wood elf had gone inside, Scotti turned his attention back to the village.
Son orman elfi de içeri girdiğinde Scotti dikkatini tekrar köye çevirdi.

More Sentences
wood n. tahta
Attach a piece of the wood in every corner and this will be the frame.
Her köşeye bir parça tahta takın ve bu çerçeve olacaktır.

More Sentences
wood n. tahta golf sopası
You should prefer a wood; that's a long-distance shot.
Tahta golf sopası tercih etmelisin; bu uzun mesafeli bir atış.

More Sentences
Technical
wood n. tahta
Attach a piece of the wood in every corner and this will be the frame.
Her köşeye bir parça tahta takın ve bu çerçeve olacaktır.

More Sentences
Woodworking
wood n. ağaç
The tool set consists of a saw, a hammer and a ruler and is made of FSC wood.
Alet seti bir testere, bir çekiç ve bir cetvelden oluşur ve FSC ağacından yapılmıştır.

More Sentences
wood n. kereste
Tom cleared away the mossy, rotten wood.
Tom yosunlu, çürümüş keresteleri temizledi.

More Sentences
Chemistry
wood n. odun
I'm going to look for more wood for the fire.
Ateş için daha fazla odun aramaya gidiyorum.

More Sentences
General
wood n. ağaçlık
wood n. ahşap fıçılar
wood n. ahşap variller
wood n. bir soyadı
wood n. bir kimsenin karakterinin özü
wood v. ağaçlandırmak
wood v. odun toplamak
wood v. odun tedarik etmek
wood v. odun temin etmek
wood v. çim topu oyununda küçük topu iki yüzü olan daha büyük toplarla çevrelemek
wood adj. ahşaptan yapılmış
wood adj. ahşap içeren
wood adj. akli dengesi bozuk (kimse)
wood adj. ahşap olarak kullanılan
wood adj. ahşapla yapılan
Technical
wood n. takoz
Woodworking
wood adj. odun kesmek, depolamak veya odunla çalışmak için kullanılan
wood adj. odun kesmeye, depolamaya veya odunla çalışmaya uygun
Dyeing
wood n. badem rengi
Botanic
wood n. ağaç gövdesinin ve dallarının orta kısmını oluşturan madde
Forestry
wood v. ağaçlandırmak
wood v. ormanlaştırmak
wood adj. ormanda ikamet eden
wood adj. ormanla ilgili
wood adj. ormanda bulunan
Geography
wood n. güney dakota eyaletinde yerleşim yeri
wood n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Sport
wood n. uzun vuruşlar için kullanılan yuvarlak uçlu bir golf sopası türü
wood n. çim topu oyununda kullanılan iki yüzü olan ahşap top
wood n. diğer sopalara göre daha uzun gövdesi ve yuvarlak ucu olan bir tür golf sopası
Tennis
wood n. tenis raketinin çerçevesi
Chess
wood n. satranç taşları
Music
wood n. tahta soluklu çalgılar (obua, klarnet vb)
Archaic
wood adj. deli
wood adj. çılgın
wood adj. manyak
wood adj. kızgın
wood adj. öfkeli
wood adj. şiddetli
Slang
wood n. beyaz mahkum
wood n. ereksiyon
British Slang
wood n. erekte olmuş/kabarmış/kalkık penis

Significados de "wood" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wood coal n. odun kömürü
solid wood parquets n. masif ahşap parkeler
General
wood warbler n. orman çıvgını
wood chips n. ağaç kabuğu parçaları
wood and metalic seats n. ahşap ve metal oturma mobilyaları
split wood n. rendelenmemiş kereste
inward opening type wood window n. içe açılan ahşap pencere
wood bin n. odunluk
wood sandpiper n. orman düdükçünü
wood mouse n. ağaç sıçanı
wood duck n. ördek
grain of wood n. ağaç damarı
wood texture n. ahşap doku
wood swallow n. ağaç kırlangıcı
round wood n. yuvarlak odun
dye wood n. boya ağacı
wood ant n. ağaç karıncası
wood alcohol n. odun ispirtosu
wood engraving n. gravür sanatı
drift wood n. kütük yüzdürme
poplar wood n. kavaklık
wood pigeon n. tahtalı güvercin
wood block n. ağaç kütüğü
wood yard n. odun deposu
wood shavings n. talaş
wood mouse n. ormansıçanı
wood rat n. ağaç faresi
brazil wood n. brezilya odunu
wood chips n. talaş
wood charcoal n. ağaç kömürü
kindling wood n. çıra
wood spirit n. ağaç ispirtosu
wood carving n. oymacılık
wood coal n. odunkömürü
wood nymph n. orman perisi
wood grouse n. ormanhorozu
wood lily n. zambak
wood engraving n. tahta oymacılığı
resinous wood n. reçineli ağaç
debris wood n. enkaz odunu
wood package n. ahşap ambalaj
wood engraving n. ağaç oyma
wood glue n. tutkal
wood saw n. ağaç testeresi
wood lark n. bayırkuşu
wood shaving n. odun yongası
wood brick n. ağaç takoz
wood laurel n. defne ağacı
piece of wood n. tahta
wood pussy n. kokarca
chestnut tree wood n. kestane ağacı kerestesi
cock of the wood n. ormanhorozu
wood resin n. ağaç reçinesi
wood ibis n. sarı gagalı leylek
wood block n. gravür
resinous wood n. çıra
wood pulp n. ağaç hamuru
wood alcohol n. metil alkol
wood drake n. erkek ördek
olive wood n. zeytin ağacı
wood charcoal n. odun kömürü
wood sculpture n. tahta heykeltıraşlık
natural wood n. doğal ahşap
wood polish n. ahşap cilası
wood polish n. ahşap cila
wood insulation n. ahşap yalıtım
wood varnish n. ahşap cila
wood varnish n. ahşap cilası
wood protector n. ahşap koruyucu
aloes-wood tree n. ödağacı
brush-wood n. çalılık
half-burnt piece of wood n. öksü
cherry-wood lath chair n. kiraz ağacından yapılmış sandalye
timber-wood industries n. kereste-ağaç endüstrisi
rotten wood n. çürük kereste
yellow wood n. sarıağaç
wood materials n. ahşap malzemeler
wood pole n. ağaç direk
wood cleaner n. ahşap temizleyici
fuel wood n. yakacak odun
wood poles n. ağaç direkler
wood engraver n. ahşap oymacısı
wood block n. ahşap blok
ash wood n. dişbudak kerestesi
faux wood n. sahte ahşap
wood fire n. odun ateşi
wood dust n. talaş
wood oven n. odun fırını
wood heater n. odun sobası
wood cover n. ahşap kapak
wood log n. ahşap kütük
world wood day n. dünya ağaç günü
cabinet wood n. orta sertlikte işlenebilir tahta
balsa wood n. balsa ağacı kerestesi
canary wood n. kanarya adalarına özel ağaçlardan elde edilen kereste
wood offering n. sunakta yakılan odun
wood-note n. yabani ses
wood spirit n. ormanda yaşadığına inanılan doğaüstü ve tinsel bir varlık
wood warbler n. şakıyan kimse
wood spurge (euphorbia commutata) n. kuzey amerika'ya özgü bir sütleğen
wood warbler n. şakıyan şey
wood-note n. doğal ses
wood echo n. odundan gelen yankı sesi
wood spirit n. orman ruhu
wood choir n. kuşların ötmesi
coromandel wood n. abanoz tahtası
coromandel wood n. abanoz odunu
oven wood n. çalı çırpı
oven wood n. çer çöp
pheasant wood n. andira cinsi ağacın odunu
wood-and-thatch n. ahşap ve saman
wood booger n. virjinya'ya özgü bir koca ayak
chop wood v. odun kırmak
take paint wood v. boya almak
knock on wood v. (nazar değmesin diye) tahtaya vurmak
touch wood v. (nazar değmesin diye) tahtaya vurmak
be made from wood v. ağaçtan yapılmak
collect wood for fire v. yakmak için odun toplamak
out of the wood adj. artık tehlikede değil
all wood adj. komple ahşap
all-wood adj. tümüyle ahşap
all-wood adj. komple ağaç
wood-fired adj. odunla çalışan
in the wood adv. sandıkta
in the wood adv. sandık içinde
touch wood! interj. şeytan kulağına
touch wood! interj. şeytan kulağına kurşun!
touch wood interj. şeytan kulağına kurşun
wbfp (wood-burning fireplace) abrev. içinde odun yakılan şömine
Phrases
out of the wood expr. düzlüğe çıkmış
out of the wood expr. kurtulmuş
out of the wood expr. sorunları geride bırakmış
out of the wood expr. sorunları aşmış
Proverb
don't halloo till you are out of the wood daha paçayı kurtarmadan o kadar sevinme
Colloquial
babe in the wood n. ağzı süt kokan
babe in the wood n. bebe
babe in the wood n. muhallebi çocuğu
babe in the wood n. saf
wood butcher n. doğramacı
wood butcher n. marangoz
wood-and-water joey [australia] n. hizmetçi
wood-and-water joey [australia] n. getir-götürcü
wood-and-water joey [australia] n. ayak işlerine bakması için işe alınmış kimse
hard wood n. basketbol sahası
gather up wood v. odun toplamak
babe in the wood expr. bebek kadar masum
babe in the wood expr. deneyimsiz
Idioms
dead wood n. bir grubun işe yaramaz üyesi
dead wood n. çürük elma
a babe in the wood n. deneyimsiz kimse