orman - Turco Inglés Diccionario

orman

Significados de "orman" en diccionario inglés turco : 15 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
orman woods n.
Nature will strike back with a deterioration in the climate and the accelerating disintegration of woods, sea and soil.
Doğa, iklimdeki bozulma ve ormanların, denizin ve toprağın hızlanan parçalanması ile karşılık verecektir.

More Sentences
orman forest n.
The horses ran towards the forest.
Atlar ormana doğru koştu.

More Sentences
orman jungle n.
Jungles are under the threat of modern man.
Ormanlar modern insan tehdidi altında.

More Sentences
General
orman forestry n.
The forestry workers'salary is shamefully low - a mere 6900 francs.
Orman işçilerinin maaşları utanç verici derecede düşüktür - sadece 6900 frank.

More Sentences
orman wood n.
When the last wood elf had gone inside, Scotti turned his attention back to the village.
Son orman elfi de içeri girdiğinde Scotti dikkatini tekrar köye çevirdi.

More Sentences
orman wildwood n.
orman bushland n.
orman sylvan adj.
Colloquial
orman mallee [australia] n.
Forestry
orman timber n.
orman deodar n.
orman wd (forestry) wood) abrev.
Slang
orman boondocks n.
orman (the) boondock n.
orman (the) bundocks n.

Significados de "orman" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kırmızı orman meyvesi berry n.
General
orman toygarı woodlark n.
orman kuşu ötüşü woodnote n.
orman tavuğu moorfowl n.
kahverengi orman toprağı brown forest soil n.
balta girmemiş orman virgin forest n.
orman düdükçünü wood sandpiper n.
orman bekçisi ranger n.
bakir orman virgin forest n.
orman tavuğu woodhen n.
kır ve orman tanrısı faun n.
orman yönetimi forest management n.
orman yangını forest fire n.
orman kedisi jungle cat n.
orman mühendisliği okulu forest school n.
orman ağacı tohumu forest tree seed n.
orman perisi dryad n.
orman açma deforestation n.
orman tavuğu black grouse n.
orman içindeki açık alan glade n.
orman perisi nymph n.
orman binası forestry building n.
orman mühendisliği forest engineering n.
orman işletmesi forest management n.
patika (orman) trace n.
yeniden orman haline getirme reforestation n.
orman koruma forest conservation n.
orman tavuğu jungle hen n.
orman görevlisi waldmeister n.
orman böcekleri forest insects n.
baltalık orman coppice forest n.
orman kibarı caveman n.
orman kanunu the law of the jungle n.
orman idaresi forest administration n.
orman perisi wood nymph n.
orman bakanlığı ministry of forestry n.
orman ürünleri forest products n.
sık orman dense forest n.
tümler orman coforest n.
büyük orman kartalı greater spotted eagle n.
orman hukuku ve mevzuatı forestry law and legislation n.
orman ürünleri forestry products n.
orman tırmaşıkkuşu tree creeper n.
yarı keçi yarı insan orman tanrısı faun n.
yerli orman native forest n.
orman muhafızı ranger n.
orman ve ormancılık forests and forestry n.
orman horozu blackcock n.
birkaç küçük kabileyi de kapsayan malaya orman insanları sakai n.
çevre ve orman bakanlığı ministry of environment and forestry n.
orman bitkisi forest plant n.
orman korucu woodward n.
küçük orman kartalı lesser spotted eagle n.
orman çıvgını wood warbler n.
sık orman jungle n.
orman veya su perisi (mitoloji) nymph n.
yanan orman burning forest n.
orman kanunu law of the jungle n.
orman alanı forest land n.
orman bölge müdürlüğü regional directorate of forestry n.
orman arazisi forest land n.
orman arazisi forestry land n.
orman yetiştirme afforestation n.
(orman) açık alan clearing n.
iyi nitelikli orman sahası commercial forest land n.
orman kibarı a bull in a china shop n.
galeri orman galleria forest n.
yapraklı orman broad-leaved forest n.
orman ağaçkakanı great-spotted woodpecker n.
balta girmemiş orman first-growth forest n.
kulaklı orman baykuşu long-eared owl n.
orman salgını witches-broom n.
çam türüne çok yakın bir orman ağacı ladin n.
balta girmemiş orman jungle n.
saf orman pure forest n.
orman muhafızı fire warden n.
orman bekçisi fire warden n.
orman bekçisi forest fire fighter n.
orman muhafızı forest fire fighter n.
tropikal orman rain forest n.
tropikal orman rainforest n.
balta girmemiş orman old growth n.
bakir orman old growth n.
son derece hızlı biçimde yayılan ve kontrol altına alınamayan orman yangını crown fire n.
orman yangınları forest fires n.
orman bekçisi forester n.
orman bekçisi woodsman n.
orman kanunu forest law n.
orman görevlisi woodsman n.
orman görevlisi forester n.
orman memuru woodsman n.
orman memuru forester n.
orman hukuku forest law n.
orman mühendisi forest engineer n.
atatürk orman çiftliği ataturk forest farm n.
orman içinde ev house in forest n.
orman gezisi forest tour n.
orman gezisi forest trip n.
orman gezisi forest excursion n.
toprak orman yol dirt forest road n.
toprak orman yolu dirt forest road n.
orman tavuğu av sezonu grouse hunting season n.
tropik orman tropical jungle n.
orman köyü forest village n.
orman yürüyüşü jungle trekking n.
orman gezintisi jungle trekking n.
sisli orman foggy forest n.
orman haftası forest week n.
orman haftası forestry week n.
tropikal orman tropical forest n.
orman sınırı forest boundary n.
orman çamı araucaria n.
orman bitki örtüsü forest vegetation n.
orman meyvesi forest fruit n.
uçsuz bucaksız orman a vast forest n.
orman partisi forest party n.
orman bekçisi forest watchman n.
orman düşkünü nemophilist n.
orman sever nemophilist n.
karanlık orman dark forest n.
sık orman thick forest n.
balta girmemiş orman old-growth forest n.
balta girmemiş orman late seral forest n.
balta girmemiş orman virgin forest n.
balta girmemiş orman primary forest n.
balta girmemiş orman ancient woodland n.
balta girmemiş orman primeval forest n.
orman yeşili jungle green n.
orman korucusu forest ranger n.
büyülü orman enchanted forest n.
orman manzarasına düşkün olma nemophily n.
orman sevgisi nemophily n.
uzak bölgelerdeki orman yangınlarıyla mücadele için eğitilmiş kimse hotshot n.
orman sakinleri jungli n.
küçük orman bosk n.
orman ruhu wood spirit n.
sık bir orman ve çalılık arazi brush [australia] n.
organik madde ve mineralli topraktan oluşan tanecikli bir orman toprağı mull n.
orman adamı bushwhacker n.
orman hayatı bushranging n.
orman meşceresi growth n.
orman tavuğu avlama grouse-beating n.
orman yangını çıkması durumunda ekipleri ve ekipmanı organize eden kimse dispatcher n.
(orman veya koruda) domuz otlatma panage n.
(orman veya koruda) domuz otlatma pannage n.
orman yangınları ile mücadele ekibi üyesi fire fighter n.
orman yangınlarıyla mücadele dairesi çalışanı fire marshall n.
orman yangınlarından sorumlu yetkili fire marshall n.
orman muhafaza memuru fireguard n.
orman bekçisi fireguard n.