odun - Turco Inglés Diccionario

odun

Significados de "odun" en diccionario inglés turco : 25 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
odun wood n.
I'm going to look for more wood for the fire.
Ateş için daha fazla odun aramaya gidiyorum.

More Sentences
General
odun firewood n.
I'd like you to help me gather some firewood.
Biraz odun toplamama yardım etmeni istiyorum.

More Sentences
Chemistry
odun wood n.
I'm going to look for more wood for the fire.
Ateş için daha fazla odun aramaya gidiyorum.

More Sentences
General
odun caveman n.
odun lowbrow n.
odun boor n.
odun kindling n.
odun chump n.
odun wid [scotland] n.
odun wode n.
odun corduroy n.
odun fire [uk] n.
odun wooden adj.
odun dull adj.
odun xylo- pref.
odun lign- pref.
odun ligni- pref.
odun ligno- pref.
Forestry
odun hyrst n.
odun wd (forestry) wood) abrev.
Slang
odun square biscuit n.
odun dork n.
odun chump n.
odun dull n.
odun a bit obtuse adj.

Significados de "odun" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
odun kömürü wood coal n.
General
yalancı odun sapwood n.
istiflenmiş odun cordwood n.
odun kafalılık woodenness n.
odun temin etme wooding n.
odun hamuru pulp n.
ölü yakılan odun yığını pyre n.
ölüyü yakmaya özgü odun yığını pyre n.
ölü yakılan odun yığını funeral pyre n.
odun taşımak için kullanılan araç jinker n.
yuvarlak odun round wood n.
yığma odun cordwood n.
odun dokusu xylem n.
kibritlik odun matchwood n.
odun yongası wood shaving n.
odun deposu wood yard n.
odun gibi görünmesini sağlama engraining n.
yakacak odun cordwood n.
odun kırma chop n.
odun kutusu woodbox n.
yanan odun parçası firebrand n.
odun parçası chock n.
odun ispirtosu wood alcohol n.
caesalpinia familyasın ait olan ağaçlardan elde edilen odun sapanwood n.
sarı odun zanthoxylum n.
odun istifi cordwood n.
odun yığını woodpile n.
yakacak odun firewood n.
yuvarlak odun roundwood n.
odun yığını cordwood n.
odun parçalarıyla oynanan oyun jackstraws n.
et ve balığın odun dumanına maruz bırakılarak muhafaza edildiği yer smokehouse n.
odun kafa purblind n.
odun kömürü wood charcoal n.
ince odun demeti faggot n.
kağıt yapmaya elverişli odun pulpwood n.
odun özü lignin n.
odun kovası woodbin n.
odun yığını pyre n.
yakmalık odun firelog n.
yakmalık odun firewood n.
yakacak odun fuelwood n.
yakacak odun fuel wood n.
odun kesme kütüğü chopping block n.
odun bilimi xylology n.
odun ateşi wood fire n.
ince odun demeti fagot n.
dalgaların kıyıya taşıdığı odun driftwood n.
bazı ağaçlardan elde edilen çabuk yanabilen bir odun torchwood n.
odun fırını wood oven n.
odun sobası wood heater n.
odun sobası log burner n.
odun yongası woodchip n.
belirli bir uzunlukta kütükler halinde kesilmiş yakacak odun tallwood n.
yalancı odun alburnum n.
odun külü wooden ash n.
odun kömürü chark [dialect] n.
yakıt olarak kullanılan odun eldin [scottish] n.
yakıt olarak kullanılan odun eilding [scottish] n.
odun kafalı kimse underhead n.
ateş yakmaya yarayan odun lightwood n.
odun kesme woodcutting n.
sunakta yakılan odun wood offering n.
tokmak ve takozla odun kıran kimse mauler n.
et ve balığın odun dumanına maruz bırakılarak muhafaza edildiği yer meat house n.
ölü yakılan odun yığını bonfire [obsolete] n.
yanan odun parçası brand n.
kömürleşmiş odun parçası brand n.
atık odun parçalayıcı hogger n.
şöminede odun yanıyormuş görüntüsü veren bir gazlı şömine gas log n.
altınla kaplanmış odun giltwood n.
altın rengine boyanmış odun giltwood n.
odun kırma yarışı chop [australia/new zealand] n.
odun gibi olma gracelessness n.
odun taşıyan erkek logman n.
yanan odun parçası chunk n.
guy fawkes gününde yakılan şenlik ateşi için odun toplama chumping [dialect] n.
özellikle hançer saplarında kullanılan bir odun dudgeon [obsolete] n.
ölü yakmak için kullanılan odun yığını pile n.
yaklaşık yarım metrekarelik kesiti olan yığında bulunan odun miktarı fathom [uk] n.
odun soyan kimse spudder n.
odun soyucu spudder n.
bir tür yumuşak odun peeler n.
odun soyan kimse peeler n.
odun külünün özütlenmesiyle elde edilen renkli potasyum karbonat potash n.
odun ateşinden saçılan büyük kıvılcım flanker n.
odun toplayan kimse sticker n.
odun kimse stock n.
istif edilmiş odun cord n.
yakılacak naaşın üzerine yerleştirildiği odun yığını funeral pile n.
odun kırmak chop wood v.
atmak (ateşe odun) stoke with v.
odun yakmak light v.
atmak (ateşe odun) stoke v.
yakmak için odun toplamak collect wood for fire v.
yontmak için odun kesmek spot timber v.
odun temin etmek wood v.
odun tedarik etmek wood v.
odun toplamak wood v.
odun veya taş şekli verecek şekilde boyamak veya süslemek grain v.
odun veya kütükten boylu boyunca köprü yapmak corduroy v.
odun dumanıyla kurutulmuş olan smoke-dried adj.
odun gibi wooden adj.
odun gibi ligneous adj.
odun kafa moon-blind [obsolete] adj.
(odun) ince damarlı close-grain adj.
(odun) pürüzsüz dokulu close-grain adj.
odun yola ait corduroy adj.
odun yola benzer corduroy adj.
odun yol ile ilgili corduroy adj.
üzerinde ölü yakılan (odun yığını) pyral adj.
(odun, ahşap) kırılgan spalt [dialect] adj.
(odun, ahşap) gevrek spalt [dialect] adj.
(kişi) odun gibi sticky adj.
kurutulmuş (odun) seasoned adj.
odun gibi woodenly adv.
odun anlamı veren ön ek xyl- pref.
içinde odun yakılan şömine wbfp (wood-burning fireplace) abrev.
kıyıya vuran odun driftwood N.
sürüklenmiş odun driftwood N.
odun demeti (eski kullanım) faggot N.
Colloquial
odun kafa cheesehead n.
odun kafalı thick head n.
odun gibi tip stodger [uk] n.
odun toplamak gather up wood v.
odun toplamak collect firewood v.
ateşe odun, kömür atmak stoke up v.
ateşe odun, kömür atmak stoke something up v.
odun gibi duyarsız timber [scottish] adj.
odun kafalı wooden-headed adj.
Idioms
kapıyı kırıp odun etmek kill the goose that lays the golden egg v.
kapıyı kırıp odun etmek (kill) the golden goose v.
Trade/Economic
odun satıcısı woodman [uk] n.
odun satıcısı woodmonger n.
Law
arazi kiracısının o araziden yakacak/tamirat gibi ihtiyaçları için gerekli odun veya keresteyi alma hakkı rights of estovers n.
odun kesme hakkı right to take wood n.
odun kesme hakkı common of estovers n.
bir mülk sahibinin komşunun duvarına odun koyma hakkı right of support n.
(eski ingiliz yasalarında) odun için ödenen altın wodegeld n.
(eski ingiliz yasalarında) odun için yapılan ödeme wodegeld n.
(eskiden) kiracının lordun evine odun taşıma hizmeti bordlode n.
(onarım, yakıt gibi amaçlarla) kiracıya verilen odun housebote [obsolete] n.
Industry
odun gazı wood gas n.
odun siparişi veren planya atölyesi işçisi biller n.
odun hamuru groundwood n.
taşla ezilen odun groundwood n.
odun hamurundan oluşturulmuş xyloplastic adj.
odun hamuru kalıba dökülerek üretilmiş xyloplastic adj.
Technical
odun ruhu wood alcohol n.
fıçılık odun wood for barrel n.