spazm - Turco Inglés Diccionario

spazm

Significados de "spazm" en diccionario inglés turco : 9 resultado(s)

Turco Inglés
General
spazm spasm n.
Hemifacial spasm is a condition that affects half of your face.
Hemifasiyal spazm yüzünüzün yarısını etkileyen bir durumdur.

More Sentences
Medical
spazm spasm n.
Hemifacial spasm is a condition that affects half of your face.
Hemifasiyal spazm yüzünüzün yarısını etkileyen bir durumdur.

More Sentences
General
spazm pang n.
spazm convulsion n.
spazm stab n.
spazm stang n.
spazm stoun n.
spazm stound n.
Pathology
spazm throe [rare] n.

Significados de "spazm" con otros términos en diccionario inglés turco: 47 resultado(s)

Turco Inglés
General
şiddetli spazm gird n.
spazm geçirmek stab v.
spazm geçirmek spasm v.
spazm yapan gripy adj.
spazm ile ilgili spasmodical adj.
spazm içeren spasmodical adj.
Law
yazı yazma, keman çalma, telgraf gönderme gibi işlerin aşırı yapılmasından ötürü parmak kaslarında oluşan ağrılı spazm writer of the tallies n.
yazı yazma, keman çalma, telgraf gönderme gibi işlerin aşırı yapılmasından ötürü parmak kaslarında oluşan ağrılı spazm scrivener's palsy n.
Medical
ani spazm pang n.
siliyer spazm ciliary spasm n.
fazla yazmaktan parmak kaslarında oluşan spazm graphospasm n.
spazm çözücü antispasmodic n.
spazm çözücü anti-spasmodic n.
hemifasiyal spazm hemi-facial spasm n.
sol orta serebral arterde spazm vasospasm of the left middle cerebral artery n.
infantil spazm infantile spasm n.
kolonik spazm colonic spasm n.
karpopedal spazm carpopedal spasm n.
bacak kaslarındaki kramp veya spazm charley horse n.
bacak kaslarındaki kramp veya spazm dead leg n.
mide ve spazm çözücü olarak kullanılan aromatik pastil ve hap cachunde n.
spazm oluşturan madde convulsant n.
spazm geçirmek convulse v.
spazm yapıcı spasmogenic adj.
spazm şeklinde spasmous adj.
spazm gideren spasmolytic adj.
spazm önleyici spasmolytic adj.
spazm önleyici antispasmodic adj.
spazm gideren antispasmodic adj.
spazm giderici spasmolytic adj.
spazm giderici antispasmodic adj.
spazm yaratan spasmatic [obsolete] adj.
spazm yaratan spasmatical [obsolete] adj.
spazm yaratan spasmic adj.
Psychology
sıçramalı spazm saltatory spasm n.
Physiology
klonik spazm clonic spasm n.
Pathology
klonik hemifasiyal spazm clonic hemifacial spasm n.
dudaklarda kronik spazm ve bu durumdan kaynaklı dil bozuklukları labiochorea n.
Pharmaceutics
spazm önleyici ilaç antispasmodic n.
spazm önleyici ilaç spasmolytic n.
spazm önleyici ilaç antispasmodic agent n.
geçmişte spazm giderici olarak kullanılan, güçlü tadı ve kokusu olan kahverengimsi bir sakız reçinesi asafetida n.
geçmişte spazm giderici olarak kullanılan, güçlü tadı ve kokusu olan kahverengimsi bir sakız reçinesi asafoetida n.
spazm giderici bir ilaç türü cyclandelate n.
spazm yaratan madde spasmogen n.
Botanic
yaprakları, kökleri ve tohumları ateş düşürücü ve spazm giderici olarak kullanılan, ayıpençesigiller familyasından doğu hindistan'a özgü bir çalı malabar nut (adhatoda vasica) n.
Slang
spazm geçirmek spaz out v.