stand (one) - Turco Inglés Diccionario

stand (one)

Significados de "stand (one)" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
Colloquial
stand (one) v. (birine içki) ısmarlamak

Significados de "stand (one)" con otros términos en diccionario inglés turco: 140 resultado(s)

Inglés Turco
General
one-night stand n. tek gecelik komedi gösterilerinin sergilendiği yer (şehir, kasaba)
one-night stand n. tek gecelik ilişki için kalınan yer
stand on one's own feet v. kendi yağıyla kavrulmak
stand on one's own legs v. kimseye muhtaç olmamak
stand on one's own two feet v. kendi yağıyla kavrulmak
stand by one's word v. sözünden dönmemek
have one's hair stand on end v. ürpermek
make one's hair stand on v. tüylerini diken diken etmek
stand on one's own legs v. kendi ayakları üstünde durmak
stand on one's own legs v. ayakları üzerinde durmak
stand in one's way v. gölge etmek
stand up for one's rights v. haklarını savunmak
stand on one's own feet v. kendi ayakları üzerinde durmak
make one's hair stand on end v. korkutmak
make one's hair stand on end v. dehşete düşürmek
make one's hair stand on end v. tüylerini diken diken etmek
stand behind one's word v. sözünün arkasında durmak
stand by one's word v. sözünün arkasında durmak
stand on one foot v. tek ayak üzerinde durmak
stand on one foot v. tek ayak üstünde durmak
stand on one's head v. amuda kalkıp durmak
have a one-night stand v. tek gecelik aşk yaşamak
have a one-night stand v. tek gecelik heyecan yaşamak
have a one-night stand v. tek gecelik ilişki yaşamak
stand upon one's dignity v. değerlerinden taviz vermemek
stand close to one another v. birbirlerine yakın durmak
Phrasals
stand (one) to (something) v. (birine bir şey) sağlamak
stand (one) for (something) v. (birine belirli bir süre) yetmek
stand (one) to (something) v. (birinin bir şeyini) ödemek
stand (one) to (something) v. (birine bir şey) ısmarlamak
stand (one) for (something) v. (birini belirli bir süre) idare etmek
stand (one) to (something) v. (birinin bir şeyini) karşılamak
stand (one) for (something) v. (birinin belirli bir süre) ihtiyacını karşılamak
Phrases
(one) could stand (something) v. (bir şey) iyi gelmek
(one) could stand (something) v. (bir şeye) ihtiyacı olmak
(one) could stand (something) v. (bir şey) olsa iyi olmak
(one) could stand (something) v. sana (bir şey) gerek
(one) could stand (something) expr. hayır demem
(one) could stand (something) expr. çok iyi olurdu
(one) could stand (something) expr. olsa ne güzel/iyi olurdu
(one) could stand (something) expr. hayır demezdim
Colloquial
a one-night stand n. tek gecelik aşk serüveni
a one-night stand n. bir gecelik aşk
a one-night stand n. bir günlük aşk
a one-night stand n. tek gecelik aşk macerası
a one-night stand n. bir gecelik macera
one-night stand n. bir gecelik ilişki
a one-night stand n. tek gecelik ilişki
a one-night stand n. tek atımlık ilişki
a one-night stand n. bir gecelik macera
a one-night stand n. tek günlük gösteri
a one-night stand n. tek günlük sahne performansı
stand on one's head v. elinden gelen her şeyi yapmak
stand on one's head v. kıçını yırtmak
stand on one's head v. yırtınmak
stand on one's head v. mümkün olan her şeyi yapmak
stand on one's head v. bir tarafını yırtmak
Idioms
one-night stand n. tek gecelik komedi gösterisi/stand-up
stand one's ground v. savunduğundan vazgeçmemek
stand one's ground v. vazgeçmemek
stand one's ground v. direnmek
stand one's ground v. davasından vazgeçmemek
stand one's ground v. dayanmak
stand on one's own feet v. kendi yağı ile kavrulmak
stand on one's own two feet v. kendi yağı ile kavrulmak
have one's hair stand on end v. korkudan dudağı uçuklamak
stand upon one's rights v. hakkını aramak
stand on one's own (two) feet v. kendi işini kendi görmek
stand one's ground v. durumunu korumak
stand one's ground v. geri çekilmemek
stand one's ground v. saldırı karşısında teslim olmamak
stand on one's own feet v. bağımsız olmak
stand on one's own feet v. ekonomik özgürlüğünü kazanmış olmak
stand on one's own feet v. kendi ayakları üzerinde durmak
stand on one's own feet v. kimseye muhtaç olmamak
stand on one's own feet v. kimseye bağımlı olmamak
make one's hair stand on end v. dehşete düşürmek
make one's hair stand on end v. kanını dondurmak
make one's hair stand on end v. ödünü patlatmak
make one's hair stand on end v. yüreğini ağzına getirmek
make one's hair stand on end v. üç buçuk attırmak
make one's hair stand on end v. tüylerini diken diken etmek
make one's hair stand on end v. korkutmak
stand one's ground v. eski durumda kalmak
stand one's ground v. sebat etmek
stand there with one's bare face hanging out v. orta yerde kalakalmak
stand there with one's bare face hanging out v. sap gibi kalmak
stand on one's dignity v. değerlerinden taviz vermemek
stand on one's dignity v. doğruluğundan taviz vermemek
stand on one's two feet v. kendi ayakları üzerinde durmak
stand on one's own two feet v. kendi ayakları üzerinde durmak
stand by one's guns v. kendi bildiğini okumak
have one's heart stand still v. (sevinçten/heyecandan) kalbi durmak
have one's heart stand still v. (sevinçten/heyecandan) kalbi duracak gibi olmak
have one's heart stand still v. (sevinçten/heyecandan) neredeyse kalbi durmak
stand one's ground v. geri adım atmamak
stand one's ground v. görüşünde inat/ısrar etmek
stand on one's dignity v. ağırbaşlılığını bozmamak
stand on one's dignity v. temkini elden bırakmamak
stand in one's way v. engel teşkil etmek
stand one in hand v. birini ilgilendirmek
stand one in hand v. birini etkilemek
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini diken diken etmek
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) korkutmak
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini ürpertmek
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) dehşete düşürmek
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini diken diken etmek
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) korkutmak
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini ürpertmek
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) dehşete düşürmek
stand up on (one's) hind legs v. ayağa kalkmak
stand up on (one's) hind legs v. konuşma yapmak için ayağa kalkmak
stand up on (one's) hind legs v. yerinden kalkmak
stand in (one's) own light v. (kendi) itibarına gölge düşürmek
stand on one's own v. kimseye/hiçbir şeye bağımlı olmamak
stand in (one's) own light v. (kendi) kendine köstek olmak
stand on (one's) hands v. ellerinin üstünde baş aşağı dengede durmak
stand on (one's) hands v. amuda kalkmak
stand on one's own v. bağımsız bir değeri olmak
stand on one's own v. kendi yağıyla kavrulmak
stand on one's own v. kendi ayakları üzerinde durmak
stand on one's own v. kendi içerisinde/etrafındakilerden bağımsız bir değeri olmak
stand on one's own v. kendini idare edebilmek
stand in (one's) own light v. (kendi) itibarını zedelemek
stand in (one's) own light v. (kendi) kuyusunu kendi kazmak
stand on one's own v. bağımsız olmak
stand in (one's) own light v. (kendi) kendinin ayak bağı olmak
stand in (one's) own light v. (kendi) kendine engel olmak
stand in (one's) own light v. (kendi) önünü tıkamak
stand on (one's) hands v. ellerinin üstünde durmak
stand on (one's) hands v. ellerin üstünde amuda kalkmak
more than one can stand expr. katlanılamayacak kadar ağır
more than one can stand expr. taşıyamayacağı kadar ağır (sorun vb.)
more than one can stand expr. dayanamayacağı kadar ağır (sorun vb.)
Speaking
I've never had a one-night stand expr. hiç tek gecelik ilişki yaşamadım
Military
stand one's ground v. üstünde bulunduğu yeri başarıyla savunmak
Slang
one night stand n. tek gecelik ilişki
one-night stand n. tek gecelik ilişki yaşanan kimse
make one's hair stand on end v. yusuflatmak
make one's hair stand on end v. ödünü bokuna karıştırmak