sulphur - Turco Inglés Diccionario

sulphur

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "sulphur" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sulphur n. sülfür
This will not be possible unless we remove the sulphur from diesel and petrol.
Dizel ve benzinden sülfürü kaldırmadığımız sürece bu mümkün olmayacaktır.

More Sentences
sulphur n. kükürt
This will not be possible unless we remove the sulphur from diesel and petrol.
Dizel ve benzinden kükürdü kaldırmadığımız sürece bu mümkün olmayacaktır.

More Sentences
Technical
sulphur n. kükürt
This will not be possible unless we remove the sulphur from diesel and petrol.
Dizel ve benzinden kükürdü kaldırmadığımız sürece bu mümkün olmayacaktır.

More Sentences
Mining
sulphur n. sülfür
This will not be possible unless we remove the sulphur from diesel and petrol.
Dizel ve benzinden sülfürü kaldırmadığımız sürece bu mümkün olmayacaktır.

More Sentences
Food Engineering
sulphur n. kükürt
This will not be possible unless we remove the sulphur from diesel and petrol.
Dizel ve benzinden kükürdü kaldırmadığımız sürece bu mümkün olmayacaktır.

More Sentences
sulphur n. sülfür
This will not be possible unless we remove the sulphur from diesel and petrol.
Dizel ve benzinden sülfürü kaldırmadığımız sürece bu mümkün olmayacaktır.

More Sentences
Chemistry
sulphur n. kükürt
This will not be possible unless we remove the sulphur from diesel and petrol.
Dizel ve benzinden kükürdü kaldırmadığımız sürece bu mümkün olmayacaktır.

More Sentences
General
sulphur n. sülf
sulphur n. sülfür sarısı
sulphur n. sert söylem
sulphur n. iğneleyici dil
sulphur v. kükürtlemek
sulphur adj. sülfürden yapılmış
sulphur adj. sülfürle ilgili
sulphur adj. sülfüre benzeyen
sulphur adj. sülfür içeren
sulphur adj. sülfürle emprenye edilmiş
Chemistry
sulphur n. sarı kristalli haliyle bilinen tatsız kokusuz bir element
Geography
sulphur n. oklahoma eyaletinde yerleşim yeri
sulphur n. louisiana eyaletinde şehir
sulphur n. oklahoma eyaletinde şehir
Entomology
sulphur n. colias ve ilişkili cinslere mensup kelebek

Significados de "sulphur" con otros términos en diccionario inglés turco: 121 resultado(s)

Inglés Turco
General
flowers of sulphur n. kükürtçiçeği
sulphur yellow n. sülfür sarısı
hot sulphur spring n. sıcak sülfür kaynağı
sulphur-yellow adj. yeşilimsi sarı renkte
sulphur-yellow adj. kükürt renginde
Politics
committee for the implementation of the directive on sulphur content in marine fuels n. deniz yakıtlarının kükürt içeriği direktifinin uygulanması komitesi
Technical
sulphur oxides n. kukurtdiyoksit
sulphur capping n. sülfür kaplaması
natural gases containing hydrogen sulfide or organic sulphur compounds n. kükürtlü hidrojen veya organik kükürt bileşikleri içeren doğal gazlar
amorphous sulphur n. amorf kükürt
high-sulphur steel n. yüksek kükürtlü çelik
so2 -sulphur dioxide n. kükürt dioksit
sulphur dyestuff n. kükürt boyarmaddesi
sulphur black n. kükürt siyahı
sulphur compounds n. kükürt bileşikleri
volatile organic sulphur compounds n. uçucu organik kükürt bileşikleri
high sulphur steels n. yüksek kükürtlü çelikler
black sulphur n. kara kükürt
baumann sulphur printing n. baumann kükürt baskısı
iron-sulphur-carbon alloy system n. demir-kükürt-karbon alaşım dizgesi
iron-sulphur equilibrium phase diagram n. demir-kükürt dengeli evre çizgesi
sulphur control n. kükürt denetimi
sulphur crosslinking n. kükürt çapraz bağlanımı
sulphur print n. kükürt baskı
liver of sulphur n. kükürt karaciğeri
sulphur point n. kükürt noktası
sulphur-impregnated product n. kükürt dolgulu ürün
sulphur dioxide n. kükürt dioksit
sulphur stain n. kükürt lekesi
sulphur cement n. kükürt çimentosu
sulphur printing n. kükürt baskısı alma
sulphur dome n. kükürt kubbe
sulphur trioxide n. kükürt trioksit
sulphur dioxide copolymer n. kükürt dioksit kopolimer
flowers of sulphur n. kükürt çiçekleri
sulphur vulcanization n. kükürtlendirme
atmospheric sulphur dioxide n. atmosferik sülfür dioksit
corrosive effect of atmosphere polluted with sulphur dioxide n. kükürt dioksit ile kirlenmiş atmosferin korozyon etkisi
macrographic examination by sulphur print n. kükürt baskısı ile makrografik muayene
total sulphur in soil samples n. toprak numunelerindeki toplam kükürt
sulphur coloured adj. kükürt renkli
Textile
sulphur-dyed adj. kükürt boyalarıyla boyanmış
Automotive
sulphur dioxide n. kükürt dioksit
lithium-sulphur battery n. lityum-sülfür batarya
Aeronautic
free sulphur n. serbest kukurt
bound sulphur n. bileşik kükürt
Petrol
low-sulphur adj. düşük sülfürlü
low-sulphur adj. (yakıt) düşük sülfür içerikli
low-sulphur adj. düşük miktarda sülfür içeren
Mining
forms of sulphur n. kükürt bileşikleri
sulphur mine n. yeraltından kükürt çıkarılan maden ocağı
Medical
sulphur-containing products n. sülfür içerikli ürünler
volatile sulphur compounds n. uçucu volatil sülfür içerikleri
exposure to sulphur dioxide n. sülfür dioksit maruziyeti
Pharmaceutics
flowers of sulphur n. kükürt çiçeği
Chemistry
gaseous sulphur compound n. gaz halindeki kükürt bileşik
corrosive sulphur n. korozif kükürt
odoriferous sulphur compounds n. kokulu kükürt bileşikleri
amorphous sulphur n. amorf kükürt
lime sulphur n. kireç sülfür
sulphur compound n. kükürtlü bileşik
potassium sulphur n. potasyum sülfür
sulphur hexafluoride n. sülfürhekzaflorür
sulphur compounds n. kükürt bileşikleri
sulphur content n. kükürt miktarı
sulphur bacteria n. kükürt bakterileri
sulphur black n. kükürt siyahı
sulphur dioxide n. kükürt dioksit
sulphur chloride n. kükürt klorür
sulphur oxide n. kükürt oksit
sulphur dyestuff n. kükürt boyarmaddesi
sulphur yellow n. kükürt sarısı
sulphur content meter n. kükürt içerik ölçeri
sulphur compounds in potassium hydroxide n. potasyum hidroksitteki kükürt bileşikleri
hydrogen sulphur n. hidrojen sülfür
manganese sulphur ratio n. mangan kükürt oranı
sulphur hexafluoride n. sülfür heksaflorid
sulphur tetrachloride n. kükürt tetraklorür
sulphur dichloride n. kükürt diklorür
sulphur ions n. sülfür iyonları
native sulphur n. kükürdün eski adı
amorphous sulphur n. reçineye benzeyen elastik bir kükürt çeşidi
ruby sulphur n. arsenik sülfür
ruby sulphur n. kızıl zırnık
ruby sulphur n. kükürtlü arsenik
ruby sulphur n. temel bileşeni arsenik ikisülfür olan kırmızı renkli camsı bir madde
flowers of sulphur n. sülfür buharının soğuk yüzeyde yoğunlaştırılması ile elde edilen küçük sülfür kristalleri
sulphur base n. sülfür tuzlarının oluşumunda baz olarak hareket edebilen bir alkali sülfür
sulphur acid n. sülfasit
sulphur auratum n. (eski kimyada) antimonik sülfür
sulphur salt n. sülfasit tuzu
sulphur alcohol n. merkaptan
sulphur ether n. radikallerinden meydana gelen bir sülfür çeşidi
Biology
sulphur bacteria n. tiyobasil cinsine mensup bakteri
Marine Biology
sulphur-bottom n. mavi balina
sulphur whale n. mavi balina
sulphur-bottom whale n. mavi balina
Botanic
vegetable sulphur n. kibritotu tozu
vegetable sulphur n. kurt pençesi tozu
vegetable sulphur n. kurtayağı tozu
sulphur tuft n. kükürt öbeği mantarı
Agriculture
calcium, magnesium, sodium and sulphur content of fertilizers n. gübrelerin kalsiyum, magnezyum, sodyum ve sülfür içeriği
Apiculture
sulphur cartridge n. kükürt fişeği
Environment
sulphur dioxide pollution n. kükürt dioksit kirliliği
sulphur showers n. genellikle çam ormanlarından rüzgarla uzaklara taşınan kükürt görünümlü sarı polen yağmurları
Geography
white sulphur springs n. batı virginia eyaletinde şehir
white sulphur springs n. batı virginia eyaletinde yerleşim yeri
white sulphur springs n. montana eyaletinde şehir
sulphur springs n. teksas eyaletinde şehir
hot sulphur springs n. kolorado eyaletinde şehir
sulphur springs n. indiana eyaletinde yerleşim yeri
Meteorology
sulphur dioxide n. sülfür dioksit
Geology
sulphur ore minerals n. sülfürlü cevher mineralleri
low-grade sulphur-bearing ores n. sülfür içerikli düşük tenörlü cevherler
sulphur and iron-oxidizing bacteria n. sülfür ve demir oksidasyonu yapan bakteriler
Ornithology
sulphur-crested cockatoo (kakatoe galerita) n. sarı ibikli beyaz bir kakadu
sulphur-crested cockatoo (kakatoe galerita) n. sülfür taçlı kakadu
sulphur-crested cockatoo (kakatoe galerita) n. sülfür kakadu
sulphur-crested cockatoo (kakatoe galerita) n. kükürt taçlı kakadu
Entomology
orange sulphur n. lahana kelebekleri familyasından olan turuncu renkli bir kelebek
sulphur butterfly n. lahana kelebeği