taunts - Turco Inglés Diccionario

taunts

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

taunts — Definition

Significado:
alay etmek, kışkırtmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /tɔːnt/ – BrE /tɔːnt/)
Categoría gramatical:
Fiil: taunt (taunts – taunted – taunting); İsim: taunt (taunts)
Sinónimo:
mock, provoke
Antónimos:
soothe

Significados de "taunts" en diccionario turco inglés : 20 resultado(s)

Inglés Turco
General
taunt v. alay etmek
You're taunting me.
Benimle alay ediyorsun.

More Sentences
taunt v. dalga geçmek
Kallie keeps taunting me with my poor grades.
Kallie zayıf notlarımla dalga geçip duruyor.

More Sentences
taunt n. alay etme
taunt n. alay
taunt n. laf (sataşmak için söylenen alaylı)
taunt n. başa kakma
taunt n. sataşma
taunt n. iğneleme
taunt n. hakaret
taunt v. yüzüne vurmak
taunt v. başına kakmak
taunt v. azarlamak
taunt v. alay ederek sataşmak
taunt v. sataşmak
taunt v. hakaret etmek
taunt v. dalga geçerek kışkırtmak
taunt v. alay ederek sataşmak
taunt v. kışkırtmak
taunt adj. (gemi direği gibi) upuzun
taunt adj. çok yüksek

Significados de "taunts" con otros términos en diccionario inglés turco: 41 resultado(s)

Inglés Turco
Phrasals
taunt someone about something v. birini bir konuda tiye almak
taunt someone about something v. birini bir konuda alaya almak
taunt someone with something v. birini bir şey ile alaya almak
taunt someone with something v. birini bir konuda alaya almak
taunt (one) into (doing something) v. (birini) alay ederek (bir şey yapmaya) itmek
taunt someone into something v. birini dalga geçerek/alay ederek bir şeye itmek
taunt someone into something v. birini dalga geçerek/alay ederek bir şeye mecbur bırakmak
taunt (one) into (doing something) v. (birini) dalga geçerek (bir şey yapmaya) kışkırtmak
taunt (one) with (something) v. (birine sahip olamayacağı/olmaması gereken bir şeyle) işkence etmek
taunt (one) with (something) v. (birini bir şeyle) azdırıp bırakmak
taunt (one) with (something) v. (birinin) iştahını kabartmak
taunt (one) with (something) v. (birini bir şeyle) azdırmak
taunt (one) with (something) v. (birini) boşuna umutlandırmak
taunt (one) with (something) v. (birine) gösterip vermemek
taunt (one) with (something) v. (birini sahip olamayacağı/olmaması gereken bir şeyle) kızdırmak
taunt (one) with (something) v. (birinin) canını çektirmek
taunt (one) with (something) v. (birine sahip olamayacağı/olmaması gereken bir şeyle) eziyet etmek
taunt (one) with (something) v. (birini bir şeyle) baştan çıkarıp sonunu getirmemek
taunt (one) with (something) v. (birini bir şeyle) cinsel olarak uyarıp bırakmak
taunt with v. ile alaya almak
taunt with v. ile kızdırmak
taunt with v. ile baştan çıkarıp sonunu getirmemek
taunt about v. bir konuda dalga geçmek
taunt with v. -e gösterip vermemek
taunt (one) about (someone or something) v. (biriyle biri/bir şey) hakkında dalga geçmek
taunt with v. -i boşuna umutlandırmak
taunt about v. bir konuda alaya almak
taunt with v. -in canını çektirmek
taunt with v. -in iştahını kabartmak
taunt with v. ile azdırıp bırakmak
taunt about v. bir konuda tiye almak
taunt with v. ile cinsel olarak uyarıp bırakmak
taunt into v. alay ederek (bir şey yapmaya) itmek
taunt into v. dalga geçerek/alay ederek (bir şeye) itmek
taunt with v. ile işkence etmek
taunt into v. dalga geçerek (bir şey yapmaya) kışkırtmak
taunt (one) about (someone or something) v. (birini biri/bir şey) hakkında alaya/tiye almak
taunt with v. ile azdırmak
taunt with v. ile eziyet etmek
taunt into v. dalga geçerek/alay ederek (bir şeye) mecbur bırakmak
taunt with v. bir konuda alaya almak