tears - Turco Inglés Diccionario

tears

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "tears" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
General
tears n. gözyaşı
Our tears are shed today for those who have lost a son or a daughter, a mother, a father, or both.
Gözyaşlarımız bugün bir oğlunu ya da kızını, bir anneyi, bir babayı ya da her ikisini birden kaybedenler için dökülüyor.

More Sentences
tears n. derin bir düş kırıklığı hali
tears n. gözyaşları

Significados de "tears" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
tears of joy n. sevinç gözyaşları
crocodile tears n. timsah gözyaşları
crocodile tears n. sahte gözyaşları
job's-tears n. asya'da çim türü
flood of tears n. gözyaşı seli
mothers in tears n. göz yaşlı anneler
mothers in tears n. yaslı analar
mothers in tears n. yaslı anneler
mothers in tears n. gözü yaşlı anne
mothers in tears n. gözü yaşlı analar
tears of love n. aşkın gözyaşları
filling with tears n. gözlerin dolması
false tears n. sahte gözyaşı
false tears n. sahte gözyaşları
happy tears n. sevinç gözyaşları
happy tears n. mutluluk gözyaşları
tears of st lawrence n. her sene 9 ağustos civarında gerçekleşen meteor yağmuru
tears of wine n. şarabın, kadehin kenarından aşağıya doğru bıraktığı iz
tears of joy n. mutluluk gözyaşları
melt into tears v. gözyaşlarına boğulmak
shed tears v. ağlamak
burst into tears v. birden ağlamaya başlamak
bore someone to tears v. birinin canını çok sıkmak
dissolve in tears v. gözyaşları boşanmak
be in tears v. ağlamak
fill with tears v. yaşarmak
shed tears v. yaş dökmek
move to tears v. gözyaşlarına boğulmak
shed tears v. gözyaşı dökmek
choke back one's tears v. gözyaşlarını tutmak
reduce somebody to tears v. ağlatmak
fill with tears v. gözleri yaşarmak
move to tears v. gözyaşlarına boğmak
reduce somebody to tears v. gözyaşlarına boğmak
burst into tears v. gözyaşlarını tutamamak
burst into tears v. gözyaşlarına boğulmak
burst into tears v. gözlerinden yaş boşanmak
weep a flood of tears v. zırıl zırıl ağlamak
shed tears a lot v. çok ağlamak
break down in tears v. gözünden yaşlar boşalmak
(one's eyes) fill with tears v. gözleri yaşlarla dolmak
(one's eyes) to brim with tears v. gözü dolmak
(one's eyes) to brim with tears v. gözleri dolmak
(one's eyes) to fill with tears v. gözü dolmak
(one's eyes) to fill with tears v. gözleri dolmak
bore somebody to tears v. içini baymak
shed tears v. göz yaşı dökmek
melt into tears v. iki gözü iki çeşme ağlamak
wipe one’s tears v. gözyaşını silmek
dry one’s tears v. gözyaşını silmek
bid farewell to someone in tears v. gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlamak
bid farewell to someone in tears v. son yolculuğuna gözyaşlarıyla uğurlamak
break into tears v. ağlamaya başlamak
break into tears v. gözyaşlarına boğulmak
shed false tears v. sahte gözyaşı dökmek
shed crocodile tears v. yalandan ağlamak
be close to tears v. neredeyse ağlamak
wipe away one's tears v. gözyaşlarını silmek
suffused with tears adj. gözleri yaşlı
suffused with tears adj. gözyaşlarına boğulmuş
eyes swimming with tears adv. gözlerinden yaşlar boşanarak
eyes swimming with tears adv. gözlerinden yaşlar boşalarak
Phrases
with eyes swimming with tears expr. gözlerinden yaşlar boşanarak
Colloquial
bore someone to tears v. birinin canını sıkmak
be bored to tears v. sıkıntıdan patlamak
be bored to tears v. çok sıkılmak
bore someone to tears v. birisini çok sıkmak
be on the verge of tears v. ağlamak üzere olmak
be on the verge of tears v. ağlamaklı olmak
that tears it! expr. canıma yetti!
Idioms
crocodile tears n. timsah gözyaşları
crocodile tears n. yapmacık üzüntü
crocodile tears n. sahte göz yaşları
vale of tears n. dert/çile dünyası
this vale of tears n. dert/çile dünyası
tears before bedtime n. kötü bir şey/durum
tears before bedtime n. hoş olmayan bir şey/durum
write things that bring tears to the eyes v. kaleminden kan damlamak
burst into tears v. gözlerinden yaş boşanmak
shed crocodile tears v. timsah gözyaşları dökmek
shed crocodile tears v. sahte gözyaşı dökmek
bore to tears v. bezginlik vermek
bore someone to tears v. birisini çok sıkmak
bore someone to tears v. içini baymak
shed tears of joy v. sevinç gözyaşı dökmek
shed tears of joy v. mutluluk gözyaşı dökmek
shed tears of happiness v. mutluluk gözyaşı dökmek
shed tears of joy v. sevinç gözyaşları dökmek
shed tears of happiness v. sevinç gözyaşı dökmek
shed tears of happiness v. mutluluk gözyaşları dökmek
shed tears of joy v. mutluluk gözyaşları dökmek
shed tears of happiness v. sevinç gözyaşları dökmek
break into tears v. göz yaşlarına boğulmak
blink one's tears back v. ağlamamaya çalışmak
blink one's tears back v. gözyaşlarını tutmak
be bored to tears v. çok sıkılmak
break out into tears v. gözyaşlarına boğulmak
break in tears v. gözyaşlarına boğulmak
break out into tears v. ağlamaya başlamak
break out in tears v. gözyaşlarına boğulmak
break out in tears v. ağlamaya başlamak
break into tears v. ağlamaya başlamak
break in tears v. ağlamaya başlamak
break into tears v. gözyaşlarına boğulmak
cry crocodile tears v. timsah gözyaşları dökmek
weep crocodile tears v. sahte gözyaşı dökmek
weep crocodile tears v. timsah gözyaşları dökmek
cry crocodile tears v. sahte gözyaşı dökmek
be moved to tears v. çok duygulanmak
be moved to tears v. gözleri dolmak
move someone to tears v. gözyaşlarına boğmak
move someone to tears v. birini çok duygulandırmak
move someone to tears v. birini ağlamanın eşiğine getirmek
be close to tears v. (neredeyse) ağlayacak noktaya/hale gelmek
be close to tears v. ağlamaklı olmak
break into tears v. göz yaşları sel olmak
move to tears v. göz yaşları sel olmak
be in floods of tears v. göz yaşları sel olmak
gulp back (one's) tears v. ağlamamak için (kendini) sıkmak/tutmak/zorlamak
gulp back (one's) tears v. gözyaşlarına hakim olmaya çalışmak
gulp back (one's) tears v. gözyaşlarını içine akıtmak
kiss (one's) tears away v. öperek ağlayan birinin rahatlatmak/sakinleştirmek
kiss (one's) tears away v. öperek (birinin) göz yaşlarını dindirmek
blink tears back v. ağlamamaya çalışmak
blink back tears v. gözyaşlarını tutmak
blink tears back v. gözyaşlarını tutmak
blink back tears v. ağlamamaya çalışmak
bore (one) to tears v. (birini) çok fena baymak
bore (one) to tears v. (birini) çok sıkmak
bore (one) to tears v. (birinin) içini baymak
bore (one) to tears v. (birini) can sıkıntısından öldürmek
break out in tears v. birden ağlamaya başlamak
break out into tears v. birden ağlamaya başlamak
be crying crocodile tears v. yalandan ağlamak
be crying crocodile tears v. timsah gözyaşı dökmek
be crying crocodile tears v. timsah gözyaşları dökmek
be crying crocodile tears v. sahte gözyaşı dökmek
end in tears v. sonu iyi bitmemek
end in tears v. sonu hüsran olmak
end in tears v. sonu kötü olmak
end in tears v. sonu kötü bitmek
end in tears v. hüsranla sonlanmak/sonuçlanmak
kiss (one's) tears away v. öperek (birinin) göz yaşlarını dindirmek
kiss (one's) tears away v. öperek ağlayan birini rahatlatmak/sakinleştirmek
move (one) to tears v. (birinin) gözlerinin dolmasına neden olmak
move (one) to tears v. (birini) gözyaşlarına boğmak
move (one) to tears v. (birini) çok duygulandırmak
reduce to tears v. gözyaşlarına boğmak
reduce to tears v. ağlatmak
hold back one's tears v. gözyaşlarını tutmak