temizlik - Turco Inglés Diccionario

temizlik

Significados de "temizlik" en diccionario inglés turco : 28 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
temizlik cleaning n.
We gave the house a thorough cleaning.
Evin detaylı temizliğini yaptık.

More Sentences
temizlik cleanliness n.
The house was in a good state of cleanliness.
Ev, temizlik açısından iyi durumdaydı.

More Sentences
General
temizlik cleanup n.
We will take care of the cleanup.
Temizliğe dikkat edeceğiz.

More Sentences
temizlik treatment n.
Cleaning suede requires a special treatment process.
Süetin temizlenmesi özel bir temizlik işlemi gerektiriyor.

More Sentences
temizlik cleansing n.
Spiritual cleansing is about preserving the integrity of our spiritual core.
Manevi temizlik, manevi özümüzün bütünlüğünü korumakla ilgilidir.

More Sentences
Food Engineering
temizlik sanitation n.
Sanitation is important in the city.
Şehirde temizlik önemlidir.

More Sentences
Tobacco
temizlik housekeeping n.
The Commission itself publishes its housekeeping figures monthly.
Komisyonun kendisi de temizlik rakamlarını aylık olarak yayınlıyor.

More Sentences
General
temizlik pureness n.
temizlik honesty n.
temizlik chasteness n.
temizlik combout n.
temizlik hygiene n.
temizlik purge n.
temizlik purity n.
temizlik spotlessness n.
temizlik neatness n.
temizlik spit and polish n.
temizlik cleanness n.
temizlik chastity n.
temizlik house-cleaning n.
temizlik nattiness n.
temizlik turnout n.
temizlik glean [obsolete] n.
temizlik claritude n.
temizlik clean n.
temizlik clearedness n.
temizlik innocence n.
Technical
temizlik cleanness n.

Significados de "temizlik" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
temizlik malzemesi cleaning materials n.
çevre temizlik vergisi sanitation tax n.
temizlik günü cleaning day n.
temizlik maddesi cleaner n.
temizlik bezi swab n.
büyük temizlik cleanup n.
temizlik işleri müdürlüğü sanitation department n.
temizlik bezi rubber n.
temizlik malzemeleri cleaning materials n.
temizlik işleri sanitation n.
etnik temizlik ethnic cleansing n.
temizlik malzemesi cleaning material n.
temizlik firması cleaning company n.
temizlik için kullanılan deterjan abluent n.
temizlik malzemesi cleaning supplies n.
temizlik hizmeti cleaning services n.
kişisel temizlik personal hygiene n.
temizlik ürünleri cleaning products n.
temizlik ürünü cleaner n.
temizlik ürünü cleaning product n.
temizlik ürünü cleansing agent n.
temizlik tozu cleaning powder n.
kişisel temizlik personal cleaning n.
temizlik görevlisi janitor n.
temizlik işleri cleaning services n.
temizlik işleri cleaning works n.
temizlik işçisi cleaner n.
temizlik maddesi cleanser n.
dip köşe temizlik thorough cleaning n.
dip köşe temizlik deep cleaning n.
temizlik işçisi garbage collector n.
temizlik işçisi garbage man n.
temizlik işçisi refuse collector n.
temizlik işçisi dustman n.
genel temizlik general cleaning n.
genel temizlik general hygiene n.
temizlik elemanı cleaning staff member n.
temizlik işçisi cleaning worker n.
temizlik kadrosu cleaning staff n.
temizlik görevlisi caretaker n.
temizlik elemanı cleaner n.
temizlik elemanı cleaning worker n.
temizlik hastası cleaning addict n.
temizlik hastası cleaning freak n.
temizlik müptelası cleaning addict n.
bataklık temizlik görevlisi swamper n.
temizlik seti cleaning set n.
temizlik ekibi cleaning team n.
aşındırıcı temizlik malzemesi abrasive cleaner n.
genel yüzey temizlik ürünleri general surface cleaning products n.
temizlik hizmetleri cleaning services n.
temizlik kağıdı sanitary paper n.
temizlik kağıdı cleaning paper n.
ev temizlik ürünleri household cleaners n.
(temizlik vs gibi) ev işleri household chores n.
banyo temizlik ürünleri bath cleaning products n.
temizlik mendili wipe n.
temizlik maddesi detergent n.
lekesiz temizlik stainless cleaning n.
temizlik kimyasalları cleaning chemicals n.
günlük temizlik daily cleaning n.
vileda (alman ev ve temizlik ürünleri şirketi) vileda (german household and cleaning products company) n.
temizlik faturası cleaning bill n.
günlük temizlik everyday cleaning n.
kafeterya temizlik görevlisi cafeteria attendant n.
yemekhane temizlik görevlisi cafeteria attendant n.
(kadın) otel temizlik görevlisi chambermaid n.
temizlik odası broom closet n.
arabaların bakımını yapan kimse (cila, yeniden boyama, temizlik) detailer n.
temizlik ürünü detersive n.
ovalayarak temizlik yapan işçi dollier [uk] n.
yer tozu almada kullanılan kuru temizlik bezi dustmop n.
yer tozu almada kullanılan kuru temizlik bezi dust mop n.
yer tozu almada kullanılan kuru temizlik bezi dry mop n.
temizlik pedi cleaning pad n.
temizlik aleti cleaning implement n.
temizlik aleti cleaning equipment n.
temizlik işçisi clearer n.
temizlik görevlisi porter n.
kadın temizlik görevlisi porteress n.
temizlik görevlisi kadın portress n.
sıhhi temizlik durumu sanitary condition n.
temizlik işi yapan kimse scourer n.
yol temizlik fırçası scraper n.
temizlik amaçlı kullanılan büyük çapa scraper n.
kısa etekli temizlik elbisesi shortgown [obsolete] [scotland] n.
temizlik fırçası stiff brush n.
detaylı temizlik spring-cleaning n.
belediye temizlik işçisi street cleaner n.
(otelde) temizlik görevlisi valet n.
(temizlik maddesi markası) flash flash n.
temizlik görevlisi sweeper n.
temizlik paspası swabber n.
ağır temizlik işçisi swamper n.
temizlik yapmak do cleaning v.
temizlik yapmak do the cleaning v.
temizlik yapmak clean up v.
temizlik robotu almak buy a cleaning robot v.
(temizlik paspasını) sürerek dolaştırmak swab v.
temizlik görevlisi cleaner N.
temizlik görevlisi housekeeper N.
temizlik altyapısı sanitation N.
oto detaylı temizlik detailing N.
Phrasals
birinin ardından temizlik yapmak sweep up after someone v.
(bir şeyin) arkasından temizlik yapmak sweep up after (something) v.
Phrases
dikkat temizlik var cleaning in progress expr.
temizlik yapılıyor cleaning in progress expr.
Proverb
temizlik imandan gelir cleanliness is next to godliness
Colloquial
temizlik benim öncelikli sorunum değil cleanup is not my chief concern expr.
Idioms
kökten temizlik clean sweep n.
derinlemesine/kökten temizlik clean-up operation n.
temizlik operasyonu mop-up operation n.
derinlemesine/kökten temizlik yapmak make a clean sweep v.
dip bucak temizlik yapmak bottom the house [antiquated] v.
dip köşe temizlik yapmak bottom the house [antiquated] v.
derinlemesine/kökten temizlik yapmak make a clean sweep v.
temizlik özürlü hygienically challenged adj.
temizlik imandan gelir cleanliness is next to godliness expr.
Trade/Economic
temizlik malzemeleri cleaning supplies n.
çevre ve temizlik vergisi environment tax n.
temizlik firması cleaning company n.
temizlik şirketi cleaning company n.
Politics
temizlik işleri müdürü cleaning services manager n.
temizlik hizmetleri müdürü cleaning services manager n.
etnik temizlik ethnic cleansing n.
Institutes
temizlik işleri dairesi cleansing department n.
Industry
temizlik maddesi clearer n.
buhar ile temizlik yapan kimse steamer n.
Tourism
oda temizlik görevlisi room attendant n.
oda temizlik sorumlusu room attendant n.
Technical
bakım ve temizlik housekeeping n.
deri kaplı çubuk (temizlik için kullanılır) bulf n.
kimyasal temizlik chemical cleaning n.
temizlik fırçası cleaning brush n.
temizlik sistemi flushing system n.
sabun bazlı temizlik maddesi soap-based cleansing material n.
temizlik bezi rag n.
tam temizlik fonksiyonu full cleaning function n.
içyapısal temizlik microcleanliness n.
temizlik maddeleri cleaning agents n.
bakım ve temizlik odası utility room n.
su bazlı temizlik maddeleri water-based cleaning agents n.
su esaslı temizlik maddeleri water-based cleaning agents n.
lağımlarda temizlik amaçlı kullanılan, bir ipin ucuna bağlanmış torba demeti badger n.
madende periyodik temizlik cleanup n.
etkisi arttırılmış (temizlik maddesi) reinforced adj.
Computer
yoğun temizlik deep cleaning n.
Construction
kaba temizlik rough cleaning n.
inşaat sonrası kaba temizlik post-construction (rough) cleaning n.
inşaat sonrası kaba temizlik rough cleaning n.