treatment - Turco Inglés Diccionario

treatment

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

treatment — Definition

Significado:
tedavi, ele alış biçimi
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈtriːtmənt/ – BrE /ˈtriːtmənt/)
Categoría gramatical:
İsim: treatment (treatments)
Sinónimo:
therapy, handling
Antónimos:
neglect

Significados de "treatment" en diccionario turco inglés : 37 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
treatment n. muamele
The treatment of women in some countries is a cause for concern.
Bazı ülkelerde kadınlara yönelik muamele endişe kaynağıdır.

More Sentences
treatment n. tedavi
Sometimes, the treatment is worse than the disease.
Bazen tedavi hastalıktan daha kötüdür.

More Sentences
General
treatment n. ele alış biçimi (konuyu)
I am happy with the rapporteur's treatment of state aid and I congratulate him on this.
Raportörün devlet yardımları konusunu ele alış biçiminden memnunum ve kendisini bu konuda kutluyorum.

More Sentences
treatment n. davranış
I'm not accustomed to such treatment.
Böyle bir davranışa alışık değilim.

More Sentences
treatment n. tedavi
Sometimes, the treatment is worse than the disease.
Bazen tedavi hastalıktan daha kötüdür.

More Sentences
treatment n. işlem
My third point relates to the difference in the treatment of sugar.
Değinmek istediğim üçüncü husus ise şekere uygulanan işlem farklılığı ile ilgilidir.

More Sentences
treatment n. arıtma
Only in 1999, it funded the extension of Madeira's airport and a major solid waste treatment plant.
Sadece 1999 yılında Madeira'nın havaalanının genişletilmesini ve büyük bir katı atık arıtma tesisini finanse etmiştir.

More Sentences
treatment n. yaklaşım
There's a nice treatment of the word "love".
"Sevgi" kelimesine güzel bir yaklaşım söz konusu.

More Sentences
treatment n. işleniş
We gathered to discuss the treatment of activism in the film.
Filmde aktivizmin işlenişini tartışmak üzere toplandık.

More Sentences
treatment n. temizlik
Cleaning suede requires a special treatment process.
Süetin temizlenmesi özel bir temizlik işlemi gerektiriyor.

More Sentences
Trade/Economic
treatment n. uygulama
The Commission justifies this sort of tax treatment from the environmental point of view.
Komisyon bu tür bir vergi uygulamasını çevresel bakış açısıyla gerekçelendiriyor.

More Sentences
Technical
treatment n. bakım
I’ll start with the hair treatments first.
İlk önce saç bakımıyla başlayacağım.

More Sentences
treatment n. davranış
I'm not accustomed to such treatment.
Böyle bir davranışa alışık değilim.

More Sentences
treatment n. işlem
My third point relates to the difference in the treatment of sugar.
Değinmek istediğim üçüncü husus ise şekere uygulanan işlem farklılığı ile ilgilidir.

More Sentences
treatment n. muamele
The treatment of women in some countries is a cause for concern.
Bazı ülkelerde kadınlara yönelik muamele endişe kaynağıdır.

More Sentences
Textile
treatment n. işleme
With regard to waste treatment, how is animal meal stored?
Atık işleme ile ilgili olarak, hayvan unu nasıl depolanmaktadır?

More Sentences
Medical
treatment n. tedavi
Sometimes, the treatment is worse than the disease.
Bazen tedavi hastalıktan daha kötüdür.

More Sentences
Food Engineering
treatment n. işlem
My third point relates to the difference in the treatment of sugar.
Değinmek istediğim üçüncü husus ise şekere uygulanan işlem farklılığı ile ilgilidir.

More Sentences
Statistics
treatment n. işlem
My third point relates to the difference in the treatment of sugar.
Değinmek istediğim üçüncü husus ise şekere uygulanan işlem farklılığı ile ilgilidir.

More Sentences
Environment
treatment n. arıtma
Only in 1999, it funded the extension of Madeira's airport and a major solid waste treatment plant.
Sadece 1999 yılında Madeira'nın havaalanının genişletilmesini ve büyük bir katı atık arıtma tesisini finanse etmiştir.

More Sentences
General
treatment n. değerlendirme
treatment n. işleyiş
treatment n. otama
treatment n. iyileştirme
treatment n. tasfiye
treatment n. sağaltım
treatment n. cezalandırmak/yola getirmek için yapılan muamele
treatment n. ödül veya teşvik amaçlı jest
treatment N. ele alış biçimi
Trade/Economic
treatment n. belirli ücret karşılığında mal ve hizmet sağlanması
Technical
treatment n. işlemlemede kullanılan kimyasal
Medical
treatment n. sağaltım
treatment n. tretman
Marine Biology
treatment n. terbiye
Cinema
treatment n. roman gibi edebi bir eserin sinemaya uyarlanması
treatment n. geliştirim
treatment n. tretman

Significados de "treatment" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
waste treatment n. atık arıtma
fair treatment n. adilane hareket
water treatment plants n. su dağıtım şebekeleri
waste water treatment facility n. atıksu arıtma tesisi
drug treatment n. ilaçla tedavi
a course of treatment at a spa n. kaplıca tedavisi
unkind treatment n. sert davranış
unjust treatment n. mağdurluk
fair treatment n. iyi muamele
medical treatment n. tıbbi tedavi
silent treatment n. sessiz muamele
treatment facility n. arıtma tesisi
metallurgical treatment n. metalurjik işlem
heat treatment n. tavlama
emergency treatment n. acil tedavi
kind treatment n. iltifat
drug treatment n. uyuşturucu bağımlılığı tedavisi
single well surfactant soaking treatment n. tek kuyuluk surfaktan emdirme operasyonu
sewage treatment n. kanalizasyon arıtması
medical treatment n. girme hakkı
inhuman treatment n. insanlık dışı muamele
silent treatment n. bireyin karşındaki kişiye tepkisiz kalarak tepkisini göstermesi
medical treatment n. doktor tedavisi
course of treatment n. kür
ambulatory treatment n. ayakta tedavi
special treatment n. kür
unjust treatment n. mağduriyet
water treatment n. su arıtması
equal treatment n. eşit muamele
card of treatment n. tabela
expenses of treatment n. tedavi masrafları
waste water treatment system n. atık su arıtma sistemi
drug treatment n. uyuşturucu tedavisi
alcohol treatment n. alkol tedavisi
animal treatment n. hayvan tedavisi
active treatment n. aktif tedavi
treatment expenses n. tedavi masrafları
treatment costs n. tedavi giderleri
treatment system n. tedavi sistemi
psychological treatment n. psikolojik tedavi
treatment centers n. tedavi merkezleri
treatment service n. tedavi hizmeti
treatment advice n. tedavi tavsiyesi
incomplete treatment n. eksik tedavi
after-treatment n. tamamlayıcı tedavi
fine-good treatment n. hüsn-ü muamele
sewage-treatment plant n. tasfiye tesisi
pre-treatment n. ön muamele
water supply-treatment n. su temini-arıtma
water-treatment plant n. tasfiye tesisi
water-treatment plants n. su dağıtım şebekeleri
treatment approach n. tedavi yaklaşımı
garbage treatment plant n. çöp arıtma tesisi
treatment of wastewater n. atık su arıtımı
treatment of wastewater n. atık su arıtma
drug-free treatment n. ilaçsız tedavi
inhumane treatment of animals n. hayvanlara uygulanan insanlık dışı muamele
inhumane treatment of animals n. hayvanlara uyguladığımız insanlık dışı muamele
treatment program n. tedavi programı
treatment pool n. arıtma havuzu
treatment efficiency n. arıtma verimi
treatment efficiency n. tedavi verimi
treatment performance n. arıtım performansı
treatment performance n. tedavi performansı
inferior treatment n. ikinci sınıf muamele
basic medical treatment n. temel tıbbi tedavi
long-term treatment n. uzun süreli tedavi
treatment tool n. tedavi aracı
the royal treatment n. özenli hizmet
treatment [obsolete] n. şölen
treatment [obsolete] n. ziyafet
unfair treatment n. haksız muamele
summary treatment n. tersleyerek reddetme
summary treatment n. hayır diye kestirip atma
full treatment n. her şey dahil paket
have an outpatient treatment v. ayakta tedavi görmek
undergo a treatment v. tedavi görmek
receive a treatment v. tedavi görmek
undergo an outpatient treatment v. ayakta tedavi görmek
undergo a treatment v. tedavi geçirmek
have a treatment v. tedavi geçirmek
administer treatment v. tedavi uygulamak
get a treatment v. tedavi geçirmek
respond to treatment v. tedaviye cevap vermek
receive a treatment v. tedavi geçirmek
start treatment v. tedaviye başlamak
give preferential treatment v. torpil yapmak
respond to the treatment v. tedaviye karşılık vermek
respond to the treatment v. tedaviye cevap vermek
give up the treatment v. tedaviyi bırakmak
quit the treatment v. tedaviyi bırakmak
give up the treatment v. tedaviyi kesmek
quit the treatment v. tedaviyi kesmek
work in the field of treatment v. ...tedavisi alanında çalışmak
enter into any treatment program v. tedavi programına girmek
discontinue the treatment v. tedaviyi kesmek
treatment-purpose adj. tedavi amaçlı
treatment-naive adj. (bellirli bir hastalık için) hiç bir tedavi görmemiş
treatment-naive adj. (bellirli bir hastalık için) hiç bir tedavi almamış
treatment-naive adj. (aids/hepatit vb) tedavisi olmamış
treatment-naive adj. (aids/hepatit vb) tedavisi almamış
treatment-naive adj. (aids/hepatit vb) tedavisi görmemiş
Phrases
the treatment is worse than the disease expr. kaş yapayım derken göz çıkarmak
Colloquial
hairdryer treatment [uk] n. (özellikle sporda) hata yapan bir oyuncuya kızgınlıkla bağırma
Idioms
band-aid treatment n. geçici/üstünkörü çözüm
band-aid treatment n. hasıraltı edilen sorun
a treatment worse than the disease n. hastalıktan daha ağır etkileri olan tedavi
a treatment worse than the disease n. hastalıktan beter tedavi
a treatment worse than the disease n. kaş yapayım derken göz çıkartma
red-carpet treatment n. kırmızı halı serme
red-carpet treatment n. özel muamele/ilgi
red-carpet treatment n. kral muamelesi
give someone the red carpet treatment v. birisini kral gibi ağırlamak
give someone the red carpet treatment v. önüne kırmızı halı sermek
give someone red-carpet treatment v. birisini kral gibi ağırlamak
get red-carpet treatment v. kral gibi ağırlanmak
have red-carpet treatment v. kral gibi ağırlanmak
give someone red-carpet treatment v. önüne kırmızı halı sermek
get red-carpet treatment v. baş tacı edilmek
have red-carpet treatment v. önüne kırmızı halı serilmek
get red-carpet treatment v. çok iyi ağırlanmak/karşılanmak
get red-carpet treatment v. önüne kırmızı halı serilmek
give someone red-carpet treatment v. baş tacı etmek
have red-carpet treatment v. baş tacı edilmek
have red-carpet treatment v. çok iyi ağırlanmak/karşılanmak
give someone the red carpet treatment v. biri için kırmızı halılar sermek
give someone the red carpet treatment v. önüne kırmızı halılar sermek
have red-carpet treatment v. krallar gibi ağırlanmak
give red-carpet treatment v. krallar gibi ağırlamak
get red-carpet treatment v. krallar gibi ağırlanmak
get the silent treatment v. umursanmamak
give somebody the silent treatment v. (birine) yüz vermemek
give somebody the silent treatment v. (biriyle) küsmek
get the silent treatment v. konuşulmamak
give somebody the silent treatment v. (birine) küs olmak
give somebody the silent treatment v. (birine) hiç cevap vermemek
get the silent treatment v. yok sayılmak
give somebody the silent treatment v. (biriyle) konuşmamak
get the silent treatment v. küsülmek
get the royal treatment v. ayrıcalıklı muamele görmek
get the silent treatment v. yüz verilmemek
get the royal treatment v. özenle ilgilenilmek
get the royal treatment v. ayrıcalıklı hizmet almak
get the royal treatment v. özenli hizmet almak
give someone the silent treatment v. biriyle konuşmamak
give someone the silent treatment v. birine yüz vermemek
give someone the silent treatment v. birini umursamamak
give someone the silent treatment v. biriyle küsmek
give someone the silent treatment v. birine hiç cevap vermemek
give someone the silent treatment v. birine küs olmak