temperature - Turco Inglés Diccionario

temperature

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

temperature — Definition

Significado:
sıcaklık, ısı derecesi
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈtɛmprətʃər/ – BrE /ˈtɛmprətʃə/)
Categoría gramatical:
İsim: temperature (temperatures)

Significados de "temperature" en diccionario turco inglés : 20 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
temperature n. sıcaklık
The temperature suddenly dropped to 2 degrees Celsius.
Sıcaklık aniden 2 dereceye düştü.

More Sentences
temperature n. ısı
The surface temperature of the sun is assumed to be about 6000°C.
Güneşin yüzey ısısının yaklaşık 6000°C olduğu farz ediliyor.

More Sentences
temperature n. ısı derecesi
General
temperature n. ısı
The surface temperature of the sun is assumed to be about 6000°C.
Güneşin yüzey ısısının yaklaşık 6000°C olduğu farz ediliyor.

More Sentences
temperature n. ateş
Take your temperature every 2 hours and keep a record.
Her 2 saatte bir ateşinizi ölçün ve kayıt tutun.

More Sentences
temperature n. hararet
Her manner raised the temperature of the discussion.
Onun tavırları tartışmayı hararetlendirdi.

More Sentences
temperature n. vücut sıcaklığı
The book says that any person can control the temperature of his own body.
Kitap, herhangi bir kişinin kendi vücudunun sıcaklığını kontrol edebileceğini söylüyor.

More Sentences
Technical
temperature n. sıcaklık
The temperature suddenly dropped to 2 degrees Celsius.
Sıcaklık aniden 2 dereceye düştü.

More Sentences
Automotive
temperature n. sıcaklık
The temperature suddenly dropped to 2 degrees Celsius.
Sıcaklık aniden 2 dereceye düştü.

More Sentences
Food Engineering
temperature n. sıcaklık
The temperature suddenly dropped to 2 degrees Celsius.
Sıcaklık aniden 2 dereceye düştü.

More Sentences
General
temperature n. sühunet
temperature n. derece
temperature n. yüksek vücut ısısı
temperature n. ısı derecesi
temperature n. ilgi düzeyinde fazlalık
temperature n. duygusal yoğunluk
Technical
temperature n. temperatür
Pathology
temperature n. humma
Archaic
temperature n. karışım
temperature n. bileşim

Significados de "temperature" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
temperature inversion n. sıcaklık inversiyonu
water temperature n. su ısısı
melting temperature n. erime sıcaklığı
body temperature n. vücut sıcaklığı
temperature range n. sıcaklık aralığı
dew point temperature n. çiy noktası ısısı
low temperature bath n. düşük sıcaklık banyosu
temperature increase n. sıcaklık artışı
temperature measurements n. sıcaklık ölçümleri
low temperature n. düşük ısı
temperature reduction n. ısı düşmesi
luminance temperature n. parlaklık sıcaklığı
temperature change n. ısı değişimi
normal temperature n. normal sıcaklık
rising temperature n. artan sıcaklık
mean daily temperature n. günlük ortalama sıcaklık
lower transformation temperature n. alt dönüşüm sıcaklığı
temperature extreme n. aşırı sıcaklık
sea surface temperature n. deniz yüzeyi sıcaklığı
temperature gradient n. sıcaklık eğimi
martensite finish temperature n. martensit son bulma sıcaklığı
mean temperature n. ortalama sıcaklık
sea water temperature n. deniz suyu sıcaklığı
decrease of temperature n. sıcaklık düşmesi
maximum permissible temperature rise n. izin verilebilir en yüksek sıcaklık artışı
martensite start temperature n. martensit başlama sıcaklığı
temperature inversion n. sıcaklık evrilmesi
high temperature n. yüksek sıcaklık
low temperature n. düşük sıcaklık
nonchilling temperature n. soğutmayan sıcaklık
ambient operating temperature n. çalışma ortamı sıcaklığı
ambient temperature n. ortam sıcaklığı
base temperature n. taban ısısı
ambient temperature n. çevre sıcaklığı
reference temperature n. referans ısı
air temperature n. hava sıcaklığı
baking temperature n. pişirme sıcaklığı
comfort temperature n. rahatlık sıcaklığı
constant temperature n. sabit sıcaklık
constant temperature n. değişmez sıcaklık
degree of temperature n. ısı derecesi
elevated temperature n. yüksek sıcaklık
temperature-humidity index n. havadaki ısı ve nemliliğin birleşik etkisinin yol açtığı rahatsızlığın ölçüsünü veren değer
temperature-humidity index n. ısı-nem endeksi
human body temperature n. insan vücudu sıcaklığı
low temperature n. alçak ısı derecesi
low temperature n. alçak ısı
high temperature n. yüksek ısı
highest temperature n. en yüksek sıcaklık
lowest temperature n. en düşük sıcaklık
average temperature n. ortalama sıcaklık
body temperature n. vücut ısısı
daily average temperature n. ortalama günlük sıcaklık
hot temperature n. sıcak/yüksek ısı
decrease of the temperature n. sıcaklığın düşmesi
decrease of the temperature n. sıcaklıkların düşmesi
average daily temperature n. günlük ortalama sıcaklık
the felt temperature n. hissedilen sıcaklık
temp (temperature) n. sıcaklık
average summer temperature n. ortalama yaz sıcaklığı
desired temperature n. arzu edilen ısı
desired temperature n. istenilen ısı
desired temperature n. istenilen sıcaklık
desired temperature n. istenen ısı
desired temperature n. istenen sıcaklık
desired temperature n. arzu edilen sıcaklık
temperature [obsolete] n. uzlaşma
temperature unit n. sıcaklık ölçü birimi
temperature [obsolete] n. mizaç
temperature [obsolete] n. ılımlılık
temperature [obsolete] n. havanın ılıman olması
run a temperature v. ateşi çıkmak
have a temperature v. ateşi olmak
take somebody's temperature v. ateşini ölçmek
run a temperature v. birinin ateşi olmak
run a temperature v. ateşlenmek
run a temperature v. vücut ısısı fazla olmak
have high temperature v. yanmak
get a temperature v. ateşi çıkmak
take someone's temperature v. ateş ölçmek
have a high temperature v. ateşi olmak
reach to room temperature v. oda sıcaklığına gelmek
reach to room temperature v. oda sıcaklığına ulaşmak
keep the temperature down v. sıcaklığı düşük tutmak
take one’s temperature v. ateşini ölçmek
set the thermostat at a lower temperature v. termostatı daha düşük bir ısıya ayarlamak/sabitlemek
temperature compensated adj. ısıya dayanıklı
high-temperature adj. yüksek sıcaklıklarda gerçekleştirilen
high-temperature adj. yüksek sıcaklıklarda çalışan
Idioms
run a temperature v. ateşi yükselmek
run a temperature v. ateşi çıkmak
take someone's temperature v. birinin ateşini ölçmek
raise the temperature v. ortamı kızıştırmak
lower the temperature v. ortamı yatıştırmak
lower the temperature v. ortamı yatıştırmak
lower the temperature v. heyecanı azaltmak
raise the temperature v. ortamı alevlendirmek
raise the temperature v. ortamı kızıştırmak
raise the temperature v. heyecanı artırmak
raise the temperature v. negatif duyguları çoğaltmak
raise the temperature v. duygusal yoğunluğu artırmak
lower the temperature v. harareti azaltmak
raise the temperature v. duygusal yoğunluğu artırmak
raise the temperature v. harareti yükseltmek
lower the temperature v. harareti düşürmek
lower the temperature v. ortamı yatıştırmak
lower the temperature v. negatif duyguları azaltmak
lower the temperature v. duygusal yoğunluğu düşürmek
lower the temperature v. negatif duyguları azaltmak
raise the temperature v. heyecanı artırmak
lower the temperature v. duygusal yoğunluğu düşürmek
raise the temperature v. harareti yükseltmek
raise the temperature v. ortamı alevlendirmek
raise the temperature v. negatif duyguları çoğaltmak
have/run a temperature v. vücut ısısı fazla olmak
have/run a temperature v. ateşi olmak
have/run a temperature v. ateşi çıkmak
have/run a temperature v. ateşlenmek
have/run a temperature v. ateşi yükselmek
take temperature v. ateş ölçmek
Speaking
what's his temperature? expr. ateşi kaç derece?
what's her temperature? expr. ateşi kaç derece?
what's your temperature? expr. ateşin kaç derece?
at what temperature do you cook chicken? expr. tavuğu kaç derecede pişiriyorsunuz?
at what temperature do you cook chicken? expr. tavuğu kaç derecede pişiriyorsun?
let me take your temperature first expr. önce senin bir ateşini bakayım
let me take your temperature first expr. önce senin bir ateşine bakayım
what temperature do you think it is? expr. sence hava kaç derece?
What do you think the temperature is? expr. sence hava kaç derece?
the temperature is a bit higher expr. sıcaklık biraz daha yüksek
Trade/Economic
average temperature n. ortalama sıcaklık
low temperature n. düşük sıcaklık
lowest temperature n. en düşük sıcaklık
high temperature n. yüksek ısı
Industry
glass transition temperature n. cam geçiş sıcaklığı
Technical
terminal compression temperature n. terminal sıkıştırma sıcaklığı
high discharge temperature cutout n. aşırı sıcaklık kesici şalter
temperature difference n. sıcaklık farkı
discharge temperature n. boşaltma sıcaklığı
mean radiant temperature n. ortalama ışıma sıcaklığı
external temperature n. dış sıcaklık
standard temperature and pressure n. standart sıcaklık ve basınç kısaltması
critical temperature n. kritik ısı
temperature control kit n. sıcaklık kontrol kiti
working temperature n. işletme sıcaklığı
room temperature n. oda ısısı
critical temperature n. kritik sıcaklık
wet bulb temperature n. ıslak termometre sıcaklığı
design temperature n. dizayn sıcaklığı
temperature sensor n. sıcaklık monitörü