ticklish - Turco Inglés Diccionario

ticklish

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ticklish — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈtɪklɪʃ/ – BrE /ˈtɪklɪʃ/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
sensitive, delicate
Antónimos:
robust, insensitive

Significados de "ticklish" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
General
ticklish adj. gıdıklanır
I'm ticklish behind my knees.
Dizlerimin arkasından gıdıklanıyorum.

More Sentences
ticklish adj. hassas
Privacy is a ticklish business where close neighbours are concerned.
Yakın komşular söz konusu olduğunda mahremiyet hassas bir konudur.

More Sentences
ticklish adj. gıdıklanan
I didn't know you were so ticklish.
Senin bu kadar gıdıklanan biri olduğunu bilmiyordum.

More Sentences
ticklish adj. kolay gıdıklanır
Tom isn't ticklish.
Tom kolayca gıdıklanmaz.

More Sentences
ticklish adj. gıcık biçiminde (öksürük)
Pollen can cause ticklish coughs.
Polen gıcık biçiminde öksürüklere neden olabilir.

More Sentences
ticklish adj. gıdıklanınca hemen ürperen (yer)
ticklish adj. nazik (mesele)
ticklish adj. nazik
ticklish adj. çok dikkat isteyen
ticklish adj. naziklik
ticklish adj. kolayca gıdıklanan (kimse)
ticklish adj. alıngan
ticklish adj. zor
ticklish adj. özel dikkat isteyen
ticklish adj. belirsiz
ticklish adj. kararsız
ticklish adj. değişken
ticklish adj. gıdıklanmaya duyarlı
ticklish adv. gıdıklanarak
ticklish adv. kolayca alınarak
ticklish adv. dikkat gerektirerek
ticklish adv. belirsiz bir şekilde

Significados de "ticklish" con otros términos en diccionario inglés turco: 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
be ticklish v. gıdıklanmak