topuz - Turco Inglés Diccionario

topuz

Significados de "topuz" en diccionario inglés turco : 23 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
topuz bun n.
It is my everyday style to put my hair in a bun.
Saçımı topuz yapmak benim günlük stilim.

More Sentences
topuz knob n.
I turned the knob.
Topuzu çevirdim.

More Sentences
topuz mace n.
Technical
topuz knob n.
I turned the knob.
Topuzu çevirdim.

More Sentences
Automotive
topuz knob n.
I turned the knob.
Topuzu çevirdim.

More Sentences
Tobacco
topuz knob n.
I turned the knob.
Topuzu çevirdim.

More Sentences
General
topuz door knob n.
topuz knop n.
topuz pommel n.
topuz knot n.
topuz globular knob n.
topuz chignon n.
topuz topknot n.
topuz war club n.
topuz updo n.
topuz knurl n.
topuz pomel n.
Technical
topuz mace n.
topuz boss n.
topuz mall n.
Mining
topuz bullet n.
Botanic
topuz echinops ritro n.
Archaic
topuz snubbe n.

Significados de "topuz" con otros términos en diccionario inglés turco: 46 resultado(s)

Turco Inglés
General
ortaçağda kullanılan ağır topuz mace n.
topuz şeklinde merasim asası mace n.
topuz saç bun n.
topuz (tüfek) mace n.
topuz başı mace head n.
topuz şeklinde merasim asasını taşıyan memur mace n.
topuz (saç) knot n.
(saç) topuz bun n.
küçük topuz knoble n.
muz topuz french twist n.
muz topuz french pleat n.
topuz süngeri (kuaförlük) hair pad n.
pirinç topuz kulp brass knob handle n.
dağınık topuz (saç) messy bun n.
saçın aşağıda topuz yapılması up-dos n.
silah olarak kullanılan küçük ahşap topuz casse-tete n.
topuz (silah) mace n.
saçta topuz buns n.
yaylı enstrümanın kuyruk parçasının sabitlendiği uç kısımda bulunan topuz button n.
topuz milinde kilidin cıvatasını hareket ettiren kam roll back n.
muz topuz french roll n.
uzun saçın burularak ensede topuz şeklinde sabitlenmesi psyche knot n.
saçını topuz yapmak wear one's hair in a bun v.
ucu küçük bir topuz şeklinde pilate adj.
Colloquial
yüksek/tepede topuz top bun n.
Idioms
direksiyonu tek elle de idare edebilmek için direksiyona takılan topuz necker's knob [dated] n.
direksiyonu tek elle de idare edebilmek için direksiyona takılan topuz necking knob [dated] n.
saçını (at kuyruğu veya topuz şeklinde) toplamak put one's hair up v.
saçını (at kuyruğu veya topuz şeklinde) toplamak put hair up v.
saçlarını topuz yapmak wear one's hair in topknots v.
Technical
plastik topuz plastic locks n.
topuz kollu kilit knob lock n.
topuz milinde kilidin cıvatasını hareket ettiren kam rollback n.
iç taraftaki topuz geri çekilerek açılabilen kapı kilidi drawback n.
saati kurmak için kullanılan tırtıklı topuz crown n.
kılıcın veya kamanın kabzasının sonundaki ağırlaştırılmış topuz plummet [obsolete] [scotland] n.
Architecture
top silahının arka tarafında yer alan topuz benzeri çıkıntı pommelion n.
dekoratif topuz pommel n.
Anatomy
aksonun ucunda diğer nöronlarla sinaps oluşturan topuz benzeri genişleme bouton n.
aksonun ucunda diğer nöronlarla sinaps oluşturan topuz benzeri genişleme bouton terminal n.
aksonun ucunda diğer nöronlarla sinaps oluşturan topuz benzeri genişleme end foot n.
Military
yeşim taşından yapılan ve aksesuar olarak taşınan maorilere özgü minyatür bir topuz mere n.
maorilere özgü bir topuz mere n.
maorilere özgü bir topuz meri n.
Hunting
silah olarak veya mermi niyetine kullanılan, ucunda topuz olan değnek knobstick n.
Archaic
dekoratif topuz knop n.