bullet - Turco Inglés Diccionario

bullet

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bullet — Definition

Significado:
mermi
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈbʊlɪt/ – BrE /ˈbʊlɪt/)
Categoría gramatical:
İsim: bullet (bullets)

Significados de "bullet" en diccionario turco inglés : 30 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
bullet n. mermi
There were three bullet holes on the sidewall of our garden.
Bahçemizin yan duvarında üç mermi deliği vardı.

More Sentences
bullet n. kurşun
Now we have to start biting some bullets; we have to start focusing on the issues.
Şimdi bazı kurşunları ısırmaya başlamalıyız; sorunlara odaklanmaya başlamalıyız.

More Sentences
General
bullet n. kurşun
Now we have to start biting some bullets; we have to start focusing on the issues.
Şimdi bazı kurşunları ısırmaya başlamalıyız; sorunlara odaklanmaya başlamalıyız.

More Sentences
Computer
bullet n. madde işareti
Now add some bullet factors for every sub topic.
Şimdi her alt konu için bazı madde işaretleri ekleyin.

More Sentences
Military
bullet n. kurşun
Now we have to start biting some bullets; we have to start focusing on the issues.
Şimdi bazı kurşunları ısırmaya başlamalıyız; sorunlara odaklanmaya başlamalıyız.

More Sentences
bullet n. mermi
There were three bullet holes on the sidewall of our garden.
Bahçemizin yan duvarında üç mermi deliği vardı.

More Sentences
General
bullet n. im
bullet n. madde imi
bullet v. hızla ilerlemek
bullet v. hızlı hareket etmek
bullet adj. kurşuna benzeyen
bullet adj. mermi gibi
Trade/Economic
bullet n. fişek kredi
Technical
bullet n. metal işçiliğinde küçük nesneleri tutmak için kullanılan içi zift dolu demir kabuk
bullet n. konik parça
bullet n. konik yapı
bullet n. konik metal kasa içindeki elektrikli lamba
Computer
bullet n. imleme
bullet n. koyu nokta
bullet n. madde imi
bullet n. m imi
bullet n. mermi imi
Informatics
bullet n. madde imi
Mining
bullet n. topuz
Physics
bullet n. bölünmeyi tetiklemek için atom çekirdeğine eklenen parçacık
Military
bullet n. çekirdek
bullet n. fişek mermisi
Hunting
bullet n. mermi çekirdeği
Slang
bullet n. 1 yıllık hapis cezası
bullet n. kart destesinin ası

Significados de "bullet" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
estray bullet n. serseri kurşun
bullet hole n. mermi deliği
dumdum bullet n. dumdum kurşunu
bullet wound n. kurşun yarası
random bullet n. kör kurşun
stray bullet n. serseri kurşun
bullet hole n. kurşun deliği
stray bullet n. kaza kurşunu
bullet proof vest n. kurşun geçirmez yelek
bullet casing n. mermi kovanı
bullet of mercy n. merhamet kurşunu
bullet-proof vest n. kurşun geçirmez yelek
bullet-head n. inatçı
stray bullet n. maganda kurşunu
a real bullet n. gerçek kurşun
a real bullet n. gerçek mermi
real bullet n. gerçek kurşun
real bullet n. gerçek mermi
bullet mark n. kurşun izi
full metal jacket bullet n. metal zarflı mermi
a bullet fired at democracy n. demokrasiye atılan kurşun
first bullet n. ilk kurşun
stray bullet n. kör kurşun
silver bullet n. gümüş kurşun
bullet holes n. kurşun delikleri
spent bullet n. mermi kovanı
bullet head n. küçük yuvarlak baş
bullet head n. inatçı
tired bullet n. yorgun mermi
handgun bullet n. tabanca mermisi
bullet-resistant armor n. kurşun geçirmez zırh
bullet-resistant armour n. kurşun geçirmez zırh
bullet in the head n. kafadaki kurşun
bullet journal n. bir günlük biçimi
bullet [us] n. çok hızlı ve isabetli atılan şey
percussion bullet n. patlayıcı kurşun
percussion bullet n. vurarak patlatılan bir madde içeren kurşun
fire bullet v. kurşun sıkmak
bite the bullet v. çok zor bir karar almak
be faster than a speeding bullet with something v. bir şey yapmakta tez canlı davranmak
load the bullet into the chamber v. kurşunu namluya vermek
load the bullet into the chamber v. kurşunu namlunun ağzına vermek
load the bullet v. kurşunu namluya vermek
be killed by a stray bullet v. maganda kurşunuyla ölmek
be shot by a falling-bullet from a celebratory gun fire v. maganda kurşununa kurban gitmek
fall victim to a stray bullet from a celebratory gunfire v. maganda kurşununa kurban gitmek
get hit by a falling-bullet from a celebratory gun fire v. maganda kurşununa kurban gitmek
put bullet holes through the windshield v. arabanın ön camına kurşun delikleri açmak
be half dead with a bullet hole in one's shoulder v. omzunda bir kurşun deliğiyle yarı ölü bir halde olmak
bullet-proof adj. kurşun geçirmez
bullet resistant adj. kurşun geçirmez
bullet-riddled adj. kurşunlanmış
bullet-riddled adj. (kurşunlar ile) kevgire dönmüş
bullet-riddled adj. kurşunlanarak delik deşik edilmiş
bullet-resistant adj. kurşun geçirmez
bullet-resistant adj. kurşuna dayanıklı
bullet-headed adj. inatçı
bullet-headed adj. kafası kurşun şeklinde olan
bullet-headed adj. keçi gibi
Colloquial
dumdum bullet n. domdom kurşunu
get the bullet v. kapı dışarı edilmek
get the bullet v. işten kovulmak
get the bullet v. işten çıkarılmak
get the bullet v. işten atılmak
give the bullet v. kapıyı göstermek
give the bullet v. işten çıkarmak
give the bullet v. işten kovmak
give the bullet v. işten atmak
give the bullet v. yol vermek
bite the bullet v. (bir sorunu) kabullenmek
bullet-scarred adj. kurşun yarası almış
bullet-scarred adj. kurşun yaralı
ftasb (faster than a speeding bullet) expr. mermiden hızlı
ftasb (faster than a speeding bullet) expr. anında
ftasb (faster than a speeding bullet) expr. ışık hızında
ftasb (faster than a speeding bullet) expr. ışık hızıyla
Idioms
silver bullet n. sihirli çözüm
silver bullet n. sihirli değnek
silver bullet n. uzun süredir devam eden bir sorunu çabucak çözüveren bir çözüm
magic bullet (a quick solution to a problem) n. sihirli değnek
magic bullet n. şıp diye/parmağını şaklatarak sorunu çözecek şey
number one with a bullet n. bir numaraya hızla yükselen şarkı
number one with a bullet n. satışları hızla artan bir numara (şarkı)
number one with a bullet n. birden/hızla bir yükselme grafiği çizen
number one with a bullet n. açık ara bir numara
magic bullet n. sihirli değnek
number one with a bullet n. müzik listelerinde bir numara
number one with a bullet n. alanında hızla en iyi/en yetkin olan
magic bullet n. sihirli ilaç/tedavi
bite the bullet v. acıya göğüs germek
bite the bullet v. dişini sıkmak
bite on the bullet v. cesaretle göğüs germek
bite on the bullet v. metin olmak
dodge the bullet v. ciddi bir tehlikeyi atlatmak
dodge the bullet v. ciddi bir sorunu (başarıyla) atlatmak
dodge a bullet v. ucuz atlatmak
dodge a bullet v. vartayı atlatmak
dodge a bullet v. varta atlatmak
dodge the bullet v. vartayı atlatmak
dodge the bullet v. tehlikeyi savuşturmak
bite the bullet v. (zorluğa vb) katlanmak
take a bullet for someone v. biri için kurşunun önüne atlamak
bite the bullet v. dişini sıkmak
bite the bullet v. (zorluğa, sorunlara) katlanmak
bite the bullet v. acıya göğüs germek
take a bullet (for someone) v. (birini) korumak için kendini ateşe atmak
take a bullet (for someone) v. (biri için) kendini feda etmek
take the bullet (for someone) v. (biri için) kendini feda etmek
take a bullet (for someone) v. (biri için) kurşunun önüne atlamak
take the bullet (for someone) v. (birini) korumak için kendini ateşe atmak
take the bullet (for someone) v. (biri için) kurşunun önüne atlamak
like a bullet from a gun expr. kurşun gibi hızlı
like a bullet out of a gun expr. kurşun gibi hızlı
Speaking
you have a bullet wound expr. kurşun yaran var
save the last bullet for yourself expr. son kurşunu kendin için sakla
Trade/Economic
bullet payment n. borcun geri ödemesinin taksit taksit değil bir defada yapılması
bullet repayment n. tek kalemde geri ödeme
bullet maturity n. tek ödemeli kredinin ödeme vadesi
bullet loan n. tek ödemeli kredi
bullet payment n. defaten ödeme
Law
bullet wound n. kurşun yarası
bullet fingerprinting n. balistik tanımlama
foam bullet n. plastik mermi
rubber bullet n. plastik mermi
Politics
single bullet theory n. tek kurşun teorisi
magic bullet theory n. sihirli kurşun teorisi
bullet vote n. toplu oy
Technical
bullet-proof glass n. kurşun geçirmez cam
bullet-proof safety glass n. kurşun geçirmez emniyet camı
bullet train n. hızlı tren
tracer bullet n. izli mermi
stray bullet n. serseri kurşun
bullet train n. kurşun hızında tren
bullet- resisting glass n. kurşun geçirmez cam
bullet bolt n. saplı cıvata
blank bullet n. manevra fişeği
bullet-resistant glass n. kurşuna dayanıklı cam
bullet-resisting adj. mermiye dayanıklı
Computer
bullet position n. madde işareti konumu
bullet text n. metin
bullet character n. madde imi karakteri
bullet style n. madde imi biçemi
apply list bullet n. uygula liste madde işareti
bullet list n. madde işaretli liste
bullet list n. madde işareti listesi
bullet default n. varsayılan madde imleri
bullet picture n. madde işareti resmi
bullet key n. mermi imi tuşu
bullet list n. madde imli liste
bullet default n. varsayılan madde işaretleri