bun - Turco Inglés Diccionario

bun

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bun — Definition

Significado:
küçük ekmek, topuz saç
Pronunciación (IPA):
(AmE /bʌn/ – BrE /bʌn/)
Categoría gramatical:
İsim: bun (buns)

Significados de "bun" en diccionario turco inglés : 17 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
bun n. topuz
It is my everyday style to put my hair in a bun.
Saçımı topuz yapmak benim günlük stilim.

More Sentences
General
bun n. çörek
Their mother prepared fruit buns for the kids who came back from school.
Anneleri okuldan dönen çocuklar için meyveli çörekler hazırladı.

More Sentences
bun n. ekmek
The hotdog bun was fresh and warm.
Sosisli sandviç ekmeği taze ve sıcaktı.

More Sentences
Gastronomy
bun n. çörek
Their mother prepared fruit buns for the kids who came back from school.
Anneleri okuldan dönen çocuklar için meyveli çörekler hazırladı.

More Sentences
General
bun n. topuz saç
bun n. tavşan
bun n. saç topuzu
bun n. kurabiye
bun n. (saç) topuz
bun n. hamburger ekmeği
bun N. küçük ekmek
Colloquial
bun n. sarhoşluk
Medical
bun n. bun
Gastronomy
bun n. poğaça
Zoology
bun n. sincap veya tavşanın arka bölümü veya kuyruğu
British Slang
bun n. esrar
bun n. ot

Significados de "bun" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
bun distress n.
bun depression n.
bun boredom n.
Medical
bun bun n.

Significados de "bun" con otros términos en diccionario inglés turco: 61 resultado(s)

Inglés Turco
General
hot dog bun n. sosisli sandviç
hot cross bun n. çörek
a kind of bun n. açma
frankfurter bun n. sosisli çörek
rock bun n. bir tür kurabiye
messy bun n. dağınık topuz (saç)
burger bun n. burger ekmeği
man bun n. erkek topuzu
have a bun in the oven v. karnı burnunda olmak
wear one's hair in a bun v. saçını topuz yapmak
Colloquial
bun fight n. (önemsiz bir konu üzerine edilen) kavga
top bun n. hamburgerin üst tarafındaki ekmek
top bun n. yüksek/tepede topuz
honey bun n. canan
honey bun n. sevgili
honey bun n. derin sevgi beslenen kimse
honey bun interj. canım
honey bun interj. tatlım
Idioms
have a bun in the oven v. (birisinden) hamile kalmak
have a bun in the oven v. hamile kalmak
have a bun in the oven v. bebek beklemek
have a bun in the oven v. hamile olmak
couldn't organise a bun fight in a bakery [uk/australia] v. beceriksiz olmak
couldn't organise a bun fight in a bakery [uk/australia] v. kendine bile hayrı olmamak
couldn't organise a bun fight in a bakery [uk/australia] v. kendine hayrı dokunmamak
couldn't organise a bun fight in a bakery [uk/australia] v. en kolay işi bile becerememek
sit like piffy on a rock bun [uk] v. bir kenarda, kendi başına oturmak
sit like piffy on a rock bun [uk] v. dımdızlak ortada kalmak
sit like piffy on a rock bun [uk] v. sap gibi ortada kalmak
sit like piffy on a rock bun [uk] v. sap gibi kalmak/oturmak
Medical
bun (blood urea nitrogen) n. kan üre nitrojeni
Gastronomy
a savory bun n. açma
cinnamon bun n. tarçın rulosu
cinnamon bun n. tarçınlı rulo
caramel bun n. karamelli çörek
chelsea bun n. şeker ile süslenmiş, silindir şeklinde kuş üzümlü çörek
bath bun [uk] n. baharat ve kuru meyve içeren tatlı bir çörek
black bun [scotland] n. bir tür meyveli çörek
currant bun n. bir tür meyveli çörek
hamburger bun n. hamburger ekmeği
honey bun n. ballı çörek
cross bun n. kuru üzüm ve limonla yapılan bir tür hamur işi
cross-bun n. kutsal cuma çöreği
sticky bun n. tarçınlı çörek
hot cross bun n. kutsal cuma'da yenen üstü haç süslemeli kuru üzümlü çörek
hotdog bun n. sosisli sandviç ekmeği
Botanic
penny bun n. çörek mantarı
Military
bun-through range n. tanıma mesafesi
Sport
blood urea nitrojen (bun) n. kan üre nitrojen
Slang
bun fight n. çay partisi
bun fight n. hararetli tartışma
bun fight n. hararetli kavga
currant bun n. oğul
British Slang
bread bun n. geri zekalı
bread bun n. salak
currant bun n. the sun gazetesi
currant bun n. güneş
currant bun adj. oğul
bread bun expr. aptal
like piffy on a rock bun expr. sap gibi
Star Wars
master hyor-ka's dao-ben steamed bun shop n. usta hyor-ka'nın dao-ben buharlı kurabiye dükkanı