uzuv - Turco Inglés Diccionario

uzuv

Significados de "uzuv" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
uzuv limb n.
Therefore, it also includes people who merely have limb impairments, are of small stature, pregnant women etc.
Bu nedenle, sadece uzuv bozukluğu olan kişileri, küçük boyluları, hamile kadınları vb. de kapsar.

More Sentences
General
uzuv limb n.
Therefore, it also includes people who merely have limb impairments, are of small stature, pregnant women etc.
Bu nedenle, sadece uzuv bozukluğu olan kişileri, küçük boyluları, hamile kadınları vb. de kapsar.

More Sentences
uzuv member n.
uzuv part n.
uzuv organ n.
uzuv lith [dialect] [scotland] n.
uzuv feature [obsolete] n.
uzuv outlimb n.
Anatomy
uzuv organ n.
Marine Biology
uzuv ichthyopterygium n.
Archaic
uzuv extreme n.

Significados de "uzuv" con otros términos en diccionario inglés turco: 75 resultado(s)

Turco Inglés
General
(uzuv) kesme amputation n.
(gövdeden ayrı olan) uzuv appendage n.
burkulmak (bir uzuv) wrench v.
soğuktan yanmış (uzuv) frostbitten adj.
sakat (uzuv) bad adj.
acıyan uzuv it pron.
uzuv anlamı veren bir ön ek mel- pref.
kanatsı uzuv anlamı veren ön ek pter- pref.
kanatsı uzuv anlamı veren son ek '-pter suf.
uzuv (kol/bacak) extremity N.
Insurance
uzuv kaybı loss of limb n.
Technical
yapay uzuv mühendisliği bioengineering n.
yapay uzuv takma prosthesis n.
Medical
polişinel uzuv hail joint n.
uzuv kesimi amputation n.
iç uzuv entrail n.
uzuv apraksisi limb apraxia n.
sakat bir yere suni uzuv ilavesi prosthesis n.
uzuv reddi transplant rejection n.
uzuv deformitesi limb deformity n.
uzuv uzaklaştırması abdution n.
uzuv kesme amputation n.
yeni uzuv reddi transplant rejection n.
dış uzuv protezleri external limb prostheses n.
uzuv kurtarma limb salvage n.
uluslararası uzuv kurtarma topluluğu international society of limb salvage n.
yapay uzuv artificial limb n.
suni uzuv artificial limb n.
kas kasılmasına karşı uygulanan direnç aniden bırakıldığında uzuv kontrolünün sağlanamaması şeklinde karakterize beyincik hasarı rebound phenomenon n.
sakat uzuv maleformation [obsolete] n.
protez uzuv prosthetic limb n.
hayalet uzuv sendromu phantom limb syndrome n.
fantom uzuv sendromu phantom limb syndrome n.
fantom uzuv phantom limb n.
ampüte edilmesine karşın varlığı hissedilen uzuv phantom limb n.
hayalet uzuv phantom limb n.
boyun ve uzuv esnekliği ölçümünde kullanılan bir alet perigraph n.
yaşamsal tehlike veya uzuv kaybı riski içeren yaralanmalara uygulanan yoğun tedavi resuscitative care n.
(organ, uzuv) ameliyatla yerine takmak replant v.
normalden daha fazla hareket edebilen (eklem, kas, uzuv) hypermobile adj.
(uzuv) fantom phantom adj.
(uzuv) hayalet phantom adj.
Anatomy
alt uzuv membrum inferius n.
kan ve lenf damarları, uzuv ve vücuttaki diğer boşlukları saran tek katmanlı hücrelerin oluşturduğu doku endothelium n.
organ veya uzuv ile ilişkili membral adj.
birden fazla uzuv içeren inter-organ adj.
birden fazla uzuv içeren interorgan adj.
uzuv ekseninin arka tarafı ile ilgili postaxial adj.
(omurgalı) uzuv ekseninin arka tarafına ait postaxial adj.
Physiology
(organ, doku, uzuv) hareketliliğini artırmak excite v.
Pathology
perdeli uzuv pterygium n.
parmak ve uzuv titremesiyle karakterize edilen athetosic adj.
parmak ve uzuv titremesiyle karakterize edilen athetotic adj.
Gastronomy
iç uzuv trail n.
Biology
organizmada aynı eksen üzerinde birebir karşılığı olan uzuv antimere n.
organizmada aynı eksen üzerinde birebir karşılığı olan uzuv actinomere n.
kanca şeklinde uzuv uncus n.
(bazı protozoalarda) kaynaşmış uzuv benzeri sil grubu cirrus n.
(bazı protozoalarda) kaynaşmış uzuv benzeri sil grubu cirrhus n.
eklem bacaklıda uzuv bölümü podite n.
ayağa benzeyen uzuv pes n.
kabukluda uzuv bölümü ile ilgili poditic adj.
eklem bacaklıda uzuv anlamı veren son ek -podite suf.
Marine Biology
ucu sivri tüp şeklinde olan ve yumurta bırakmaya yarayan uzuv ovipositor n.
Zoology
hayvanlarda ele benzer işlevli uzuv hand n.
(böceklerde) çiftleşme esnasında dişiyi tutmak için kullanılan uzuv claspers n.
çiftleşme esnasında dişiyi tutmak için kullanılan uzuv clasper n.
testereye benzer uzuv serra n.
tırtıklı uzuv serra n.
radiata grubu canlıda temel ışınsal uzuv perradius n.
(toprak kazıcı hayvanda ön uzuv) kazmaya uygun fossorial adj.
Apiculture
böceklerde sapa benzer uzuv stipes n.
Weight Lifting
kasın sabit hızda kasılıp kısaldığı (uzuv hareketi) isokinetic adj.
Archaic
suyu ya da havayı iterek hareket sağlayan kol, kanat gibi uzuv oar n.
Entomology
ağ üreten uzuv spinneret n.